Ne dünyaymış; her köşesi talan, yağma, vurgun, ölüm ve hüzünler kaplamış, insanlığı, doğayı, tüm canlıları yutuyor.

Bir yerinde sonsuz servetlerin, bir yerinde açlığın tavan olduğu adaletsiz yaşamların, kendine itaat etmesini isteyen köle zihniyetinin günümüze uyarlanmış halleri arasında yaşamlar varken, dünyaya ne diyelim; bak burası çok önemli, dinle; hadi canım sen de hey!

Parmaklarımız cebimizi delip geçmiş boşlukları doldurarak, yamalı bohçaya dönmüş hayatımız. Şimdi artık yamalarda dayanmıyor,  diplerde kalan ekonomimizle. Onlarsa hala bezimle iyimserlik oyunu oynayıp, gazımızı almaya çalışıyor. Artık tutmaz masallarınız, bozuldu büyüleriniz anlayın; hadi canım hadi, hadi!

 Hayallerimiz, bozuk plak gibi hep aynı nakaratta, takılıp duruyor akıllanmaz hatalarıyla.

 Ormanlarımız, sahillerimiz, enerjilerimiz, yer altı kaynaklarımız, cumhuriyetin varlıklarımız talan hepsi üst üste geldi. O kadar da değil, demeyin…

Hayatımız olmuş, sanki dikenli bahçe. Düşüncelerimiz delik deşik; bitmeyen hayal kırıklıklarımız hep yanımızda. Gösteriş olmuş bazılarının tek anı, şimşek çakmaları arasında. Bizim her anımızsa, yıldırıma yakalanma olasılığı artmış halimizle ortadayız. Umutsuzluklarımız mayın tarlası, mutluluklarımızsa mayın tarlası ortasında, çaresizce, çare bulurmuş kendince. Derdine ilaç arayan kanserli hücrelerini yok etmek isteyen, bir garip dünya hancısıyız belki de. Olsa da ne han, ne hamam dünya, tam yerinde;  yinede deriz, hadi canım sen de…

Güven telleri başka, sevginin telleri başka nota çalıyor bugün hayatta. Saygılarsa olmuş, hayatın son deminde tam bir bam teli. Ve kimi üç kuruşluk uşakların ellerinde, kimi kiralık insancıkların kemirgenliklerinde, masum insanların gelecekleri, öncelikleri olmadan yaşanacak kader denilerek. Kader dedikleriyse, seçtikleri hayatın tercihlerini yaşayarak beklenen son ve enerjileri bitmiş piller gibi toprağın altına atılacak olması. İşte dünya, öylesine bir hikâye… Hadi canım sen de…

Dünyanın her köşesi ağır tahriplerle, bir fiil yok edilmiş, sona doğru sayım içinde.

Kimi içerek, kimi içmeden sarhoş dünyada gününü dolduruyor. Kimi saltanatında, kimi yokluklarında aynı dünyada adaletsizce yaşıyor. Olmayana şükredilmez, oysa onlar kalkmış yokluğuna şükret diyorlar. Hadi canım hadi; sen yoluna, ben yoluma. HEEEY!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz