Havai fişek fabrikasındaki patlama davasında İSG uzmanı tahliye edildi (2)

0
7

AVUKATLAR VE ÖLEN İŞÇİLERİN YAKINLARI AÇIKLAMA YAPTI
Duruşmanın ardından davaya müşteki sıfatıyla katılan fabrika işçileri ve patlamada ölen işçilerin yakınları ile avukatları, duruşma salonu önünde açıklama yaptı. Patlamadan sorumlu olan kişilerin en ağır şekilde cezalandırılmasını talep eden Avukat Can Atalay, “Buradaki insanlar 2009’da iki kere, 2010’da bir kere, 2011’de bir kere, 2014’te bir kere patladı. Bu işçiler patlamanın ardından aynı şekilde çalıştırılmaya devam edilen, sadece ölecek işçi sayısı hesap edilerek çalışmaya devam edilen, bir fabrikada çalışmaya zorlanmışlar. Burada bu insanların hayatlarının sadece bir sayı hesabı olduğu, duruşma salonunda bir kere daha çok açık bir şekilde ortaya çıktı. Sadece bir sayı hesabı yapıldı. Bir işçi ölürse haklarında dava bile açılmıyor. Öyle bir özgüven ki, iş yerinde işçi aşağılamak, işçiye insan muamelesi yapmamak yetmiyor. Duruşma salonunda işçiler tehdit ediliyor. Dün duruşma salonunda 18 yaşındaki gencecik bir kızımız titreyerek ölen ağabeyinin arkasından dedi ki, ‘Hiçbir işin doğasında ölüm yoktur. Risk vardır, önlem vardır’ On binlerce sayfa mevzuatın özetidir bu. Bu davanın peşini bırakmayacağız 10 Haziran tarihinde buradayız” dedi.
‘KAYBETTİĞİMİZ CANLARIMIZIN HESABINI SORACAĞIZ’
Fabrikada sorumlu kişilerin ağır ihmallerinin olduğunu ifade eden avukat Gülşen Uzuner, “’Biz gösteremediğimiz sürece, bu işçi arkadaşlarımızın, canı hiçe sayılan garibanın nasıl çalıştığını gösteremediğimiz sürece nasıl öldüğünü göreceksiniz’ dedik. Biz yakınlarımızın, ailelerimizin, sevdiklerimizin nasıl ve nerede öldüğünü konuştuk. Ne kadar daha fazla insan ölebilirdi onu konuştuk. Bu yargılamada, ’25 kişi ölecekti, ama 7 kişi öldü’ denildi. Sayıları konuştuk, hepsi bizim canımız, hepsi bizim ciğerimiz. Aileler 5 gün boyunca durdular. Aralarında hasta olanlar vardı. Büyük patron gelmedi bile duruşmaya. Sevdiklerimizin canı bizim için çok değerli. Biz burada hem canlarını koruyacağız hem de kaybettiğimiz canların hesabını soracağız. Biz dosyada bütün yaralı işçiler ve hayatını kaybeden işçilerin aileleri birlikteyiz. Bizim fabrikanın iş yerinde yürüttüğü çalışma sistemine ilişkin itirazımız var. İşçinin canını yakarak, işçinin canını hiçe sayarak bu ölüm geldi. Bu ölüm bilerek geldi. Biz o yüzden buna kast diyoruz. Biz asla vazgeçmeyeceğiz bu davadan. Kenetlendik, kimse de bizi vazgeçiremez. Bir daha bu acıları yaşamayacağız ve acılarımızın da hesabını sonuna kadar soracağız. 10 Haziran’da hep birlikte yine buradayız” şeklinde konuştu.
‘YARALANAN ARKADAŞLARIMIZ TEHDİT EDİLİYORDU’
Havai fişek fabrikasında önceki yıllarda sık sık patlamalar yaşandığını belirten 11 yıllık fabrika işçisi Semra Gülten ise, “Göz önüne çıkmayan patlamalar var. Daha önce hastaneye yaralanarak giden arkadaşlarımızı tehdit ediyorlardı, ‘Söylerseniz işten çıkarılırsınız’ diye. Tehdit ediliyorduk. Ben 11 yıldır orada çalışıyordum. Tehdit ediliyorduk. Göz önüne çıkmayan patlamalar çoktu. Fabrika yetkilileri tarafından kimseye bildirilmiyordu” ifadelerini kullandı.

FOTOĞRAFLI