Güzel Günler Gelecek

0
79

Bir şiir vardı, ‘’Falcı baktı falıma, dedi güzel günler gelecek’’ diye başlayan. İnanıyorum o falcıya. Kötü şeyler söylese inanmazdım. Tabiki iyi şeyler olacak. Kötüsüne inanmıyorum ki ben. Çok az da olsa havalar düzeliyor. Yağmur da yağacak. Daha ne isteyelim ki biz.

Çocuklar, kar istiyordu. O da oldu. İzmir’e kar yağmasa da Karşıyaka Belediyesi, Manisa Spil Dağı ‘ndan getirdiği karı Tersane Kafe önündeki beton zemine döküp, çocukları hayalleriyle buluşturdu.

İzmir’e yağan kar, havada erise de çocuklar Alaybey Muhtarı Servin Akkuş’a yazdıkları dilekçelerle muratlarına erdiler. Muhtar çocukların dilekçelerini bir üst yazıyla Belediye Başkanı Cemil Turgay’a iletti. Başkan da çocukların isteklerini hemen yerine getirdi. Doya doya kartopu oynadılar. Kardan adam yaptılar.Bir zaman sonra elleri üşümeye başlamıştı ama, onlar farkında bile olmadı. Evlerine dönerken hepsi de muhtarlarına ve belediye başkanına teşekkür etti. Gece rüyalarında kartopuna devam ettiler. Sadece onlar mı ? Anneleri babaları da.

İZMİRLİLER İÇİN KAR ÖNEMLİDİR

İzmirliler için kar önemlidir. Duydular mı kar yağdığını doğru yollara düşer Manisa tarafına kar görmeye giderler ve araçlarının üzerinde bir karış karla dönerler. Evlerde bir ay karlı hikayeler anlatılır. İzmir’e yakın köylerde ; Çiçekliköy’de Yakaköy’de büyükbabalar geçer ocağın başına.Odunun çıtırdısı, insanların yüzünde dalgalanan alevlerin o hoş görüntüsüyle başlar anlatmaya.

‘’Bir gün, yine böyle bir kış günüydü, evde odun bitti bitecek.Mecburen ormandan odun getireceğiz. Mustafa Emminle , kalınca giyindik. Dışardan kurt ulumaları geliyor.Ahırın kenarına epeyce odun yığmıştık ama kış uzun sürdü. Yetiremedik…..’’

Diye başlar, karlı dağların ardında devam eder.Bir macerayla sona erer. Ah ne günlerdi o günle..diye bir hayıflanma hikayenin cilasıdır. Söyleyişte buruk bir kar özlemi vardır. Herkes karın çilesini unutur, hasretiyle burulur.

HER ÇOCUĞUN BİR CAN DOSTU MUTLAKA VARDIR

İzmir’de evlerinde kedi – köpek besleyen çoktur. Zaten sokaklarda da her mahallenin can dostları vardır. Herkesin malını mülkünü aracını tanır sahip çıkarlar.İsimlerini çocuklar vermiştir. Kimi tüyünden, kimi gözünün renginden, kimisi de cevvallığından, asil duruşundan almıştır ismini. Maviş, karam, kahraman, kont. Hepsi de bilir adını ve gurur duyar. Onlar okula giderken uğurlar, dönüşlerinde karşılar.Çocuklar da hiç ihmal etmez onları. Yaz – kış yemeğini suyunu verir, üşümemeleri için de özen gösterirler.

Ne güzel şey şu dostluk. Adına ‘’Sevgi’ dediğimiz sıcak duygular. Çevrende hep gülen yüzler görmek ne harika. Ne güzel bir yer olurdu şu dünya, bütün insanlar dost olsa.

KORONA DA GİDİYOR MU NE ?

Şu korona denen illet de gidiyor mu ne Aşılar işe yarıyor. Mart ayında rahatlıyacağız deniyor. Gitsin gitsin.. Zaten biz onu hiç sevmemiştik. Onun yüzünden en yakınlarımıza bile şöyle sıkı sıkıya sarılamamıştık. Okullarda arkadaşlarımızdan ayrı düştük. İşyerlerinde, sanki küsmüşüz gibi birbirimizden uzak durmaya özen gösterdik. Mart’ta, bilemedin 3 -5 aya kadar da gitmesinde görelim.

Ey korona korona

Üzüyorsun sen bizi

Sabrediyoruz diye,

Attırma tepemizi !

Ülkeleri dolaştın,

Sen haddini çok aştın.

Halâ ne duruyorsun

İşin bitti be şaşkın !..

Sevginin egemen olduğu bir dünyada tüm güzellikler sizlerin olsun. Unutmayın, güzel günler gelecek. Her şey çok daha güzel olacak.