Sigaraya karşı çıkarız, çevremizdekileri hem pasif içicilikle zehirliyor, hem de kendi sağlığını ediyor diye. Sigara bırakma kampanyaları düzenleriz; çocuğunuzu düşünün, cebinizi düşünün, sağlığınızı ve çevrenizi düşünün diye…

Peki!

Binlerce insanın sağlığını tehdit eden, TERMİK SANTRALLERİN bacalarından çıkan zehrin, insan hayatına, canlılara, doğaya tahribine neden sessiz kalırız?

Termik santrallerin çevresinde yaşayanların, astımdan kansere kadar birçok hastalığı tetikleyen, doğayı, tüm canlıları isiyle tehdit eden bu kirliliğe karşı yıllardır neden sessiz kalıyor, bacalarının filtre takılmasını neden sağlayamıyoruz? Peki, ne yaptık yıllarca? Koskocaman bir HİÇ! Değil mi?

SİGARA MI, TERMİK SANTRALLER Mİ DAHA ZARARLI? Diye saçma bir soru sorulsa. Ben, insan hayatına zarar veren HER ŞEY! Derdim… Ama sıralama yapılsa, termik santraller sigaradan daha yukarıda yer alır, kuşkusuz…

İnsan hayatı kutsaldır. Aslında, tüm doğa kutsaldır… Biz insanoğlu tüm doğayı, içindeki canlılarla birlikte yok ediyoruz, birkaç kuruş çıkar uğruna… Bu dünyanın en kıymetli hazinesinin İNSAN SAĞLIĞI olduğunu göz ardı ederek… İnsanların sağlığını tehdit ettiğini bile bile bir gün dahi çevreyi kirletmesine seyirci kalmak, yaşanacak cinayete ortak olmak demektir. Çünkü insanların ömürlerinden çalınan her günde payı olan, ölümünde de payı vardır diyebiliriz. Bizim gayemiz ömür çalmak değil, ömrünü uzatacak, sağlıklı nesiller için uygun zeminler, ortamlar sağlamak olmalıdır.

Sağlıklı nesiller, sağlıklı düşünür ve sağlıklı bir toplum yaratır. Zihinleri, vicdanları, ruhları körelmiş insanlar ise sadece YOK etmeyi bilirler.

Hava kirliliğini önlemek ve daha ucuz ısınmak için doğal gaza geçilirken, dünyanın birçok ülkesinde yenilenebilir enerjiye yönelip, termik santralleri bırakırken ülkemizin hala bu insan sağlığını tehdit eden santrallerle yaşaması ne acı… Haydi, yaşamak zorunda bırakılıyoruz, hiç olmazsa filtre taktırıp doğayı ve canlıların yaşam alanını tehdit etmekten biraz olsun kurtarsak, o bile hiç yoktan teselli olurdu.

Şimdi yıllardır taktırılamayan bu santrallere, daha kaç yıl daha takılması için bekleyecek, ha takıldı, ha takılacak diye avutulacak ve kandırılacak orada yaşayan çevre halkı? Bu halkın sağlığını kim koruyacak?

Kış ayında filtresiz bacalardan çıkan dumanın bir gün dahi, o çevre halkına kirli havayı solutarak ömürlerinden çalınması ve buna DUR demesi gerekenlerin durdurmayıp seyretmesiyle; insan hayatından kaybolan her dakikanın, her saniyenin yok olmasına onlarda ortak olacaktır. Böyle devam ederse; iki, iki buçuk yıl içinde bir milyon kişi çalışamayacak duruma gelecek, 17 bin üzerinde çocuk astım ve bronşite yakalanacak, 7 milyon kişi hastalanarak, hastalık iznine çıkacak diye tahminler yürütülüyor. Ne acı…

Haydi, temiz vicdan sahibi insanlar, LÜTFEN temiz bir iş yapın hayatınızda, bir kez olsun… “DUR!” Deyin tüm sağlığını tehdit eden yanlışlara… İNSANLIK ADINA…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz