Hamilelikte yüksek ateşe dikkat!

Ayşe Jülide ÖZDEM/ANKARA Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Meral Sönmezer konu hakkında önemli bilgiler verdi.

İnsan vücudunun normal ısısının üzerine çıkması ile seyreden ateş yükselmesi, tipik olarak belirli bir dereceye kadar tehlikeli olmasa da hamilelik esnasında ortaya çıktığında, gelişmekte olan fetüsü olumsuz etkileyebilmektedir. Tıpta hipertermi olarak da adlandırılan yüksek ateş tanısı ise normal vücut ısısı olan 36-37 derece (°C) arasındaki değerlerin artmaya başlamasıyla konulmaktadır. Vücuttaki olağandışı bir durumun ilk belirtilerinden olan ateş yüksekliği, aynı zamanda vücudunsavunma mekanizmasının etkin olduğunu da göstermektedir. Öte yandan yüksek hormon seviyeleri ve vücut direncindeki farklılıklar nedeniyle hamilelerdeki ateş yükselmesi çok daha dikkate alınması gereken bir durumdur.

Hamilelikte neden ateş yükselmesi görülür?

Anne adayının vücut ısısının yükselmesi genellikle bir enfeksiyona işarettir. Bu sebeple düşmeyen ateş durumlarında vakit kaybetmeksizin tedaviye başlanması önemlidir. Hamilelik döneminde sık görülen akut üst solunum yolu enfeksiyonları, genital enfeksiyonlar, idrar yolu enfeksiyonları ve gribal enfeksiyonlar bu soruna neden olabilmektedir.

Bunun yanı sıra gebelikte ortaya çıkabilen ve enfeksiyon dışı sebeplerle olduğu bilinen yüksek ateş sorunundan da söz etmek mümkündür. Bu ise genellikle yüksek ısılı ortamlarda uzun süre bulunmanın, güneş çarpmasının veya gıda zehirlenmesi ve alerjik reaksiyonlar gibi faktörlerin etkisiyle görülmektedir. Tüm bunlara göre aşağıdakiler de dahil olmak üzere hamilelikte ateş yükselmesi nedenleri şunlardır:

  • Akciğer iltihaplanması,
  • Bademcik iltihabı,
  • Viral gastroenterit,
  • Piyelonefrit

Hamilelikte ortaya çıkan yüksek ateşe hangi belirtiler eşlik edebilir?

Vücut sıcaklığı birçok etkene bağlı ufak değişiklikler gösterebilmektedir. Ancak süregelen bir ateş yükselmesinin özellikle gebelikte vakit kaybedilmeden kontrol altına alınması da oldukça önemlidir. Buna göre bir anne adayının vücut ısısı, 5 bölgeden ölçülebilmektedir:

  • Koltuk altı veya alın: Bu bölgeden ölçülen vücut ısısı 37,4 derecenin üzerindeyse yüksek ateş olduğu kabul edilmektedir.
  • Ağız: Bu bölgeden yapılacak ölçümde yüksek ateş tanısı konulabilmesi için 38 derece ve üzerinde bir sonuç elde edilmesi gerekmektedir.
  • Rektum veya kulak: Bu bölgelerde ise çoğunlukla 38,3 derece ve üzeri değerler yüksek ateş olarak değerlendirilmektedir.

    Yüksek ateşle birlikte görülen belirtiler, çoğunlukla altta yatan temel sorun hakkında da ipucu verebilecek niteliktedir. Buna göre gıda zehirlenmesinin neden olduğu yüksek ateşe muhtemel karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma semptomları eşlik etmektedir. İshal ve kusma, gebelikte önemli bir problemdir. Öyle ki vücudun susuz kalmasına sebep olabilen bu durumlar kasılmalara ve erken doğuma yol açabilmektedir. Bu nedenle ishal ve kusmanın görüldüğü durumlarda kaybedilen hayati elektrolitlerin mutlaka yeniden vücuda kazandırılması gerekir.

Herhangi bir enfeksiyona bağlı ateş yükselmelerinde ise çoğunlukla aşağıdaki belirtiler de eş zamanlı ortaya çıkmaktadır:

  • Rahat nefes alamama,
  • Sırt ve eklem ağrısı,
  • Titreme,
  • Burun akıntısı veya burun tıkanıklığı,
  • Terleme ve baş dönmesi,
  • Halsizlik ve baş ağrısı.

Hamilelikte Ateş Yükselmesinin Zararları

Gebelikte ateş yükselmesinin zararları, gebelik haftası ve vücut ısısı artış derecesi ile doğrudan ilgilidir. Bununla birlikte ciddi zararların özellikle 39 derece ve üzeri ateşle birlikte ortaya çıktığı da bilinmektedir. Buna göre zararlı etkileri, 3 trimester için ayrı ele almak daha doğrudur.

Birinci trimester

İlk üç aylık dönem, gebelikte yüksek ateşin en tehlikeli olabileceği dönemdir. Anne karnındaki bebeğin organ oluşumlarının devam ettiği bu dönemde, ateşin yükselmesinin bir sonucu olarak düşük riski artabilmekte, baş bölgesinde mikrosefali gibi gelişim anomalileri oluşabilmekte, ayrıca gözde, damakta, çenede, kalpte, kol ve bacaklarda da anomaliler görülebilmektedir.Yine bu aylardaki ateş yükselmesi nöral tüp defektleri adı verilen ve sinir sisteminde oluşum kusurlarına yol açan bir problemin ortaya çıkmasında da etkendir. Öte yandan bebekte oluşabilecek zeka gerilikleri de bu aylarda görülecek yüksek ateşle doğrudan bağlantılı olabilmektedir.

İkinci trimester

Bu üç aylık dönem ise yüksek ateşin bebeğe en az zarar verdiği dönemdir. Bu aylarda görülen yüksek ateş ile nadiren erken doğum ve su kesesinin erken açılması gibi sorunların ortaya çıktığı rapor edilmiştir. Öte yandan yapılan bazı çalışmalar, özellikle ikinci üç aylık dönemde ortaya çıkan ateş ile otizm arasında bir bağlantı olduğu yönünde bilgiler de içermektedir. Ancak bu da oldukça düşük olasılıklı bir ihtimaldir.

Üçüncü trimester

Son üç aylık dönemde ise yüksek ateş ile çoğunlukla su kesesinin erken açılması ve bir takım enfeksiyonlar nedeniyle amniyon sıvısının iltihaplanması durumları görülmektedir.Korioamnionitis olarak adlandırılan bu sorun hem anne hem de bebek için hayati önem taşıyan ciddi bir hastalıktır. Bu dönemdeki yüksek ateş aynı zamanda erken doğum ağrılarının da bir sebebidir.

Hamilelikte yüksek ateşten korunma ve tedavi yöntemleri

Op. Dr. Meral Sönmezer,”Tedavinin sağlanabilmesi için öncelikle yüksek ateşe sebep olan asıl nedenin anlaşılması gerekmektedir. Elbette ki ilk müdahale, ateşin sağlıklı biçimde düşürülmesi yönünde olacaktır. Ateşe yol açan faktör enfeksiyona bağlı ise gebeliğe uygun antibiyotik tedavisine başlanabilir. Bununla birlikte hekim tavsiyesi ile ılık duşlar alınabilir, soğuk kompres uygulanabilir ve parasetamol grubundan uygun ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir.Ateş yükselmesi her zaman engellenemese de riski azaltabilecek bazı önlemleri almak mümkündür. Bu tedbirler arasında vücut direncini artırmak için sağlıklı ve dengeli beslenmek, kalabalık ortamlardan kaçınmak, hekim tarafından önerilen vitaminleri kullanmak, çok sıcak veya çok soğuk günlerde dışarı çıkmamak ve açık hava yürüyüşlerini ihmal etmemek sayılabilmektedir.”dedi.

20 May 2023 - 06:33 - Sağlık

Mahreç  Ayşe Jülide Özdem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sonsöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sonsöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sonsöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sonsöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.