"Biz bu gidişata 'dur' dedik"

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Mansur Yavaş, Ankara'da gerçekleştirdiği toplantıda konuştu.

"Biz bu gidişata 'dur' dedik"
"Biz bu gidişata 'dur' dedik"
+4
Haber albümü için resme tıklayın

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı aynı zamanda, CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Mansur Yavaş Ankara Atatürk Spor Salonu'nda gerçekleştirdiği 5 Yılın Projeleri- Tanıtım ve Bilgilendirme Toplantısı'nda şu ifadelere yer verdi;

"Sayın Genel Başkanım,

Siyasi partilerin değerli yöneticileri, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, belediye başkan adaylarımız, il ve ilçe başkanlarımız,

Belediye meclisimizin kıymetli başkanvekilleri ve üyeleri,

Sivil toplum kuruluşları, odalar ve Kent Konseyinin kıymetli başkanları ve temsilcileri,

Çok değerli muhtarlarımız,

Belediyemizin değerli bürokratları ve yöneticileri,

Basınımızın kıymetli temsilcileri,

Hanımefendiler, beyefendiler, geleceğimizin teminatı kıymetli gençler,

 

Bugün buraya, 5 yılımızı paylaşmaya; yaptığımız ve yapımını sürdürdüğümüz projeleri anlatmaya geldik. Bugün buraya, Ankara halkına hesap vermeye geldik. Bizlerle birlikte olduğunuz için hepinize şükranlarımı sunuyorum; hoş geldiniz, şeref verdiniz…

 

Sevgili Ankaralılar… Fotoğrafımızı 5 yıl boyunca hiçbir yerde görmediniz… Televizyonlara yılda 1 veya 2 kere, onda da sadece projelerimizi anlatmak için çıktık. Masraf olmasın diye, toplu açılışlar dışında açılış yapmadık. Bu kentin kodlarında olan sevgi ve kardeşliği yeniden kazandırdık. Kimseyi farklı düşünüyor diye dışlamadık; oy vermeyenler hakkında kötü sözümüz olmadı. Kimseyi kutuplaştırmadık. Kimseyle polemiğe girmedik. İşimize odaklandık, sadece ve sadece Ankara için çalıştık… Buradan 6 milyon hemşehrime sesleniyorum: Biz az konuştuk, çok çalıştık. Bu yüzden biz “az laf, çok iş” diyoruz.

 

Salonda bulunan ve canlı yayından bizleri takip eden hemşehrilerimden bir ricam olacak. Lütfen şimdi, ekrana gelecek olan karekodu cep telefonlarınıza okutabilir misiniz? Bugün burada anlatmaya fırsat bulamayacağımız tüm projelerimizi ilçe ilçe, köy köy mobil uygulamamızdan ve internet sitemizden bulabilirsiniz… Lütfen sizlere karekodu okuttuktan sonra gelen Whatsapp mesajını dostlarınızla ve paylaşınız. Neler yaptığımızı elden ele yaymamıza yardımcı olunuz…

 

Sayın Genel Başkanım, Değerli Hemşehrilerim,

Bizler 5 yıl önce, yıllardan beri yorulan, gerilen, kutuplaştırılan bir kentin yönetimini devraldık. Oysaki Ankara, binlerce yıl farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış kadim bir kenttir. Ahiliğin başkentidir. 100 yıl önce toplumun her kesiminden vatanseverin bir araya gelerek, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde Cumhuriyetimizin temellerini attığı bir kenttir. Birlik, beraberlik, adalet, eşitlik ve umut gibi kavramlar, bu kentin sadece özellikleri değil tam da kendisidir.

 

İşte bu yüzden, göreve gelir gelmez,  “kim daha çok oy verdiyse o bölgeden hizmete başlarım” demedik. Hangi bölgenin acil ihtiyacı varsa oradan hizmete başladık.  Genci yaşlısı, kadını erkeği, köylüsü kentlisi, öğrencisi çalışanı demeden; hep birlikte olmanın mutluluğunu kentimizin tamamına nakış nakış işledik.

 

Yönetim anlayışında büyük bir zihniyet değişimini gerçekleştirdik. Şeffaf, katılımcı, hesap verebilir bir yönetim anlayışını hâkim kıldık. Evet, büyük projeler tamamladık. Köprüler yaptık, yollar açtık, yeni tesisler kazandırdık. Ancak en büyük projemiz Başkentin bereketi, sağlığı ve huzuru oldu. En çılgın projemiz, kente getirdiğimiz adalet, kardeşlik ve güven duygusu oldu.

 

Değerli hemşehrilerim,

Projeler yapmak elbette değerlidir. Ama doğru yapmak, dürüst yapmak, şeffaf yapmak, projeleri yapmaktan çok daha değerlidir. Bugüne kadar 4000 ihalemizi canlı olarak yayınladık. İnternet sitemizde tüm mali tablolarımızı ve Sayıştay raporlarını yayınlıyoruz. Bitirdiğimiz projelerin üzerine maliyetini pankartla asıp halkla paylaşıyoruz.

 

Böylece kırım oranları artıyor, halkın parası bereketleniyor. Yandaşlara değil hak edene iş veriliyor. En değerlisi ise, yıllarca Ankara halkına çok matah bir şeymiş gibi dayatılan “çalıyor ama çalışıyor” sözü, artık bu kentin bağrından sökülüp atılıyor. Artık çalmadan da çalışılabileceğini herkes görüyor ve biliyor…

 

Şu cümleleri hatırlıyorsunuz değil mi? “Sosyal yardımları kesecekler…” “Personeli işten çıkaracaklar…” “Belediye borçlu, maaşları bile ödeyemezler…”

 

Bu korku siyasetinin gerçek olmadığını artık herkes gördü. Sosyal yardımlar uygar ve inançlarımıza uygun hale geldi. Maaşlar gününde ödendi, bir de üzerine eski dönemin 300 milyon dolarlık borcu ödendi. Zorla maçlara, mitinglere, açılışlara götürülen personel artık rahatça işini yapar, ekmeğini kazanır, karşılığını da alır hale geldi.

 

Tüm bu çalışmaların sonucunda Ankara Büyükşehir Belediyesi, Uluslararası Şeffaflık Derneği’nden ödül kazandı. Dünya Belediye Başkanları Başkent Ödülü’nü kazandı. Mutlu Şehirler Ödülü’nde bronz sertifika kazandı. Avrupa Konseyi tarafından verilen ‘Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası’ ödülünü ilk kez alan Büyükşehir Belediyesi oldu. Uluslararası değerlendirme kuruluşu Fitch'in analizinde Türkiye'deki en yüksek kredibilite notuna sahip belediye, yine Ankara Büyükşehir Belediyesi oldu.

 

Bu ödüller Mansur Yavaş’a ait değildir. Bu ödüller 6 milyon Ankaralı hemşehrimizindir. Çünkü biz kararları tek başına kendimiz değil, Ankara halkı ile birlikte veriyoruz. Ankara Kent Konseyi’miz 1800 bileşeni ile dünya çapında ödüller alıyor. Sık sık düzenlenen muhtarlar buluşmasıyla mahallelerin sorunlar tek tek not ediliyor. Belediye Başkanı artık köy köy, bucak bucak geziyor, sorunları yerinde tespit ediyor. Şimdi ekrana bazı muhtar görüşlerinin yansıtılmasını rica ediyorum…

 

Sayın Genel Başkanım, Değerli Hemşehrilerim,

Sizlere bütçe konusunda birkaç örnek vererek konuşmama başlamak istiyorum. 2013 yılında Büyükşehir Belediyemizin bütçe geliri 2 milyar 20 milyon dolar iken bu oran 2023 yılı sonunda 1 milyar 147 milyon dolara geriledi. Yani gelirimiz 10 yılda yarı yarıya azaldı.

 

Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanı EYT hakkında “kesinlikle bu yasa çıkmayacak” dedi. 2023 bütçemizde olmamasına rağmen birdenbire EYT düzenlemesi yapıldı, bütçemize 2 milyar liraya yakın ek mali yük bindi. 600 milyon liraya yakın bir ödemeyi de deprem dayanışma döneminde oradaki vatandaşlarımız için harcadık. Bu nedenlerle ilçe belediyeleri de kendi meclislerinde kredi talebinde bulundu. Hepsi oy birliğiyle kabul edildi.

 

Peki, Ankara Büyükşehir Belediyesinin kredi talebi ne oldu? Hala bekletiyorlar… İstiyorlar ki hizmetlerimiz aksasın… Ama biz, şikâyet etmeden çalışmaya ve başarmaya devam edeceğiz.

 

2005 – 2017 yılları arasında otobüs ücretleri ortalama 1 dolar, yani 30 liraydı. Bizim dönemimizde ise şu anda 0.5 dolara ulaşım sağlanıyor. EGO bütçe geliri bizden önceki 8 yılda ortalama 257 milyon dolarken şu anda bu oran 105 milyon dolara geriledi.

 

ASKİ’de ise halkı müşteri gibi gören zihniyet döneminde, suyun metreküp fiyatı ortalama 1.6 dolardı. Yani bugünün parasıyla garip gureba dâhil tüm Ankara’ya tonu 48 liradan su satıldı. Biz ise 0.7 dolara, yani 21 liraya temiz suyu vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Üstelik sosyal yardım alan ailelerimize 10 tona kadar ton başına 1 lira olarak ucuz su temini sağlıyoruz. Öğrenci evlerinde ise yüzde 50 su indirimi uyguluyoruz. ASKİ’nin bütçe geliri 2023 yılında 342 milyon dolar olarak gerçekleşti. Eski dönemde ise pahalı su satıldığı için ASKİ 2018 yılında tam 730 milyon dolar gelir elde etmişti.

 

Yıllarca bu kentte pahalı su satılıp, pahalı bilet satılıp buradan elde edilen gelirler altyapıya yatırılmadı. Çöp projelere kaynak ayrılırken; altyapı ise hep üvey evlat muamelesi gördü. Çünkü onlara göre altyapı “görünmez” bir yatırımdı.

 

Bakın, sizinle çok çarpıcı bir belgeyi paylaşmak istiyorum. 2010 – 2018 yılları içerisinde, Ankara’da bir vatandaşımızın su ve toplu taşıma gideri, asgari ücretinin yüzde 14.73’ünü oluşturuyordu. 2019 – 2023 yıllarında ise su ve toplu taşıma giderleri ortalaması %7.99’a geriledi. Yani vatandaşımızın suya ve otobüslere verdiği ücret yüzde 50 azaldı. İşte gerçek belediyecilik tam olarak budur, halkın parasının halk için harcanmasıdır.

 

Düşünebiliyor musunuz, göreve geldiğimizde yüzlerce köyde açıktan akan lağım sorunu yaşanıyordu. Burası Başkent… Cumhuriyetin Başkenti… 5 yılda, 171 köyün açıktan akan kanalizasyon sorununu çözdük, 61 köyde ise çalışmalarımız devam ediyor.

 

Şimdi, hepinizden rica ediyorum, bir an için evde birkaç saat suyunuzun kesildiğindeki tedirginliğinizi düşünün. Adeta hayat durur. Şimdi bir de bunun 25-30 yıl boyunca devam ettiğini düşünün. Ankara’da göreve geldiğimizde yüzlerce köye tankerlerle su taşınıyordu. Cumhuriyetin Başkentinde bazı mahallelere on yıllardır bidonla su servis ediliyordu.

 

biz, bu zihniyeti ortadan kaldırdık… Mazeret üretmeyeceğiz, çözüm üreteceğiz dedik. İçme suyu hattı imalatlarımız ile atık su ve yağmur suyu hattı imalatlarımızı, gelirlerimiz azalmasına rağmen 5 yılda yaklaşık 2 kat artırdık. Su deposu ve sondaj kuyusu yatırımlarımızda eski dönemin katbekat fazlasıyla devam etti.

 

Devlet Su İşleri’nin Belediyeye 2013 yılında “buraların altyapısını acilen yapın” dediği ancak hiçbir çalışma yapılmayan 16 noktada her yağışta su baskınları oluyordu. 16 noktanın 7’sinde çalışmalarımızı tamamladık, 4 noktada çalışmalarımız sürüyor. Diğer bölgeler için ise projelendirme çalışmalarımız devam ediyor.

 

Sağlık dediğimiz kavram görünmez ama bir anda insanın hayatını altüst eder. İşte biz, parayla saadet oldurulmaya çalışılan imtiyazlı gruplara değil, sağlıkla halkımızın tamamını mutlu etmek için kolları sıvadık. Seçimler kazanılır, kaybedilir. “Görünmez” denilse de, hatta seçim bile kaybettirse de biz bu anlayışımızdan asla vazgeçmeyeceğiz… Doğru olanı yapacağız. Parayı doğru yere harcamaya devam edeceğiz.

 

Sayın Genel Başkanım,

Altyapı projelerinden 23,5 kilometrelik Çubuk – Akyurt İçme Suyu Hattını 51 milyon maliyetle tamamladık, 75 bin hemşehrimiz sağlıklı suya kavuştu. Projesi 2007 yılında yapılan ancak bizim dönemimize kadar tek çivi dahi çakılmayan Mamak – Gölbaşı İçme Suyu Hattı’nı tamamladık, 700 bin kişi sağlıklı suya kavuştu.

 

76 kilometrelik Nallıhan İçme Suyu Hattı ile de bölgedeki hemşehrilerimiz sağlıklı suya kavuştu. Çamlıdere nere, Elmadağ nere… Aldık Çamlıdere’nin suyunu; Mamak – Elmadağ İçme Suyu hattı ile Elmadağ’a bağladık, sorunu çözdük. Yine Beypazarı İçme Suyu Arıtma Tesisi’mizin 2. Etap çalışmaları sonucunda ilçede temiz su problemi tamamen çözüldü.

 

Polatlı’da 30 yıldır içme suyu krizi yaşanıyor. 107 kilometrelik İvedik - Polatlı İçme Suyu Hattı 2 milyar 300 milyon liraya mâl olacak. 102 kilometresi bitti. Allah’ın izniyle yakında temiz suyu Polatlı’yla buluşturuyoruz.

 

Duyduk ki, bir arkadaş Polatlı’ya 30 yıldır yapmadıkları temiz suyu vadetmiş. 2024 yılında kendilerinin yapacaklarını söylemiş. Aslında konuyu gündeme taşıdığı için kendisine buradan teşekkür ediyorum, hafızaları tazelemiş. Sayın Başkan, önceki dönemde 30 yıldır çözülmeyen Polatlı’nın su sorununu biz çözdük. İşte bu, bizim için tüm betonlardan, tüm gökdelenlerden kıymetlidir. Bizim en çılgın projelerimizden bir tanesi budur.

 

Sayın Genel Başkanım,

Belediye Başkanı nedir? Belediye başkanı çocukların dedesi, gençlerin abisidir. Kentin kimi zaman annesi, kimi zaman babasıdır. Belediye Başkanı, kent sakinlerine bu gözle bakmalıdır. Anne-babalar nasıl çocuğunun geleceğini düşünüyorsa, onun eğitiminden sağlığına kadar ilgileniyorsa, Belediye Başkanı da çocuklar için, kentte yaşayan herkes için o kadar hassas olmalıdır.

 

Soğuk kış günlerinde insanların nasıl geçindiğini, çocukları için nasıl dertlendiği düşünen var mı? Ekonomik zorluklar nedeniyle gıda temininde büyük zorluklar yaşanıyor. Anneler ve babalar, kendi ihtiyaçlarını bir köşeye koymuş, öncelikle çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için büyük mücadele ediyor. Belki o küçük yavrular farkına bile varmıyor ama annesi evladını doyururken, babası evine alışveriş yaparken zorlanıyor. Bazı evlerde yorganın altında kendini mahcup hisseden bir babanın, kendini mahzun hisseden bir annenin gözlerinden yaşlar dökülüyor. Bizler işte bu gözyaşlarına seyirci kalamazdık…

 

Şimdi sizlerle bir video paylaşmak istiyorum… Yönetim anlayışı arasındaki farkı gelin birlikte izleyelim…

 

Evet, değerli Ankaralılar… Bizler hiçbir çocuk üşümesin, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çok çalıştık. Elbet bizler bir gün bu koltuklardan ayrılacağız. İşte o gün “neler yaptık” diye düşünürken aklıma gelecek olan bu çalışmalar benim en büyük projelerim olacaktır. “Biz üşüyorduk, ilk kez bu kadar gaz alıp evimizi ısıttık” diyen, “Çocuğumun aylardır dilediği anne köftesi hayalini gerçekleştirdim” diyen bir annenin mutluluğundan daha kıymetli ne olabilir? “Aldığım kıyma ile köfte yapıldı, bütün derdimiz, mağduriyetimiz bitti” diyen bir babanın mutluluğundan daha kıymetli ne olabilir?

 

Bir gün sosyal medyada gezerken gördüğüm, “Bütün umutsuzluklara rağmen bize ne umutlar aşıladığının farkında mısın? Bir yardımdan daha ötesi… Aklımdasın der gibi; unutmadım, yanındayım der gibi, sıkma canını, hallolur der gibi” mesajındaki duygudan daha büyük bir proje henüz insanlık tarihinde bulunamamıştır.

 

Belediyecilik dar günde milletin yanında olmaktır. Çocuklar protein alsınlar diye 2 yıldan fazla süredir her ay yaklaşık 200 bin aileye et desteğinde, 50 bin aileye süt desteğinde bulunmaktır. Günlük 80 bin ekmeği ücretsiz olarak ihtiyacı olanlarla buluşturmaktır. Onlar üşümesinler diye 3 yıldır kış aylarında ortalama 210 bin aileye 500’er lira doğal gaz desteği verip sıcak bir yuva oluşmasına katkı sağlamaktır. Eğitimlerinden mahrum kalmasınlar diye kırtasiye ve ulaşım desteği vermektir. Ama aynı zamanda Belediyecilik, tüm bu destekleri kimseye göstermeden, bir elin verdiğini diğer el görmeyecek şekilde yapmaktır.

 

Bir gün haberlerde, ilaç parasını eczaneye ödeyemeyen vatandaşın feryadını gördük. Derhal harekete geçtik. Eczacılar Odası ile anlaştık ve 1500 ailenin eczanelere olan ilaç borcunu ödedik. Yine bir gün haberlerde, maden ocağında emeğinin karşılığını 6-7 aydır alamadığı için oturma eylemi düzenleyen madencileri gördük. Okulların açılmak üzere olduğundan ve çocuğunun kitaplarını alamadığından bahsediyordu.  Derhal harekete geçtik, geçim sıkıntısı yaşayan 193 madencimize 5’er bin lira ödeme yaptık.

 

Bakınız… Emeklilere yapılan zamlar açıklandı… Onların 10 bin lira maaşla bir ay geçim sıkıntısı yaşamalarına seyirci kalamazdık. Onların 30-40 yıl bu ülkeye hizmet edip aç kalmalarına razı olamazdık. “Hükümet verirse versin” diyerek duyarsız davranamazdık. Varsın bir kavşak daha az yapalım… Varsın bir kavşağı bir yıl daha geç yapalım… Derhal harekete geçtik, sosyal yardım alma şartlarını taşıyan şu anda 27 bin emekliye her ay 1000 lira genel destek, 400 lira et desteği ve 500 lira doğal gaz desteği verdik ki en azından bu zorlu günleri atlatabilsinler istiyoruz. İşte, gerçek Belediyecilik budur.

 

Çünkü Başkentin Büyükşehir Belediye Başkanı bu sorunlara karşı hareketsiz kalamaz, duyarsız kalamaz, tepkisiz kalamaz. Nerede bir dert varsa adeta bir Hızır gibi orada olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.

 

Biz, gıda kolisi dönemini bitirdik. İnancımıza ve kültürümüze aykırı şekilde, kameralar eşliğinde yapılan yardım dönemini sona erdirdik. Vatandaşımızı kolinin içindekilere hapseden değil, ihtiyaçlarını özgürce alabildiği sistemi getirdik. Yardım ekonomisinden ihale verilen bir tüccarın değil, kentteki tüm esnafların yararlanacağı bu sistemin adı Başkent Kart’tır.

 

İşte bu Başkent Kart, bizim dönemimizin en değerli projelerinden bir tanesidir. Gıda kolisinin içerisinde sadece makarna, pirinç, bakliyat gibi belirli ürünler oluyor. Oysaki bir evin ihtiyaçlarını en iyi anne-babalar bilir. Başkent Kart ile kimin ne ihtiyacı varsa onu alabileceği sistemi getirdik. Kimisi çocuğuna çikolata aldı, kimisi buzdolabını tamir ettirdi… Kimisi kulaklığını tamir ettirdi, kimisi eczane borcunu ödedi… Bu kart ile hem vatandaşlarımız mutlu oluyor hem de esnafımız kazanıyor. Bu kartlardan gelen komisyonları da bankalar yerine Belediyemize geliyor ve onları da sosyal yardım alan vatandaşlarımız için harcıyoruz. İşte, bizim en çılgın projemiz budur. Nesilden nesile süren yoksulluğu bitirmek için çalışmaktır.

 

Değerli Hemşehrilerim,

Bir gün akşam evde otururken bir mail geldi. Yurt bulamayan ve bu yüzden cami bahçesinde kalan kız çocuklarından bahsediliyordu. Bir de baktık ki, yurt sorunu ulusal bir kriz haline gelmiş.

 

Hepimiz işi gücü bıraktık, tek gündemimiz Ankara’mıza gelen gençler oldu. Oteller, misafirhaneler tuttuk; Belediye konutlarını barınma merkezleri haline getirdik. Çok şükür ki Ankara’ya gelen bir tek gencimizi bile sokakta yatırmadık, onların bir yıl kaybetmelerine engel olduk.

 

Çocuklarını Başkente gönderen ailelere dedik ki; “burası Ankara… Merak etmeyin… Evlatlarınız sadece sizin değil, bu vatanın da evlatları, bizlerin de evlatları… Onları eğitimlerinden mahrum etmeyeceğiz…” Ne mutlu ki bugüne kadar 13 bin öğrencimizi ücretsiz bir şekilde ağırladık. Başkent Gençlik Meclisi ile onların fikirlerini alarak kentimizi birlikte yönettik.

 

Ankara’da aylık 220 liraya sınırsız binişlik öğrenci abonmanı uygulaması bizim dönemimizde başladı. Öğrenci evlerinde yüzde 50 indirimli su tarifesi uygulamamız sürüyor. İhtiyaç sahibi gençlerimizin YKS/KPSS ücretlerini ödemeye devam ediyoruz. Belediye ölçekli e-spor merkezleri ve teknoloji merkezlerini ilk kez bu dönemde açtık. Bu merkezlerde yüzlerce gencimiz yazılımdan kodlamaya birçok nitelikli eğitim alıyor. Bu merkezlerde filizlenen firmalar artık büyük yatırımlar almaya başladı. İşte bir kentin dönüşümü tam olarak budur…

 

ODTÜ ve Dikimevi metro istasyonlarında kütüphaneler açtık. Sıhhiye’de Çok Katlı Otopark’ın altında açtığımız Genç Kafeterya’da her hafta yüzlerce öğrencimizi ağırlıyoruz. Yenileri için de gün sayıyoruz.

 

Ankara Büyükşehir Belediyesinin daha önce hiç kreşi yoktu. Şu anda 20 adet kreşle kentimize hizmet veriyoruz. Kesikköprü İngilizce Tatil Köyü’nde ve Gökkuşağı Kamu Pazarı’nda Seda Yekeler Vakfı iş birliğiyle evlatlarımıza ücretsiz İngilizce eğitimi vermeye devam ediyoruz.

 

Ankara’da artık çocuklarımıza tarama testleri yapılıyor. Ankara’da artık ilk kez bisiklet yolları yapılıyor. Yine, yeni evlenecek çiftlere SMA testi uygulaması da Türkiye’de ilk kez bize nasip olmuştu. Bunun yanında kadın sığınma merkezi ve kadın danışma merkezleri ile tüm kadınlar bu kentte daha güvenli adımlar atıyor. Aynı zamanda kadınlar saat 19.00’dan sonra otobüsten istediği yerde inebiliyor.

 

Sayın Genel Başkanım,

Yaşarken tedirginliğini ve zararlarını çok derinden hissettiğimiz ancak şu anda unutulmaya yüz tutan pandemi sürecini hep birlikte yaşadık. Gelin o günleri hep birlikte hatırlayalım…

 

Ankaralılar olarak bizler, 6 milyon kişinin tek yürek olduğunda, tüm zorlukları nasıl aşabileceklerini herkese gösterdik. İyiliğin hastalıktan daha bulaşıcı olduğunu tüm dünya, Ankara’daki dayanışma sonucunda öğrendi.

 

Deprem oldu, sel oldu, afet oldu… Allah tekrarını yaşatmasın. Ülkemizin başına hangi felaket gelirse gelsin bölgeye ilk giden kurumlardan olduk. Elazığ ve İzmir Depremi oldu, oradaydık. Batı Karadeniz’de sel oldu, oradaydık. Kıyı kentlerimizde yangınlar oldu, oradaydık. En son 6 Şubat depreminden etkilenen tüm illerimizde, vatandaşlarımızın yanındaydık. Ayrıca Ankara’da yapılan dayanışma organizasyonlarıyla da tüm Türkiye’ye örnek olduk.

 

Evet, değerli Ankaralılar… Kendinizle övünün… Ne mutlu ki sizler elinizi taşın altına koydunuz ve tüm dünya sizin dayanışmanızı örnek aldı. Aç kalmayan çocuğun, umutlu annelerin, mutlu babaların; çiftçinin, esnafın, gençlerin, afetzedelerin gülümsemesi oldunuz. Sağ olun, var olun, iyiliklerinizin hayat bulduğu bir ömre inşallah sahip olun…

 

Hatırlasınız, bir gün uyandık… Uzaktan eğitim yapılacak dediler… Çocuklar ailelerine internet konusunda baskı kurarken, zaten geçim sıkıntısı çeken aileler ne yapacağını kara kara düşünmeye başladı… Tamam, uzaktan eğitim verilecek de, ortada internet yok… O çocuk eğitimi nasıl alacak düşünen yok… İşte, o karamsar anda 918 köye internet bağladık, halen çalışıyor. Dünyada örneği yok! 73 meydana ve tüm EGO otobüslerine internet vermek, 74 bin çocuğa o mağdur anlarında her ay 10’ar GB internet vermek en büyük projelerden birisidir. İşte, bizim belediyecilik anlayışımız tam da budur.

 

Sayın Genel Başkanım,

Bize “ne yaptınız” diye soruyorlar… Bizler kendi dönemimizde en az bizden önceki dönemler kadar köprü yaptık. En az onlar kadar asfalt attık. En az onlar kadar kaldırım yaptık. Biz, reklam yapmadık. Halkın parasını reklam yapmak için harcamadık. Her projeye özel açılış yapmadık.

 

Bakınız, 30 yıl boyunca Başbakanların, Bakanların, Belediye Başkanlarının vadettiği İstasyon Caddesi Projesini tamamlamak bize nasip oldu. Sincan ve Etimesgut’un on yıllardır süren trafik çilesini çözdük. Her yağışta sel basan bölgenin altyapısını da baştan aşağı yeniledik.

Geride bıraktığımız bu 5 yılda, acil noktalarda 17 köprülü kavşak ile 12 bağlantı yolunu tamamladık. Eskişehir Yolu’ndan Şaşmaz’a, Türk Kızılayı Caddesi’nden Samsun Yolu’na kadar imal ettiğimiz bu kavşaklar sayesinde kazaların sayısı azaldı ve ekonomiden tasarruf edildi.

 

Ankara, kentsel dönüşümde de mağdur üreten bir kent haline gelmişti. Mamak, Dikmen ve Solfasol Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projeleri’nde hak sahipleri yıllarca unutuldu. İnsanlar yeni bir ev umuduyla evlerinden, komşularından, ata mahallelerinden uzak kaldı. Birçok hak sahibi, hayali gerçekleşemeden hayatını kaybetti… Geçen günkü kura çekimimize hak sahiplerinin yüzde 30’unun mirasçısı katılabildi. Belediyemiz ise 15 yıldır 5 milyar liranın üzerinde kira ödeyerek büyük bir mali yük ile baş başa kaldı.

 

İşte biz bu gidişata da “dur” dedik. “Eski dönem borcu” demedik, “kamuda devamlılık esastır” dedik. Mamak’ta ilk konutları teslim ettik. Dikmen’de temel attık, çalışmalarımız başladı. Solfasol’de tapu dağıtımı gerçekleştirdik. Konut üretmeye ve mağduriyeti gidermeye ara vermeden devam ediyoruz. İşte gökdelenler ve betonların yükseldiği bir kentte, asıl hak sahibi vatandaşlara yuvalarını kazandırmak gerçek belediyeciliktir.

 

Sayın Genel Başkanım, Değerli Hemşehrilerim,

Birazdan metro konusuna geleceğim ancak bırakın metroyu, bu kente 2013 yılından beri yeni otobüs bile alınmamıştı. Onlarca otobüs hurda halde hizmet ediyordu. Hemen harekete geçtik. Rengine Ankara halkının karar verdiği 400 adet kırmızı otobüsü hemşehrilerimizin kullanımına sunduk.

 

Yeni otobüslerimize ve personelimize yeni yerleşkeler yaptık.  EGO Mamak 3. Bölge Yerleşkemizi ve EGO Gölbaşı 1. Bölge Yerleşkemizi hizmete açtık.

 

Göreve başladığımızda Ankara’da değil devam eden, projesi çizilmiş bir tek metro hattı olmadığını öğrendik. Bırakın metro hattı yapmayı, Bakanlığın Belediye’den yapacağı metro kesintisinin oranını biz göreve gelir gelmez bir gecede çıkarılan kararname ile değiştirdiler. Belediyeden yapılacak olan kesinti tutarı 125 milyon lira olması gerekirken, güncel olarak 5 milyar 750 milyon lira kesinti yaptılar. Çayyolu metrosunun parası ödendi. Devasa yatırımının bedelini bizden 5 yılda tahsil ettiler.

 

Oysa ki metro yatırımları 10 yıl, 15 yıl, 20 yıl gibi uzun soluklu kredilerle yapılır. Ama maç oynanırken kuralı değiştirip 5 yılda bu parayı Belediye’mizden söke söke aldılar.

 

Şimdi, sizlerin huzurunda iki soru soracağım… Birincisi, bu para Mansur Yavaş’ın şahsi parası mıydı yoksa Ankara halkının parası mı? Siz kimi cezalandırmış oldunuz? Kimin için yapılacak yeni yatırımları engellemiş oldunuz? Ucuz oranlı, uzun vadeli kredi yerine 5 senede aldığınız para Ankara halkının parası değil miydi?

 

Şimdi de ikinci soruyu soruyorum. Parasını Ankara Büyükşehir Belediyesi ödediğine göre Çayyolu metrosunu Bakanlık mı yapmış oluyor, yoksa biz mi yapmış oluyoruz? İşte, bu soruların takdirini yine sizlere, milletimizin vicdanına havale ediyoruz.

 

Diyorlar ya “metro ne oldu, metro ne oldu” diye… Belediye tarafından 25 yıl boyunca bir metre bile metro hattı yapılmadı ama nedense herkes metroyu sorar oldu.

 

Merak etmesinler… Onu da biz yapıyoruz… Dedik ya, mazeret üretmeyeceğiz… İş üreteceğiz… Mamak Metrosu için göreve gelir gelmez kolları sıvadık. Projesini tamamladık, resmi prosedürleri sonuçlandırdık. Kredisini bulduk. 7.43 kilometrelik metronun temelini inşallah bu dönem atmayı hedefliyoruz.

 

9.6 kilometrelik Koru - Bağlıca ve Koru - Yaşamkent, 7.6 kilometrelik Keçiören – Ovacık ve 14.3 kilometrelik Kızılay  - Dikmen metro hatlarımızın proje ihalelerini yaptık, projelerini yine bu dönemde tamamlayıp hemen onay için Bakanlığa göndereceğiz.

 

Ankara'nın iki ayrı hattı birbirine ring şeklinde bağlayacak olan ilk metro hattının proje çalışması için de harekete geçtik. Çayyolu metrosunu hem hızlı tren istasyonuna hem de Sincan metrosuna bağlayacak 11.6 kilometrelik hattın proje ihalesini yaptık, proje çalışmalarına başladık.

 

Toplamda 5 ayrı hatta 50,65 kilometrelik metro projesi için süreci gün kaybetmeden sürdürüyoruz.

 

Vatandaşlarımızdan sıkça havalimanı metrosu hakkında da sorular alıyoruz. Havalimanı Metrosu Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı uhdesindedir. Belediyemizle ilgisi yok. Projesi yapılmasına ve yatırım programına alınmasına rağmen İstanbul’da Ekrem Başkanımızla metro yarıştıranlar Ankara’da metro yapmıyor. “Verin, biz yapalım” dedik. Resmi yazı yazdık ama olumsuz cevap aldık. “Biz yapacağız” dediler. Buyurun, bir an önce bu metroyu yapın. Nasıl olsa parasını yine Belediyeden almayacak mısınız? O metroyu da biz yapmış olacağız… 2024 yılı bütçesinde Ulaştırma Bakanlığının havalimanı metrosu için ayırdığı para sadece 3 bin lira… Demek ki yapmayı yine düşünmüyorlar…

 

Bitmedi… Yakıt zamları ve artan maliyetler yüzünden EGO bütçesini bugüne kadar 6,5 milyar lira sübvanse ettik. Çünkü ekonomik güçlüklerin farkındayız. Bu yüzden bilet ücretlerini düşük tutuyor, özel halk otobüslerine ise 271 milyon lira destek olarak hem esnafımızın hem de vatandaşlarımızın bütçesine katkı sağlıyoruz.

 

Sayın Genel Başkanım, Kıymetli Ankaralılar,

Bizim en çılgın projemizin Ankaralı üreticiyi zengin etmek olduğunu hep söylemiştik. Hans’ı, Corc’u zengin ederken kendisine düşen payı alan zihniyeti ortadan kaldıracağımıza söz vermiştik. Şimdi hep birlikte bir kentin üretim süreçlerinin nasıl değiştiğini izleyelim…

 

Ne mutlu ki, geride bıraktığımız 5 yılda Türkiye’nin yerel bazda en kapsamlı kırsal kalkınma desteklerini biz verdik. Çiftçimize 5 yılda 860 milyon liralık yatırım yaptık, yerli üreticilerimizden ve kadın kooperatiflerinden Başkent Market aracılığıyla 830 milyon liralık alıp yaptık. 45 bin üreticimize Başkent Çiftçi Kartı teslim ettik. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçilerimizin yüzde 80’ine, evet yüzde 80’ine destek verdik. KIRBİS adını verdiğimiz sistemle artık uydudan toprak analizleri yapıp çiftçimize otomatik olarak mesajla bilgi verebiliyoruz. Ayrıca 18 ilçede tarımsal üretime katkı ve çiftçilik uygulamalarında ulaşım kolaylığı sağlanması adına 130 adet köprü ve menfez çalışmasını tamamladık.

 

Biliyoruz ki artık dünyada en çok iklim değişikliği ve gıda temininde yaşanan güçlükler konuşulacak. Bizler de bu yüzden çiftçilerimizin en iyi bildiği işi yapmalarını istiyoruz. Onların kazanmalarını, kent ekonomisine ve gıda teminine katkı sağlamalarını istiyoruz. Biz, peki neyi istemiyoruz? Onların ekonomik zorluklar nedeniyle merkeze göç edip asgari ücretle iş aramalarını ve nesilden nesile fakirliğe mahkûm olmalarını asla istemiyoruz… İşte, belediyecilik budur… Gerçek belediyecilik budur.

 

Sayın Genel Başkanım, Değerli Hemşehrilerim,

Göreve başlamadan önce söz verdiğimiz en değerli konulardan birisi de yeşil alanlar ile ilgiliydi. “Ankara’yı yeşile boğacağız” demiştik.

 

Sözümüzü tuttuk… 5 yılda 100’den fazla yeşil alanı Ankara’mıza kazandırdık. Kentin dört bir yanında yeni parklar ve rekreasyon alanları açtık. BAKAP’tan Lodumlu’ya, Çubuk 1 Barajı’ndan 30 Ağustos Zafer Parkı’na, Hacı Kadın Kent Ormanı’ndan Gazi Park’a kadar birçok yeşil alanı kentimize kazandırdık.

 

Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı olan Başkent Ankara Kalkınma Projesini Ankara’mıza kazandırdık. Tam 3,5 milyon metrekare… Burası önceki dönemde konut alanıydı. Şehir Plancıları Odası dava açtı, plan iptal edildi. Biz ise orayı derhal üretim merkezi ve yeşil alan haline getirme kararı aldık.

 

Betonlar dikmek yerine bizim yaptığımız BAKAP, belki de yüzyıl boyunca kentimize ve halkımıza hizmet edecek. İşte fark budur, belediyecilik budur.

 

Batıkent Rekreasyon Alanı’nın 1. etabını yakın zamanda açıyoruz. Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’nın birinci etabını açtık, ikinci etabını tamamlamak üzereyiz. Hepimizin çocukluk alanlarında yer alan hayvanat bahçesini tekrar kentimize kazandırıyoruz. Evcil hayvanların bulunacağı parkımızda vahşi hayvanlar ise dijital olarak sergilenecek. Ankara’da önümüzdeki yaz, ailelerin yazı olacak. Her hafta binlerce ailemizi yeni hayvanat bahçemizde ağırlayacağız.

 

BAKAP 2. Etap ve Göksu 2. Etap Rekreasyon Alanı gibi yeni yeşil alanlarımız için de çalışmalarımız sürüyor. Keçiören Ovacık Parkı’nı tamamladık. İşte tüm bu projeler sonucunda, 25 yılda yapılandan daha fazla yeşil alanı bizler 5 yılda Ankara’mıza kazandırmış olacağız… Onlar gökdelen diktiği için bizler güneşe hasret kalmıştık. İşte biz bu hasreti, yeşil alanlarda attığımız devasa adımlarımızla vuslata erdirdik.

 

Tüm bunları yaparken de Ankara caddelerinde ve parklarında kullanılan çiçekleri kendi kurduğumuz seralarda yetiştirdik. Köyde yaşayan kadınlara sözleşmeli üreticilik yaptırmak suretiyle üretim yaptık. Bir anlayışın baştan aşağıya değişmesi tam olarak budur…

 

Sayın Genel Başkanım, Kıymetli Hemşehrilerim,

Cemre Parkı’nda açtığımız Alzheimer Merkezimizde, Alzheimer ve Demans tanısı konulan vatandaşlarımızı misafir ediyoruz. Sincan ve Anıttepe’deki mola evlerimizde engelli çocuklarımızı misafir ediyoruz.  Altınpark ve Dikmen’de açtığımız Yaşlılar Lokalimizde çınarlarımızı ağırlıyoruz. Özgür Köy Bağımlılıkla Mücadele Merkezi’mizde ise gençlerimizin bağımlılıkla mücadelelerinde yanlarında oluyoruz. Ayrıca tüm Aile Yaşam Merkezleri’nde bağımlılıkla mücadele merkezleri açıyoruz. Çok yakında da Otizm Oteli’ni kentimize kazandırmış olacağız.

 

Ankara’nın dışa açılan yüzü AŞTİ’yi baştan aşağı yeniledik. Tavandan tabana, havalandırma sistemlerinden büfelere kadar büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik; kütüphane ve sergi alanları açtık.

 

Balık Halini yeniledik. Başkent İlçeler Terminali’ni hizmete açtık. BELPLAS şirketimizin kurduğu fabrikalarda kullanılmış plastikleri damlama sulama borusu haline getirip kırsal mahallelerdeki üreticilerimize, ömrünü tamamlamış ağaçları ise yakacak pelete dönüştürüp sobaları için sosyal yardım alan ailelere dağıtmaya başladık.

 

Sayın Genel Başkanım, Değerli Ankaralılar,

Yıllarca ihmal edilen bir diğer konumuz da İtfaiye Teşkilatımızın eksiklikleriydi. Yeni alınan araçların ve sadece İtfaiyecilik bölümü mezunlarından liyakatle işbaşı yapan personelimizin yanı sıra, 5 adet yeni itfaiye istasyonu açtık, 2 adet daha istasyonumuzu tamamlamak üzereyiz. Düşünebiliyor musunuz, kentimizdeki tek köpük kulesi aracı 93 modeldi ve Sayın Karayalçın döneminde alınmıştı. Biz yeni köpük kulesi aracı aldık, 2 adet köpük kulesi aracını da organize sanayi bölgeleri ile iş birliği yaparak filomuza kazandırdık. Ayrıca yine ilk kez 546 adet tankeri kırsal mahallelere dağıttık ve eğitimlerini verdik. Bir yangın anında, insan canının en değerli olduğu ve saniyelerin saatlere dönüştüğü o anda, itfaiye olay yerine gidene kadar müdahale edilebilsin istedik.

 

Haymana, Beypazarı, Çubuk ve Mamak Aile Yaşam Merkezlerini kentimize kazandırdık. Altınpark Yüzme Havuzu’nun açılışı için gün sayıyoruz, tamamlamak üzereyiz. Belpa Buz Pateni Sahası’nı da yeniden kentimize kazandırmak için çalışmalarımız sürüyor, yakında açacağız…

 

Burada çok değerli bir bölümü Ulus projelerimize ayırmak istiyorum. Ankara Kalesi İçkale 1. Etap ve 2. Etap Restorasyon çalışmamızı tamamladık, 3. Etap için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tarihi Ulus bölgesindeki Roma Tiyatrosu Restorasyonu, Arkeopark, Anafartalar Çarşısı Yenileme projelerimizi tamamladık. Ulus’un Tarihi Halini yeniledik, geçtiğimiz haftalarda açılışını yaptık. Gençlik Parkı Başkent Tiyatroları’nda kapsamlı tadilat ve yenileme projesini tamamladık. EGO Genel Müdürlüğümüzü eski Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü binasına taşıyarak yaklaşık 900 personelimizi Ulus’a taşıyoruz.

 

Yetmedi, Ulus Çarşısını yeniledik, gençlere teknoloji merkezi, genç avukatlara meslek ofisi haline getirdik. Anafartalar Belediye Çarşısını yeniledik. 100. Yıl Çarşısı’nı yıktık, yerine kent meydanı yapıyoruz ve bu meydan projemizde bitmek üzere. Önceki dönemde başlayan Ulus Kültür Merkezi, Kapalı Çarşı ve Dolmuş Durakları Projesi’ni de en kısa sürede tamamlayacağız.

 

Yenileme çalışmalarının ardından aydınlatma çalışmaları da yaparak Ulus’a başka bir kimlik kazandırıyoruz. Gelişmiş ülkelerde “old town” denilen ve turist çeken merkezlerden en güzeli Ulus olacak. Trafiği yerin altına alma projemizi de tamamladık, Koruma Kurulu’na sunduk.

 Ben bu konuda Beypazarı deneyimim nedeniyle çok iddialıyım. Orada da, “bir gün bu çarşıda kalabalıktan adım atamayacaksınız” dediğimde inanmayanlar olmuştu. Daha sonra Belediye hoparlöründen Beypazarılı hemşehrilerimize “çarşıya çıkmayın, çok kalabalık” anonsu yaptırdığımız günleri yaşamıştık. İşte bu günleri inşallah Ulus’ta da fazlasıyla yaşayacağız ve Ankara’nın geleceğine en büyük mirası bu çalışmalarla bırakacağız.

 

Kültürün ve sanatın Başkenti haline getirdiğimiz Ankara’da bugüne kadar 1717 adet konser, tiyatro, sergi gibi etkinlik gerçekleştirdik. Kentlinin kentini tanıdığı ve esnafın da bütçesine katkı sağladığı kent ilçe gezilerimize bugüne dek 100 bin vatandaşımız katıldı. Belmek ve Beltek’te eğitim gören kursiyerlerimizin sayısı 112 bine ulaştı.

 

Sporda ise ASKİ Spor, EGO Spor, Ankara Büyükşehir Belediyespor ve Fomget Kadın Futbol Takımımız ile tarihimizin en başarılı günlerini yaşıyoruz. Şu ana kadar 370 kez uluslararası, 1500 kez ulusal başarı elde ettik. Kadın futbol takımımız Süper Lig Şampiyonu oldu. Adeta Ankara’da sporun dışarıya açılan kapısı olduk. Ankaragücü’müze de, Gençlerbirliği’mize de, Keçiörengücü’müze de,  amatör spor kulüplerimize de sürekli olarak destek olduk. Her yıl sıcak mevsimlerde 17 parkta spor etkinliği düzenledik. Rıza Kayaalp & Taha Akgül Spor Salonu’nu yaptık. Ampute Futbol Parkı’nı yaptık. Şaban Yılmaz Yağlı Güreş Tesisi’ni açtık. Sincan Yüzme Havuzunu ise yakında kentimize kazandırmış olacağız.

 

Sayın Genel Başkanım, Değerli Ankaralılar,

Projelerimiz ulaşımı kapsıyor. Üretimi kapsıyor. Altyapıyı, yeşil alanları, kültürü, sporu, eğitimi, sosyal belediyecilik uygulamalarını kapsıyor. Harcanan her kuruşun hesabını vererek çalışmayı, kente değer katmayı kapsıyor.

 

Ankaralının parasını kendi paramız gibi harcamaya devam edeceğiz. Nasıl kendi cebimizdeki parayı harcarken düşünerek harcıyorsak, Ankaralının parasını da israf etmeden harcayacağız. Bize emanet edilene hıyanet etmeden çalışmaya devam edeceğiz.

 

Şimdi sizden bir 5 yıl daha bu anlayışı sağlamlaştırmak ve yarım kalan projeleri tamamlamak için görev istiyoruz.

 

Kimseyi ayırt etmeyen yönetim anlayışımızla Ankara’yı bir 5 yıl daha birlikte yönetmeye hazır mısınız?

 

Hakkı, hukuku; adaleti ve dayanışmayı bu kentin dört bir yanında yeniden yaşatmaya hazır mısınız?

 

Kimseyi ayırt etmeyen, herkesi eşit gören bu anlayış için bizimle bir 5 yıl daha yürümeye hazır mısınız?

 

Bizde hazırız. Önce Allah’a sonra sizlere inanıyor, sonra sizlere güveniyoruz.

 

5 yıl boyunca bizlere edilmedik iftira kalmadı… Yalan kalmadı... Tuzak kalmadı… Ama ne mutlu ki karşınıza alnımız ak, başımız dik bir şekilde çıkabiliyoruz. Ne mutlu ki halkın arasında korumasız gezebiliyoruz. Allah’a şükür ki namusumuzla, şerefimizle, haysiyetimizle, üstümüze tek bir leke dahi sürülmeden dönemimizi tamamlıyoruz.

 

Allah, bize güvenip destek olan ve bu hizmetleri yapmamıza vesile olan sizlerin başını asla öne eğdirmeyeceğimiz daha nice yıllar nasip etsin. Doğruluk yolundan asla vazgeçmeyeceğiz.

 

Her zaman dediğim gibi, bu kenti Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır, dünya başkentleriyle yarışır bir kent haline hep birlikte getireceğiz.

 

Projelerimizin yapımında emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Onları temsilen birkaç arkadaşımızı buraya almak istiyorum. Başta pandemi ve afet dönemi olmak üzere çalışmalarıyla hep gururumuz oldular.

 

Bu duygularla, başta Sayın Genel Başkanımız olmak üzere salonu dolduran herkese çok teşekkür ediyorum. Birlikte ışık saçmaya, umut olmaya, hakikati anlatmaya ve gerçek belediyecilik yapmaya devam edeceğiz. Hepinize en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Allah’a emanet olun."

27 Oca 2024 - 23:08 - Gündem

Mahreç  Zehra Önen


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sonsöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sonsöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sonsöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sonsöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.