• Haberler
Ana Sayfa Sonsöz Özel Özel Röportaj Hastalıkların yüzde 61'i hayansal kökenli

Hastalıkların yüzde 61’i hayansal kökenli

-

Eroğlu zoonotik hastalıkların tehlikesine, “Zoonotik hastalıklar hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar olarak tanımlanıyor.

Bugün insanlara tehlike arz eden 200’e yakın hastalık bulunuyor. İnsanlarda hastalık yapan etkenlerin yüzde 61’i hayvansal kökenli, dolayısıyla zoonotik hastalıklar ” ifadeleriyle dikkat çekti.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu ile zoonotik hastalıklar üzerine söyleşi gerçekleştirdik. 2 bölüm halinde yayınlayacağımız söyleşi de Eroğlu, Türkiye’de ki zoonotik hastalıklar, bu hastalıklara karşı alınması gereken önlemler, yaz aylarıyla birlikte artan zoonoz hastalıklar ve dünyada zoonotik hastalıklar konusunda hangi seviyede olduğumuz gibi önemli konularda açıklamalar yaptı.

– Ali Eroğlu’nu kimdir?

Eroğlu, Kamu Veteriner Hekimliğine 1980 yılında başladı. Bugüne kadar şube müdürlüğü, İl Müdür yardımcılığı, Genel Müdür Yardımcılığı, Müsteşar Yardımcılığı ve Bakanlık Müşavirliği görevlerinde bulundu. 2000-2002 yıllarında TVHB Merkez Konseyi Başkanlığı, 2002-2004 yıllarında TVHB Yüksek Haysiyet Divanı Başkanlığı yaptı. Önceki dönem Türk Veteriner Hekimleri Birliği Vakfı’nın Genel Başkanlığını yürüttü.

– Zoonotik hastalıklar nelerdir?

- Reklam -

Ali Eroğlu: Zoonotik hastalıklar hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar olarak tanımlanıyor. Bugün insanlara tehlike arz eden 200’e yakın hastalık bulunuyor. İnsanlarda hastalık yapan etkenlerin yüzde 61’i hayvansal kökenli, dolayısıyla zoonotik hastalıklardır. Bu durum hem dünya genelinde, hem de ülkemizde geçerlidir.

Eroğlu zoonotik hastalıkların tehlikesine, " Zoonotik hastalıklar hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar olarak tanımlanıyor.
Hastalıkların yüzde 61’i hayansal kökenli

Son yıllarda değişik virüs tipleri de ortaya çıktı. Mesela ülkemizde bir dönem kuş gibi bildiğiniz üzere çok yaygındı. Ayrıca kuduz vakaları, şarbon, tüberkuloz gibi hem bakteriyel hem de virütüel ayrıca parazitel hastalıklar bulunuyor.

Zoonotik hastalıklarla ilgili olarak çeşitli çalışmalar yapılıyor. Birliğimiz 2006, 2008, 2010 ve 2012’de Türkiye Zoonotik Hastalıklar Sempozyumu yaptı. Sağlık Bakanlığı’nın bünyesinde Zoonotik Hastalıklar Eylem Planı çalışmaları yapıldı. Sağlık Bakanlığı’nın ihbarı mecbur hastalıklar olarak tespit ettiği 50’ye yakın hastalık var. Bunların 20 tanesi hayvanlardan insanlara geçen ciddi hastalıklar olarak tanımlanıyor. Neredeyse yüzde 50’sini zoonotik hastalıklar oluşturuyor.

Burada dünya genelinde önemli konulardan bir tanesi gıda güvenliğinin sağlanmasıdır. Gerek hastalıklar açısından, gerekse diğer etkenler açısından büyük önem arz ediyor. 7 Haziran dünyada Birleşmiş Milletler Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü’nün iş birliğiyle Dünya Gıda Güvenliği Günü olarak ilan edildi. Bu yıl ilk defa dünya genelinde uygulandı.

Hayvansal gıdaları da konuşmamız gerekli. Hayvansal gıdalar insan beslenmesinde gerek fiziksel, gerek biyolojik, gerekse zeka gelişiminde olmazsa olmazdır. Hayvansal proteini tüketmeyen insanlar sağlıklı ve dengeli beslenemiyor. Erişkin bir insanın günlük protein ihtiyacı yaklaşık 80- 90 gr  civarındadır. Bunun en az 40- 45 gramının hayvansal protein olması gerekiyor. Özellikle 4- 5 yaş aralığında ki çocukların zeka gelişiminde ki en önemli etken hayvansal proteinlerdir. Hayvansal proteinlerin hiç bir gıdada karşılığı yoktur.

Bu bahsettiğimiz bilimsel bir tespittir. Hayvansal gıdaların içerisinde bulundurduğu proteinler ve aminoasitler başka herhangi bir gıda maddesinde bulunmuyor. Dünyada ki trend şu: Hastalıklar var ve zaman ilerledikçe değişik zoonoz hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Bu konuyu üç basamakta ele almak gerekir.

Birincisi: Hastalıktan önce koruyucu hekimliğin olması gerekiyor. Dünyada hayvan hastalıklarının sebep olduğu dünya hayvansal üretiminin yüzde 20’si hayvan hastalıklarıyla yok oluyor. Bizim ülkemizde de yapılan araştırmalara göre hayvansal üretimimizin yüzde 10’u hayvan hastalıkları nedeniyle yok oluyor. Dediğimiz gibi öncelikle koruyucu hekimlik gerekiyor. Dünyanın her tarafında bunun için ciddi bütçeler ayrılıyor. Sebebi hastalıktan önce koruyucu hekimlikte başarılı oluyorsanız, hastalığı önlediğiniz için daha az bütçelerle ve istihdamla önüne geçmiş olabiliyorsunuz. Hastalık çıktıktan sonra araştırmalara göre 3- 5 kat daha fazla bütçe ayırmanız gerekiyor ki hastalıklarla mücadeleyi yapabilesiniz. Hastalık olmadan gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. İkincisi: Hastalığa tanı konulması gerekiyor. Bulaşma riskine karşı tedbirlerin alınması gerekiyor. Üçüncüsü de çıkan hastalığa karşı tedavisinin yapılması gerekiyor.

Zoonoz hastalıklar insan sağlığını son derece etkiliyor ama bir hayvan hastalığı olduğu için birinci basamağında veteriner hekimleri ilgilendiriyor. Eğer ki zoonoz hastalıklar, koruyucu hekimliğin geliştirilmesiyle önlendiği takdirde insanlara bulaşma riski ortadan kalkacak. Dolayısıyla bu hastalıkların insanlara bulaşma riski minimize edilmiş olunacak. 2007’de dünyada ‘Tek dünya, tek sağlık’ konsepti gündeme geldi. Bizde ülkemizde birlik olarak 2009 yılında birlikte önemli etkinlikler gerçekleştirdik.  Tıp doktorlarıyla beraber Tek Sağlık Konsepti deklere edildi.

– İnsanlar zoonotik hastalıkların bulaşmaması için nelere dikkat etmeli?

Eroğlu zoonotik hastalıkların tehlikesine, " Zoonotik hastalıklar hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar olarak tanımlanıyor.
Tüberküloz

Eroğlu: Öncelikle genel önlemlerin alınması gerekiyor. İnsanlarımız hastalıklara karşı bilinçlenmelidir. Birde spesifik hastalıkların kendi önlemleri var. Örneğin kuduz bir zoonoz hastalık ve tehlikeli bir hastalıktır. Maalesef dünyada her 9 dakikada bir kuduzdan bir kişi hayatını kaybediyor. Bir günde yaklaşık olarak 59 bin insan yaşamını yitiriyor. Kuduza karşı alınacak tedbirlerle bir çiftlik hayvanından bulaşabilecek şarbon, tüberkuloz gibi hastalıkların tedbirleri elbette ki farklıdır.

İnsanlar hem genel anlamda hastalıklara karşı bilinçlenmeli hem de spesifik hastalıklara karşı bilinçlenmelidir. Bununla ilgili olarak ülkemizde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hastalıklarla mücadele programları var. Bu programlar her sene revize edilmesine rağmen maalesef farklı hastalıklar çıkmaya devam ediyor.

Buda konuşulması gereken konular arasında yer alıyor. Ülkemiz bir geçiş güzergahında yer alıyor. Özellikle Doğu komşularımızda yeterli ve güçlü veteriner servisleri yok. Hastalıklar kuşlarla, rüzgarla, insanlarla ve birçok etkenle yayılıyor.

Vektör hastalıklardan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ciddi bir hastalıktır. Ülkemizde bugüne kadar 10 bin vaka var, bu vakaların bine yakını da ölümle sonuçlanmış durumda. Geçen aylarda bu hastalıkla yine karşılaştık. Havaların ısınmasıyla kene problemi ortaya çıkıyor. Küresel ısınma, iklim değişiklikleri, hava değişimleri , insanların bu mevsimlerde meraya daha çok gitmeleri gibi etkenler sebebiyle bu hastalıklarla daha çok karşılaşıyoruz. Demek ki Kırım Kongo’ya karşı özel önlemlerin alınması gerek. Bu önlemleri sık sık medyayla paylaşıyoruz.

Hem zoonotik hastalık lar hem de diğer hastalıklar açısından ülkemizde Tarım ve Orman Bakanlığı’nda ki yapılanma içerisinde, bu hastalıklarla yeterli miktarda mücadele ederek sayılarını azaltma noktasında güçlü bir veteriner hekim teşkilatına ihtiyacımız var. 1984 yılında dev bir organizasyon yapıldı. Tarım, Orman ve Köy İşleri Bakanlığı kuruldu. Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü, Zirai Mücadele Genel Müdürlüğü, Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ve Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü bir araya getirildi ve Koruma Kontrolü Genel Müdürlüğü diye bir genel müdürlük ortaya çıkartıldı. Bu bir kırılma noktasıydı. Biz aslında işin temelinde neleri yapmalıyız onları konuşmalıyız. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bizim tezimiz: Aynen Avrupa Birliği ülkeleri ve gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bir veteriner otoritesinin ülkemize kazandırılması gerekiyor.

Hastalıkla mücadele ederken yapılanmanız, bütçeniz ve personeliniz uygun olacak. Bu yapılanma Türkiye’de hayvancılığın çeşitli yönleri var. Hastalık, ıslah, beslenme, destek gibi. Tüm bu yönleri bir araya getirip ileri noktada uygulamalar yapıp, sürdürülebilirliği başardığınız zaman netice alınabileceğini düşünüyorum.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği adına tekrar şunu söylemek istiyorum: Veteriner hekimlikle ilgili bir otoritenin merkez ve taşra teşkilatlarıyla birlikte olması gerekiyor. Zaman zaman dış ülkelere ziyaretlerde bulunuyoruz. Orada bizim sizin ülkenizde yapılanma anlamında karşılığımız yok diyorlar. Şu anda Avrupa Birliği ülkelerinde Gıda ve Veteriner otoritesi yapılanması var. Bu olduğu takdirde bütüncül bir yapı olacak, yetki ve sorumluluk kargaşası yaşanmayacak. Aktif, motivasyonu yüksek veterinerler olacak. Sonuç olarak çalışan insanların motivasyonda önemlidir ki işini iyi yapabilsin.

En önemlisi konulardan biride, ciddi bir bütçe gerekliliğidir. Tarım kanununda, tarım destekleri Gayri Safi Yurt İçi Hasılanın yüzde birinden az olamaz diyor. 2018’de ki GSYİH 3.7 Trilyon. Buna göre tarım desteklerinin kanuna göre yüzde birinden az olamayacağı için 37 Milyar lira olması gerekirken bakanlığın açıkladığı rakam 16 Milyar lira. Bu rakamın içerisinde de tarımın, hayvancılığın desteği de 2 Milyar lira. Dolayısıyla bu bütçelerin kanuna uygun hale getirilmesi gerekiyor.

– Yaz aylarına girdik. Bu mevsimde hangi zoonoz hastalıklara karşı daha dikkatli olmamız gerekiyor?

Eroğlu zoonotik hastalıkların tehlikesine, " Zoonotik hastalıklar hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar olarak tanımlanıyor.
Kuduz

Eroğlu: Her hastalığın kendine göre mevsimleri var. Yazın özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi tetikleniyor, zehirlenme vakaları artıyor. Kırım Kongo’nun hala bir aşısı da yok. Semptomatik tedaviler uygulanıyor. Şarbon hastalığı yine meraya dayalı bir hastalık olduğu için mevsimsel olarak artış gösteriyor. Güneş ışınlarından dolayı bazı mikroplar etkileniyor.

Dünyada her zaman hastalıklar ortaya çıkacaktır. Uzun yıllar önce İngiltere’de şap hastalığı ortaya çıktı. İngiltere hastalıkları tamamen izole etmiş bir ülke olmasına rağmen bu hastalıkla ilgili olarak ciddi oranda sıkıntılar yaşadı. İngiltere kraliçesi bir ülkeye ziyaret için gitti. Uçaktan indi ayakkabılarını dezenfekte ettiler. Kraliçe ayakkabısıyla mikrop götürmüyor ama dünyaya da bir mesaj veriliyor. Hastalıklar bu kadar önemli. Gittiği ülkeye de saygı gösteriyor.

Yeni yüzyılda veteriner hekimlere yüklenen görevlerden bir tanesi de biyo güvenlik konularıdır. Çünkü zoonoz hastalıklar biyolojik silah olarak kullanılabiliyor.

Eroğlu ile gerçekleştirdiğimiz röportajın devamı yarın siz değerli okurlarımızla.

- Reklam -
Mehmet Akgün
Mehmet Akgünhttps://sonsoz.com.tr
2016 yılında Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun olup, Sonsöz Gazetesi'nde 2017 Mart ayından beri aktif gazetecilik yapmakta...

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

Güncel Haberler

Danıştay’ın Son Kararı İle Naylon Fatura Yaygınlaşır Endişesi!

Vergi inceleme elemanları tarafından mükelleflerin defter ve belgelerin incelenmek için istemeleri halinde mükellefler vergi ödevleri gereği ibraz etmek zorundadırlar.

Türk tipi başkanlık sistemi

Özellikle yandaş basın, Tayyip Erdoğan için BAŞKAN sıfatını kullanmaya devam ediyor. Ben şahsen CUMHURBAŞKANI sıfatının daha uygun olduğunu düşünüyorum.

Bilgi çağı nedir?

Dünya gezegeninde yaşayan canlılar arasında hiç şüphe yoktur ki insan en gelişmiş türdür ve gezegendeki canlı türleri arasında piramidin en üst basamağında yer almaktadır.

Kefere Sarraf ve Eski Kudüs Kadısındaki Alacağı

1808 yılının Eylül ayı. İstanbul sarrâflarından (banker) bir gayrımüslim, eski Kudüs kadısı Paşmakçızâde Nâkid Efendi’ye verdiği 4.280 kuruş alacağını bir türlü tahsil edemiyordu.

Dünyaca ünlü modele dudak uçuklatan hediye

Dünyaca ünlü rapçi Travis Scott, geçtiğimiz gün 22'nci yaşını kutlayan sevgilisi Kylie Jenner'a dudak şeklinde bir kolye hediye etti.

Türkiye’nin son 119 yıllık istatistikleriyle deprem gerçeği

Türkiye'de son 119 yılda meydana gelen ve resmi kayıtlara göre 86 bin 456 kişinin hayatını kaybettiği depremler, yıkıcı etkiyi gözler önüne seriyor.

Bu Haberler Kaçmaz

Bunları da beğenebilirsinBenzer Haberler
Tavsiye Ederiz