HANGİ RUSYA?

0
101
- Reklam -

Memlekette tarih bilgisi olmadan tarih hakkında fikri olan ne kadar çok insan varmış son Ukrayna Rusya savaşında gördük.

Ortada bir savaş var, bombalar düşüyor, insanlar ölüyor bir süper askeri güç bağımsız bir devletin topraklarını işgal ediyor, yönetimi şiddet kullanarak, zorbalıkla değiştireceğini açıkça ilan ediyor birçok kişi bunu normal, hatta haklı buluyor. Utanmasalar diktatör Putin’i ayakta alkışlayacaklar…

Bazıları Amerikan düşmanlığı ile Rusya’ya sarılıyor lakin Amerikan saldırganlığına karşı olup Amerikan düşmanı olan kişiler her nedense Rus saldırganlığı ve emperyalizmini görmezden geliyorlar.

- Reklam -

Özellikle eski tüfek sosyalist kesimin Amerikan karşıtlığını anlamak mümkün, lakin bu kesimin Sosyalist SSCB’yi yıkıp yerine mafyatik bir oligarşi kuran yeni Rusya’yı ve bu Rusya’yı 20 yıldır yöneten diktatör Putin’i alkışlaması anlaşılmazdır. Yeni Rusya’yı ve onun diktatörünü alkışlamak her şeyden önce sosyalizme, Bolşevik Devrimine, Lenin ve arkadaşlarına hakaret değil midir?

Bazı arkadaşlar ise Rusya Kurtuluş savaşımızda bize yardım etti, biz Amerika’nın değil Rusya’nın yanında yer almalıyız diyerek Rus işgalini görmezden gelmeye, anlayışla karşılamaya çalışıyorlar.

Rusya’nın taa çarlık dönemini referans göstererek bu topraklar bizim iddiasını hazmetmek ise aklın alacağı bir iş değildir.

Bu kafa karışıklığını giderebilmek için Rusya’yı üç döneme ayırarak incelememiz gerekmektedir, bu dönemler:

  1. ÇARLIK RUSYASI
  2. BOLŞEVİK DEVRİMİ İLE KURULAN SSCB
  3. SSCB’NİN YIKILMASI İLE KURULAN RUSYA FEDERASYONU

Öncelikle bu üç dönemi birbirinden kalın hatlarla ayırmadan yapılacak toptancı değerlendirmeler doğru olmayacak, bizi yanlış fikir ve kanaatlere sürükleyecektir.

Çarlık Rusya’sı dönemi ile ilgili çok faza bir şey söylememe gerek yok Rus İmparatorluğu klasik feodal emperyalist bir imparatorluktur. Osmanlı’yı sıcak denizlere inmek için önündeki en büyük engel olarak görür ve bu yüzden de Osmanlı Rus savaşları çıkmıştır.

Osmanlı Rus ilişkisini Baltacı Mehmet Paşa, Çariçe Katerina magazini dışında bilmeyenlerin Rusların kadim Türk coğrafyası olan ve Dest-i Kıpçak (Kıpçak Bozkırı) olarak bilinen bölgeyi nasıl işgal ettiğini, buradaki halkları nasıl göçe zorladığını, yok ya da asimile ettiğini bilmezler.
Abdülhamit iktidarında Rus ordularının İstanbul kapılarına kadar dayanıp bu gün Yeşilköy olarak bilinen yere kadar gelmesi üzerine imzalanan Ayastefenos anlaşmasının Osmanlı tarihindeki en utanılacak anlaşma olduğunu bilmeyenlerin Rus Türk ilişkileri üzerine ahkâm kesmesi açıkçası trajikomiktir.

Ama bugünü ilgilendiren asıl dönem Bolşevik Devrimi ile kurulan SSCB ve Rusya Federasyonudur

Bolşevik devrimi ile kurulan SSCB’yi de aslında Lenin dönemi ve Lenin sonrası dönem olarak iki döneme ayırarak değerlendirmek gerekir.

Doğrudur, Milli Mücadele ve Kurtuluş savaşı sırasında Emperyalizme karşı savaşan Mustafa Kemal Atatürk ve Türk ordusuna Lenin döneminde büyük destek verilmiş silah, mühimmat ve para desteği vermekle yetinilmemiş siyasi ve hatta askeri destek de verilmiştir. Kurtuluş savaşı sonrasındaki kuruluş döneminde de SSCB Türkiye Cumhuriyetine büyük teknolojik ve ekonomik destek sağlamış kalkınmasına yardımcı olmuştur. Lakin Lenin’in ölümü sonrasında yeni bir dönem başlamış, özellikle de Stalin döneminde ve 2. Dünya savaşı sonrasında ilişkiler oldukça gerilmiştir.

Gelelim SSCB’nin çöküşü sonrasında olan bitene, bu dönemde Rusya mafyatik oligarkların hükmü altına girmiş kaotik bir siyasi ve ekonomik yapıya dönüşmüştür. Putin’in iktidara gelmesi ile kaos bir nebze azalmış olsa da mafyatik oligarkların düzeni aynen sürmüş Rusya’da demokrasi kurulamamış, insan hak ve özgürlükleri buharlaşmış, 20 yıllık süreçte Putin tam bir diktatör haline gelmiştir.

Şimdi gelinen noktada Ruslar bağımsız bir devleti işgal etmiş bulunmaktadırlar Lenin dönemi SSCB’sinin yardımlarını gösterip Lenin’i küçümseyen Diktatör Putin’i mazur görmek hatta alkışlamak akıl karı mıdır?

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz