Şiddetsiz Toplum İçin Sanatla El Ele

Keçiören Neşet Ertaş Gösteri Merkezi'nde Şiddetsiz Toplum İçin Sanatla El Ele Karma Resim Sergisi adlı program açılışı gerçekleşti. Çok sayıda sanatçının eseri yer aldı.

Şiddetsiz Toplum İçin Sanatla El Ele
Şiddetsiz Toplum İçin Sanatla El Ele
Haber albümü için resme tıklayın

Hazal Ergen

Şiddetsiz Toplum İçin Sanatla El Ele Karma Resim Sergisi adlı etkinlik, Keçiören Neşet Ertaş Gösteri Merkezi'nde katılımcılarla buluştu. Sanat dallarının tümü, şiddeti tam olarak önleyemez ama şiddet uygulamayacak insanları yetiştirir.

Şiddetsiz Toplum İçin Sanatla El Ele

‘Tüm İnsanlar Sanatçı Olursa Şiddet Olmaz’

Sunucu Sultan Bozateş, açılışta şöyle konuştu: “ Bize bu imkanı sağlayan Keçiören'in yeni Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a sevgi, selamlar sunuyoruz. Ben görsel sanatlar öğretmeniyim, bu ay da görevim son. Artık yurt dışına göreve gidiyorum. Bu sergide çok sayıda sanatçımızın eseri bulunuyor. Hepsi çok yetenekli ürünler. Sanat; hislerin, düşüncelerin dışa vurulmuş halidir. Kelimeler, sahibini bulur. Ama resim öyle değildir. Ben huzurunuzda Gülten Hatipoğlu’na teşekkür ediyorum. Onun da çok emeği var. Derneklere hiç gitmiyoruz aslında tavır almıştık. Ama bu derneğe katılmak istedim. Bu derneğin adını duyunca fikrim değişti.  Çünkü şiddet görmüş çok sayıda insan var. Bir öğretmen var, 15 yaşında bir adamla evlendirilmiş, doğan  çocuklarını terk etmemiş. Çöpte bulduğu ekmekleri alıp kazıyıp çılbır yapıp da 5 tane çocuğunu okutmuş, her birini meslek sahibi yapmış. Dayağın izini hala taşıyıp dışarıda trafikte bile başka şoföre yüksek sesle bağıran birini duyunca çocukluğuma dönen birisi olarak bu derneğe sahip çıkmaya karar verdik. Ankara Sanat Platformu olarak arkanızdayız diye konuştuk. Aramızda genç bir isim daha var, Anadolu lisesi 10. sınıf öğrencisi Nisa Nur diye bir yetenek bulunuyor. O da bir ressam adayı.

Şiddetsiz Toplum İçin Sanatla El Ele

Sergi hazırlamak gerçekten çok zordur. Bir eser olur, öbürüne karar verirsiniz. Öyle iyi beyefendiler vardı ki kimisi çivi çakıyor vida ile hallediyor. Bunlar gönülden gönüle yolcu oluyorlar. Öğrencilerimizin de emeği var. Sanatkarlarla bir araya Şiddetsiz Toplum Derneği ile buluşarak geldi. Böyle bir ekibe sahip olduğumuz için çok mutluyuz.”

Organizasyonda bulunan Rıza Sümer, şu sözlere yer verdi: “Sanatçılarımızı saygıyla anıyorum. Onlar olmasaydı bu görsellikler olmazdı. Şiddetsiz Toplum Derneği olarak böyle bir program düzenledik, başarılı olduk. Bugün Şükran Sarıkaya arkadaşımıza çok teşekkür ediyoruz. Ona ve eşine kimler yardımcı olduysa hepsine saygı duyuyorum. Onların sayesinde rahatça elimi, kolumu sallayarak şiddeti tam olarak buraya girdim. Benim kahraman arkadaşım. Bir görüşümü de sizlerle paylaşmak istiyorum. Sanat dallarının tümü, şiddeti tam olarak önleyemez ama şiddet uygulamayacak insanları yetiştirir. Sonuçta tüm insanlar sanatçı olursa onlar zaten şiddet uygulamaz. Ama şiddete karşı direnişi artırır, insanları bilinçlendirir. İnsanlar kendi aralarında şiddete dair ufak da olsa sözler söylemez. Sanatla ilgili büyük bir dünya üretmek, çoğalmak zorundayız. Çünkü şiddeti gönüllüler önler. ‘Ama Türkiye'de sanatçılar hem duygusal hem maddi anlamda karşılık alabiliyorlar mı’ diye bir soru yönelttiğim zaman evet dememiz olanaksız. Ama yılmayalım çünkü bu yaptığımız eserler, mesaj veriyor. Bunun ile ilgili makale de yazılmalı. Umarım bir büyüğünüz olarak bunu da yapmak bana nasip olur. Bu eserlerin dünyaya duyurulmasını isterim. Her yerde umutla devam etmesini umarız. Öyle iyi bir dünya üretmek nasip olsun. Şiddetsiz, sevgi, saygı ve barış dolu bir ülkede yaşamak istiyoruz. Sakın umudunuzu yitirmeyin. Çünkü insan soyu, eninde sonunda şiddete karşı gelecektir. Bunu da en başta sanatçılar yapabilir. Hepinizi tekrar başarılarınızdan emeklerinizden dolayı takdir ediyorum, hepinizi alnınızdan öpüyorum. Saygı ve selamlarımı iletiyorum.”

‘Şiddetsiz Toplum İstiyoruz’

Katılımcı Nalan Şimşek, şöyle konuştu: “Emek verenlere teşekkür ederiz. Şiddet, toplumumuzun önemli bir sorunu. Yani aslında hepimizin kanayan yarası diyebiliriz. Hepimiz hayatın bir alanında psikolojik, sosyal,  bireysel, fiziksel şiddete maruz kalmış olabiliriz. Bunu söylemek elbette çok zor ve kötü. Yani amacım meşrulaştırmak değil ama adı üstünde kaba kuvvet, gayrimeşru bir gerçek. Onlara mahkum olmamak, onlarla  mücadele etmek için böyle resimle ortaya dökülmek de önemli bir adım diye düşünüyorum. Burada farklı,  renkli eserler görüyorum. Açılış konuşması da çok manidar olmuştu. Şiddetsiz Toplum Derneği’ne de  katkılarından dolayı saygı sunuyorum.”

Sait Saygı, şu sözleri kullandı: “Emek verenlere çok teşekkür ederiz. Birbirinden farklı renkli yapıtlar bulunuyor. Mobillerin her birinde apayrı mesajlar var. Bu eserlerde emeği olanları, Şiddetsiz Toplum Derneği’ni minnetle anıyorum. Açılış konuşmaları da bence çok anlamlı olmuştu. Yani burada halihazırda bulunmak ve her şeyi yerinde incelemek, konuşmayı dinlemek benim için verimli ve kıymetli oldu. Rengarenk görsellerin olduğunu görüyorum. Bu figürler, her yönüyle şiddetin olumsuzluğunu vurguluyor. Kaba kuvvet, psikolojik şiddet,  bireysel silahlanma maalesef halkımızın en büyük sorunu haline geldi. Toplumun en temel yıkım sebeplerinden birisi. Çoğu facia bunlardan geçiyor. Öfkelerine engel olamayanlar, şiddetle kendilerini savunuyor. Daha doğrusu savunduklarını sanıyor. O yüzden bu alanda çok fazla program olmalı diye düşünüyorum.”

Sakine Toprak: “ Sergiyi tek tek gezdim. Katkısı olanlara çok teşekkürler. Rengarenk eserler,  maneviyat var. Mimari yapılar çok hoşuma gitti. Yani benim onlara daha çok ilgim var. Binaların dış cepheleri çok hoş duruyor. Ben de sosyal medyadan bu programı öğrenmiştim. Şiddetsiz Toplum Derneği’nin adını  duyunca katılmak istedim. Ben de Keçiören'de yaşıyorum. Bir de yakında olunca gitmeliyim diye düşündüm. Maalesef şiddet, hepimizi  derinden sarsan Türkiye'nin çok önemli bir gündemi. Ülkemizde sosyal, cinsel, fiziksel,  psikolojik şiddet ne yazık ki bulunuyor. Buradaki konuşmalardan da öğretici mesajlar  aldım. Farklı, hüzünlü bir yaşantı duydum. Toplumumuzun şiddetsiz, barışçıl, mutlu, daha adil, huzurlu, demokratik bir yer olmasını istiyoruz. Umarım bunlarla ilgi çekmişizdir. Şiddetsiz bir toplumu vurgulamalıyız. Yarınımızı gözümüz kapalı emanet edebileceğimiz sakin bir dünya olmalı” şeklinde görüşlerini belirtti.

Hayri Sadık: “Bu sergiyi bir arkadaşımdan duymuştum. Şiddetsiz  Toplum Derneği’nin adını duyunca mutlaka katılmalıyım dedim. Buradaki mesajları görsellerden algılamaya çalıştım. Mimari yapılar, dış doku hoşuma gitti. Benim peyzaja ilgim vardır. Emek verenlere teşekkür ederim. Hedefin son bulmasını, hiçbir toplumda hiçbir şiddet çeşidinin olmamasını temenni ediyorum. Dünyamız huzurlu, adil, sakin,  demokratik, empatik, barış dolu olmalı. Bunları sağlamak için önce kendimizden başlamalıyız. Daha empatik, temiz bir dünya için kendimizi eğitmeli, yönlendirmeliyiz. Rızası verin manalı konuşması da etkileyiciydi. Ayrıca öğretici bir yanı da vardı. Bunları esas almalı,  unutmamalıyız. Dingin bir dünya istiyoruz. Hepimiz çaba sarf etmeliyiz,  kendimizden başlamalıyız” sözlerini kaydetti.

15 May 2024 - 10:48 - Kültür & Sanat

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sonsöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sonsöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sonsöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sonsöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.