Ana Sayfa Yazarlar Hatay Sempozyumu'nun Ardından

Hatay Sempozyumu’nun Ardından

-

Bundan tam 80 yıl önce Hatay, anavatana katılmıştı. Atatürk Araştırma Merkezi ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nin işbirliği ile bu önemli olayın 80. Yılı sebebiyle Hatay’da uluslararası bir sempozyum düzenlendi.

Sempozyumun açılış oturumunda Hatay’ın ilk ve son Cumhurbaşkanı merhum Tayfur Sökmen’in torunu Tarık Sökmenoğlu yaptığı konuşmasında dedesi ile ilgili ilginç anılarını anlattı. Babasının da, “sine-i millete dönme” kararına uyarak milletvekilliğinden istifa etmek cesaretini gösterebilen bir kişi olması ile duyduğu gururu bizlere aktardı.

Aynı cesareti zamanında dedesi Tayfur Sökmen’in de gösterdiğini ve Atatürk’ün açıklamaları üzerine kararından vaz geçtiğini bildirdi.

Açılış oturumunda kendisine söz verilen ikinci kişi Hatay Devleti Başbakanı Abdurrahman Melek’in torunu Mehmet Melek oldu. Mehmet Melek, aile ile ilgili fotograf koleksiyonunu da kullanarak Abdurrahman Melek’in Hatay’ın anavatana katılışındaki rolünü açıkladı. Hatay Devleti Millet Meclisi Reisi Abdulgani Türkmen’in torunu Abdulgani Melek ve dönemin tanığı sıfatıyla konuşan Ömer Bayraktar’ın konuşmaları ile açılış oturumu sona erdi.

Katılım belgeleri verilirken bile Ömer Bayraktar o dönemi anlatan bir şiir daha okumaktan kendini alamadı. Sempozyumun ana ortağı ve finansörü olan Atatürk Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan açılış oturumunu başarılı bir şekilde yönetti. Dönemin birinci derece aktörlerinin torunlarının çağırılarak sempozyumda kendilerine söz verilmesi iyi bir fikirdi. Ancak bu kişilerin, sempozyumu sonuna kadar izlemeleri ve kapanış oturumunda da söz almaları çok daha güzel olurdu.

Sempozyumların en önemli tenkit noktalarından birisi de, yeterli dinleyici bulamayışı ve basın-yayında yeterince yer alamayışı olmaktadır. Bir tür kısır döngü içerisine girilmiş gibidir. Dinleyici aynı şeylerin anlatılacağına inandığı için gelip dinlemeye gerek duymuyor; tebliğ sahibi ise kimsenin kendisini dinlemeye gelmeyeceğine inandığı için işi yeterince ciddiye almıyor. “Yağmur ve orman” kısır döngüsü yıllardır tekrarlanmakta. Ancak aykırı bazı isimlerin tepki çeken konuşmaları basın için haber niteliğinde görülmektedir.

Sempozyumun hedef kitlesi olan öğrenciler de bir şekilde isimlerini duydukları İlber Ortaylı, Erhan Afyoncu gibi medyatik hocaları dinlemeyi yeterli bulmaktadır. Sempozyumun sınav zamanına denk gelmesi ise sempozyum düzenleyicilerin planlama hatasıdır. Sempozyum yerinin genellikle şehir dışında bulunan üniversite yerleşkelerinde olması halkın katılımını neredeyse imkânsızlaştırmaktadır. Oysa ki bölgenin tarihiyle ilgili bir sempozyuma lise öğrencilerinin tarih öğretmenleri nezaretinde katılmaları valilik duyurusuyla sağlanabilir. Bir de bizim yapmaya çalıştığımız, dinleyicilere çekilişle kitap hediye edilmesi uygulaması yaygınlaştırılabilir.

Anavatana Katılışının 80. Yılında Hatay Uluslararası Sempozyumu konu ve zamanlama bakımından yararlı bir sempozyum olmuştur. Sempozyum 2 gün boyunca 3 ayrı salonda yapıldı. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nin Kültür Merkezi bu iş için son derece uygun modern bir yapı. İkram, çay- kahve servisi iyi. Öğle yemekleri büyük bir incelikle Hatay’ın zengin mutfak kültürünün örneklerini sergiledi. Sayın Rektör Prof. Dr. Hasan Kara’nın bir tıpçı olmasına rağmen sempozyumu sonuna kadar izlemesi ve acil evrakları salonda imzalaması akademisyenlerden büyük taktir aldı.

Sempozyumun en büyük eksikliği ise 6 Nisan’da yapılacak olan çevre gezisinin iptal edilmesi oldu. Böylece Hatay’a ilk defa gelen birçok akademisyen şehrin tarihi ve turistik yerlerini göremedi. Bazı akademisyenler ise arkadaşlarını dinlemekten feragat ederek şehri görmeyi tercih etmek zorunda kaldı. Ekonomik endişelerle yapılan bu son dakika değişikliği kültür turizmi açısından sempozyumun sönük geçmesine yol açtı. Sempozyumun belki de en büyük eksikliği bu oldu.

Sempozyumda daha önce hiç duymadığımız bilgilere ulaştık. İtiraf etmem gerekirse ben Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne katılması kararında Fransızlara 7 milyon Frank (Gayrımenkuller için ödenenle birlikte 37 milyon Frank) tazminat ödediğimizi bilmiyordum. Sanıyordum ki referandumdan sonra Fransızlar II. Dünya Savaşı’nın da etkisiyle Hatay Devleti üzerindeki manda haklarından vaz geçtiler ve Sabiha Gökçen’in lokantada havaya ateş açmasından sonra Hatay’ı teslim etmeye razı oldular.

Sempozyumda Osman Akandere, Mehmet Canatar, Yasemin Doğaner, Temuçin Faik Ertan, Salim Gökçen, Nejla Günay, Nesrin Karaca, Ulvi Keser, İshak Keskin, Murat Küçükuğurlu, İsmail Özçelik, Zeynel Özlü, Hamit Pehlivanlı, Behçet Kemal Yeşilbursa, Saime Yüceer, Hasan Cicioğlu, Güven Dinç, Yücel Güçlü, Yücel Yiğit, Süleyman Hatipoğlu, Musa Gümüş, Volkan Payaslı, Naim Ürkmez, Özkan Demir, Bilal Tunç ve isimlerini sayamadığım 70’e yakın değerli akademisyen tebliğ sundu. Dinleme imkanı bulduğum tebliğler içerisinde en güzel sunumu Erzurum Teknik Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Naim Ürkmez’in yapmış olduğunu belirtmeliyim. Genelde tebliğlerin büyük bir titizlikle seçildiğini ve konu bütünlüğünün sağlandığını söyleyebilirim.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tarih Bölümü’nün eski ve yeni başkanlarını, sempozyum boyunca fedakârca koşuşturan sempozyum sekreteryasını, ışıl ışıl gözleri ile umut veren tarih bölümü öğrencilerini, değerli akademisyenleri, Atatürk Araştırma Merkezi Müdürümüz Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan’ı ve Rektör hocamız Prof. Dr. Hasan Kara’yı kutluyorum.

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Prof. Dr. Yılmaz Kurt
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
Prof. Dr. Yılmaz KURT 1971 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni; 1983 yılında DTCF Tarih Bölümü'nü bitirdi. 2003 yılınd doçent; 2009 yılında Profesör oldu. Tarih Bölümü Başkanlığı ve Osmanlı Araştırmaları ve Uygulamaları Merkezi Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Türk Tarih Kurumu Çukurova Tarihinin Kaynakları dizisinde 6 kitabı yayınlandı. Osmanlıca Dersleri 1 kitabı 24. baskısını yaptı. Evli ve 2 çocuk, 3 torun sahibidir.

Bu Haberler Kaçmaz!

WhatsApp, kullanıcıların sıklıkla kullandığı sohbetin ekran görüntüsünü alma durumunu değiştirecek.

WhatsApp’a ekran görüntüsü yasağı geliyor

WhatsApp, kullanıcıların sıklıkla kullandığı sohbetin ekran görüntüsünü alma durumunu değiştirecek.

SONSÖZ ÖZEL HABER VE RÖPÖRTAJLAR

Ankara Şizofreni ile Yaşamayı Öğrenme ve Destekleme Derneği(AŞDER) üyelerinden Ezgi Soğukpınar'ın şizofreni hastalarına ön yargıyla yaklaşanlara bir mesajı var.

Korkmayın Gelin Bize Destek Olun

Ankara Şizofreni ile Yaşamayı Öğrenme ve Destekleme Derneği(AŞDER) üyelerinden Ezgi Soğukpınar'ın şizofreni hastalarına ön yargıyla yaklaşanlara bir mesajı var.
“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun

“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”
PTT AŞ Genel Müdür Yardımcısı Osman Çetinkaya “Ptt Çalışanları Ptt’nin Her Faaliyetini Destekliyor”

PTT BÜYÜK BİR AİLEDİR

PTT AŞ Genel Müdür Yardımcısı Osman Çetinkaya “Ptt Çalışanları Ptt’nin Her Faaliyetini Destekliyor”