Güven bunalımı derinleşiyor

0
146

İktidar enflasyon oranlarını açıklıyor; vatandaş inanmıyor, güvenmiyor.İktidar işsizlik oranlarını ve işsiz sayılarını açıklıyor; vatandaş inanmıyor, güvenmiyor.İktidar Covid-19 hasta sayılarını açıklıyor; vatandaş inanmıyor, güvenmiyor.

İktidarın en yetkili ağzından demokrasi, hak hukuk getireceğiz açıklaması yapılıyor; vatandaş inanmıyor, güvenmiyor.

Ekonomi yönetimi büyüyeceğiz, zenginleşeceğiz diyor; vatandaş inanmıyor, güvenmiyor.

Bakan çıkıyor işsizlik düşecek, şu kadar kişiyi iş sahibi yapacağız diyor; vatandaş inanmıyor, güvenmiyor.

İşin açığı bu günkü iktidara yönelik çok büyük bir güvensizlik var ve her geçen günde bu güvensizlik artıyor, derinleşiyor.

Bu kadar büyük bir güven bunalımı neden ve nasıl oluştu iktidarın bu soruyu kendisine sorması ve acilen bir cevap bulması gerekiyor.

Bakınız ekonomi güven ve beklentiler ile çok iç içe giden bir sosyal davranışlar bütünüdür. Güven olmazsa beklentiler hep en kötüye yönelir.

Şöyle bir düşünün güvenmediğiniz bir marketten alış veriş yapmak ister misiniz? Elbette hayır ya fiyatlar yüksek kazıklanır mıyım, yahut da burada satılanlar bozuk mu değil mi diye endişeye kapılırsınız. Güvenmediğiniz kişiler ile ortak işe kalkışır mısınız, yahut da güvenmediğiniz bir patronun şirketine yatırım yapar mısınız? Elbette hayır. Korkar kazıklanırım, dolandırılırım diye düşünürsünüz.

Ekonomik beklenti ve davranışları etkileyen en önemli unsur güvendir, güven subjektif, bir manada duygusal bir durumdur; çok zor inşa edilir ama çok kolay yıkılıp, tuzla buz oluverir.

Siz yıllarca çekinizi senedinizi, borcunuzu harcınızı günü gününde, tamı tamına ödeyin sonra iki üç defa gününde, söz verdiğiniz tarihte ödemeyin inşa ettiğiniz o “bu tüccar sağlam, borcuna sadık, gününde öder” algısı bir anda yerle yeksan olur, buharlaşır gider.

Mükemmel kalitede ürünler üretin, herkesin güvenini kazanın sonra bir partide hatalı ürünler çıksın insanlar, şikayet etsin bir anda firmanızın karizması çizilir, bu marka “dandik ürünler” satıyor algısı alnınıza yapışıverir, bir daha da kolay kolay silemezsiniz.

Çok nefis yemekler yapan bir lokantaya defalarca gider son derecede memnun kalırsınız, lakin bir defa çorbanızdan sinek çıksa demediğinizi bırakmaz, bir daha o lokantaya her gittiğinizde acaba çorbadan gene sinek çıkacak mı diye endişelenirsiniz. Aynı lokantada çorbanızdan ikinci bir defa sinek çıkarsa da oraya bir daha adım atmaz, herkese de o lokantanın pisliğinden, iğrençliğinden bahseder durursunuz.

Bunlar günlük hayattan, hiç kimsenin itiraz edemeyeceği insan davranışlarına yönelik örnekler, peki siyaset ve devlet yönetimi için durum farklı mıdır?

Elbette hayır bir politikacı için güven her şeyden önemlidir! Bakınız Trump Covid-19 salgını ile mücadelede son derecede ciddiyetsiz davrandı, kendisine olan inancı ve güveni zedeledi. Yıl başında başkanlık seçimlerini kazanmayı nerede ise garantilemişti, kimse Biden’a şans tanımıyor, herkes Trump’ın ikinci dönem başkanlığına hazırlanıyordu. Salgın ile mücadelede gösterdiği ciddiyetsiz tutum sonucunda ortaya çıkan güven bunalımı Trump’ı koltuğundan etti, seçimlerde ciddi bir hezimet yaşamasına sebep oldu.

Güven bunalımının koltuğundan ettiği siyasetçileri saymaya sayfalar yetmez, üstelik bu durum tek bir ülkeye, tek bir sisteme de özgü değildir. İster demokratik bir cumhuriyet olsun isterse bir krallık fark etmez insanların güvenini kaybeden her politikacı, her kral hatta her sistem eninde sonunda iktidarını, koltuğunu, tacını, tahtını kaybeder. İnsanlar kendilerine güven ve umut verecek yeni sistemlerin, yeni liderlerin arayışına girer.

Sadece ekonomik ve siyasi sistemler güven bunalımından etkilenmez, inanç sistemleri ve dinler dahi kitlelerin güvenine muhtaçtır. Avrupa’da kilise egemenliğinin ve engizisyon sisteminin çökmesinin asli sebebi bile kara veba salgını ile baş edemeyen kiliseye olan güvenin çökmesidir. Daha önce de Roma dininin pagan tanrıları veba ile baş edemediği için insanların güveni ve inancı çökmüş, imparatorluğun Hristiyan inancını benimsemesinde bu güven bunalımı çok önemli bir rol oynamıştı.

Lafı epeyce uzattım, son söz olsun iktidara tavsiyemdir; algı operasyonlarını, yandaş medya ve kanal ayarlamalarını, sosyal medya da operasyon çekecek troll beslemeyi bırakın, güveni tesis etmek istiyorsanız önce gerçekleri dile getirin ve halka gerçek durumu tüm çıplaklığı ile anlatın. Sonra da partili yandaş gözetmeyi bırakarak, sorunları çözebilecek, liyakat ehli insanları iş başına getirin yoksa bu gidiş gidiş değil, güven bunalımı bu kadar derinken hiçbir sorunu çözemez ve ülkeyi yönetemezsiniz, demedi demeyin…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz