Vakıflar Genel Müdürlüğü, kendi Arşivi’nde bulunan değerli belgelerinden birisini daha bilim dünyasına kazandırdı. 1921- 1925 yılları arasında Hacı Bektaş Velî Dergâhı’nı ziyaret eden kişiler tarafından kaleme alınan Ziyaretçi Defteri, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yayınlandı. Eseri geniş bir değerlendirme ile yayına hazırlayan Hasan Demirtaş Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde Yayın Kurulu sekreteri olarak görev yapıyor.

Bu eseri ilk kez 2018 yılında hakem sıfatıyla okumuştum. Kitabı yayına hazırlayan Hasan Demirtaş, çalışmasını hakem raporları doğrultusunda geliştirerek basımın mükemmele yakın şekilde gerçekleşmesini sağladı. Böylece elimizdeki XCI + 219 sayfalık, içerik ve baskı bakımından kaliteli bir yayın gerçekleşmiş oldu.

Hacı Bektaş Velî Dergâhı Ziyaretçi Defteri (1921- 1925) isimli eser Vakıflar Genel Müdürlüğü görevine kısa süre önce atanmış olan Burhan Ersoy’un adıyla yayınlandı. Yayında Genel Müdür Yardımcısı Rifat Türker, Arşiv Daire Başkanı Mevlüt Çam ve Yayın İşleri Müdürü Mehmet Kurtoğlu katkı sağladılar. Kapak tasarımda ise Mustafa Sunar tarafından Şefik Bey’e ait 1293 (1876) tarihli güzel bir hüsn-i hat çalışması kullanıldı. Nohudî kağıda bir prestij kitabı olarak basılan eserin baskısını Merkez Repro Basım Yayın Ltd.Şti. gerçekleştirdi.
Eserin GİRİŞ kısmında Hacı Bektaş Veli ve Bektaşilik hakkında geniş bir ansiklopedik bilgiye yer verilmiş. I. BÖLÜM’de ise Hacı Bektaş Velî Ziyaretçi Defteri’nin fizikî tanımı, metnin hazırlanmasında izlenen yol ve içerik değerlendirmesi yapılmış. Ziyaretçilerin kimler olduğu ve hangi sebeple dergaha geldiği ve dergahta kaç gün kaldığı yazar tarafından üzerinde durulan konular olmuş.

Eserin II. BÖLÜM’ü Arap harfli metnin transkripsiyonuna ayrılmış ve oldukça başarılı sayılabilecek bir transkripsiyon gerçekleştirilmiş.
1921 yılında ziyaretçi defterine 21 kişi imza koyarken 1922 yılında ziyaretçi sayısı 10 kattan fazla artarak 284’e yükselmiş ve 5 yıl içerisinde 697 kişi ziyaretçi defterine kayıt düşmüş. Dergâhı ziyarete gelenler doğal olarak en yakın iller olan Nevşehir ve Kırşehir’den. Nevşehir’den gelen ziyaretçi sayısı 175, Kırşehir’den gelen ziyaretçi sayısı ise 165 kişi. Yurtdışından ise 21 kişi ziyaretçi defterinde görüş paylaşmış.

Yazar söz konusu 697 ziyaretçiyi sosyal statüleri bakımından da değerlendirmeye almış. Buna göre ziyarete gelenlerden 190’ı memur, 117’si asker, 45’i bürokrat, 36’sı ise mutasavvıftır. Dergah’ta çeşitli sebeplerle 24 milletvekili misafir olmuş ve ziyaret defterinde görüş paylaşmıştır. Görevi hakkında bilgi bulunmayan ziyaretçilerin sayısı ise 237 kişidir.

Ziyaretçi Defteri’nde 117 askerin görüş paylaşmış olması Yeniçerilikten bu yana Bektaşiliğin tarihî kökeni ile bağlantılı olabilir. 1922 yılında düzenli ordunun kuruluşu sırasında dergâhın ziyaretçi sayısının 284’e yükselmiş olması bu dönemdeki asker nakilleri sebebiyle olmuştur.
Dergâhta kalan ve ziyaret defterinde görüşlerini paylaşanların hepsinin Bektaşî görüşünde olmadığını biliyoruz. Aksaray Kadiriye Tarikatı şeyhi; Kırşehir Ahi Evran Dergâhı Postnişini; Uşşâkiye tarikatı müridi gibi farklı tarikatlerden kişiler de gelip tekkede misafir olmuşlardır.
Gelen ziyaretçiler arasında Türk Ortodoks Patrikhanesi kurucusu Zeki Erenol (Papa Eftim adıyla), Konya metropoliti Prokopios ve Sivas metropoliti Gervasios dergâhı ziyaret eden Hıristiyan dinî yetkililerindendir. Katolik rahiplerinden Nersis Bağdikyan, Nevşehir Katolik Ermeni metropoliti Z. Ataman da dergâhta misafir edilenler arasındadır.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’nde yer alan Hacı Bektaş Veli Dergâhı Ziyaretçi Defteri’nin yayınlanması Türkiye Cumhuriyeti devletinin konuya birleştirici yaklaşımını göstermesi bakımından önemli bir hizmet olmuştur. Eserin ete-kemiğe bürünmesine sebep olan Hasan Demirtaş’ı ve eserin basımı için çaba harcayan kurum yetkililerini tebrik ediyorum. Bilim dünyamıza hayırlı olsun.

Hacı Bektaş Velî Ziyaretçi Defteri, Hacı Bektâş-ı Velî Dergâhına Yüz Sürenler ismiyle 2019 yılı içerisinde değerli meslektaşlarım Munzur Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Ceyhan ve Hakkâri Üniversitesi’nden Murat Alandağlı’nın ortak çalışması olarak özel bir yayınevi tarafından yayınlanmıştı. Bu eseri de bir başka yazımızda tanıtmaya çalışacağız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz