GMD, 4’ÜNCÜ YAŞINI ANKARA’DAKİ YENİ OFİSİNİN AÇILIŞINDA KUTLADI

0
82
- Reklam -

Genç Medyacılar Derneği (GMD), 4’üncü kuruluş yıl dönümünü Ankara’daki yeni ofisinin
açılışında düzenlediği etkinlikle kutladı.

ESMA ALTIN– Genç Medyacılar Derneği (GMD), 4’üncü yıldönümünü Ankara’daki yeni ofisinin açılış etkinliğinde basın sektöründen pek çok isim katılımıyla kutladı. GMD Başkanı Umut Emre Çınar, genç ve yeni bir dernek olarak büyük bir özveri ile medya sektörü ve bu sektör içerisinde emek veren tüm meslektaşların daha iyi şartlarda çalışmaları için emek vermeye ve çalışmaya devam edeceklerini belirterek; “Türk basınının şu anki durumundan eminim bizler gibi sizler de memnun değilsiniz. Basınımıza güven büyük ölçüde kaybolmuş, sektör kendi içerisinde ayrılmıştır, işsizlik ve maddi manevi kayıplar üst sınıra ulaşmıştır. GMD olarak çekilen sıkıntılara çözüm üretmek, Türk basınının içeride ve dışarıda hak ettiği yere gelmesine omuz vermek en büyük arzumuz. Ancak biliyoruz ki bu, bugünden yarına olacak bir şey değil. Ancak şunu da biliyoruz ki, birlikte olursak başaramayacağımız, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir engel yok. Umuyorum ve diliyorum ki, bir gün Türk basını kendi içerisinde bir birliktelik sağlayacak ve hak ettiği yere gelecektir.” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN FARKLI BÖLGELERİNDE TEMSİLCİLİKLERİMİZ HİZMETE GİRİYOR’


Açılış konuşmasını gerçekleştiren GMD Başkanı Çınar, genç bir dernek olmalarının yanında şimdiye hızlıca büyüdüklerini ve Türkiye’nin farklı illerinde temsilciliklerinin hizmete girmeye hazırlandığını ifade ederek şunları kaydetti; “Kendi de adı gibi genç olan derneğimiz; basın sektörüne, özellikle bu sektöre emek veren basın emekçilerine ve arkamızdan gelen ülkemizin geleceği gençlere katkı sağlamak için kurulmuş, hiçbir kişi ya da kurumun boyunduruğu altında olmadan yolunda yürüyen bir sivil toplum kuruluşudur. Kurulduğu günden bu yana değerlerinden sapmayan derneğimiz, yanlışa yanlış demeyi bilmiş, sesini değil sözünü yükselten bir dernek olmuştur. Kimilerinin ses dahi çıkarmadığı konularda sözünü söyleyen GMD, bir tabela ya da gezi derneği olmadığını da göstermiştir. Şimdide teşkilatlanma çalışmalarını hızlandıran derneğimiz Manisa İl Temsilciliğini hizmete açmış, İstanbul, Mersin, Kayseri ve Denizli’de de temsilcilik için çalışmalarına başlamıştır.
Pandemi süreci ve sonrasında yaşanan felaketler sadece kişi olarak değil, dernek olarak da bizleri yıpratmıştır. Bu süreçte yapacağımız tüm etkinliklerimiz iptal edilmiş ya da rafa kaldırılmıştır. Ancak artık yeni yerimizde, yeni yaşımızda bu etkinliklerimizi yapmanın zamanı geldi. Düzenleyeceğimiz etkinliklerimize salon vermeyenler, artık gelebilir bizim konferans salonumuzu kullanabilir, bir masayı çatalı bıçağı çok görenler gelebilir bizim yemek salonumuzu kullanabilir, bir küçük eğitim organizasyonu için toplantı odası vermeyenler gelebilir bizim toplantı odamızı kullanabilir. Bu söylediklerim de lütfen yanlış anlaşılmasın, bunlar bir sitem değil, oldukça samimi niyetle söylenen sözlerdir. Çünkü biz GMD olarak ayrıştıranlardan, kötüleyenlerden, bir çıkar uğruna sırt çevirenlerden olmayacak, birleştirip, kucaklayıp, bu ülkeyi daha iyi yerlere getirenlerden olacağız.”
‘TÜRK BASINININ HAK ETTİĞİ YERLERE GELMESİ EN BÜYÜK ARZUMUZ’
Türkiye’de medya sektörünün daha iyi yerlere gelmesi için çalıştıklarını ve çalışmalarına hız kesmeden devam edeceklerini söyleyen Çınar, şunları ekledi; “Türk basınının şu anki durumundan eminim bizler gibi sizler de memnun değilsiniz. Basınımıza güven büyük ölçüde kaybolmuş, sektör kendi içerisinde ayrılmıştır, işsizlik ve maddi manevi kayıplar üst sınıra ulaşmıştır. GMD olarak çekilen sıkıntılara çözüm üretmek, Türk basınının içeride ve dışarıda hak ettiği yere gelmesine omuz vermek en büyük arzumuz. Ancak biliyoruz ki bu, bugünden yarına olacak bir şey değil. Ancak şunu da biliyoruz ki, birlikte olursak başaramayacağımız, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir engel yok. Umuyorum ve diliyorum ki, bir gün Türk basını kendi içerisinde bir birliktelik sağlayacak ve hak ettiği yere gelecektir. Kimsenin gemisinde olmayan ve hala 1919 ruhuyla Bandırma Vapurunda olan bizler, ülkemizin geleceğine katkı sunmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”
‘ÖNCELİKLE ETİK VE AHLAK KONULARININ DÜZENLENMESİ ELZEM’

- Reklam -


Basın Kanunu ile ilgili meclise sunulacak düzenlemeler hakkında yapılan görüşmeleri gazetemize Sonsöz’e değerlendiren Çınar, şunları dile getirdi; “Günümüz Türkiye’sinde Türk basını oldukça sıkıntılı ve zor bir durumda. Yapılan görüşmeler de aslında biraz endişe verici. Basın özgürlüğünün halen tartışıldığı bir ülkede bir düzenleme yapılması şüphesiz şart. Ancak bunun öncesinde etik, ahlak konularının düzenlenmesi elzemdir. Bunları halletmeden bir şey yapmak çok sağlıklı olmayacaktır. Kaldı ki basın kendi içerisinde bu kadar ayrışmışken. Karşı taraf, o taraf, bu taraf varken ve bunu düzeltmeden maalesef derin bir adımı gerçekleştirecek bir basın kanunu başka problemlere yol açacaktır. Bundan dolayı endişeliyiz.”
Yerel basının kapanma noktasına gelebileceği iddialarını da değine Çınar, Türk basını içerisinde yerel basının önemli bir yeri olduğunu ancak hak ettiği değeri görmediğini ve çalışma şartlarının uygun hale getirilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi; “Yerel basınımız ile ilgili derneğimiz bir rapor hazırladı. Çalışma şartları, sayısı ve muhabirlere verilen daha doğrusu verilmeyen haklar çok büyük bir sorun hale gelmiş durumda. Yerel basında meslektaşlarımız her gün sahada. Ancak bir teçhizat, ulaşım yok. Bir de üyelerimizden duyduğumuza göre 4 bin 250 liralık asgari ücret altında çalıştırılan personeller var. bu çok kaygı verici bir durum. Bunun yanı sıra özel günlerde, hafta sonu çalışıyorlar. Ama bunun bir mesai ücreti maalesef yok. Yine 5 yılını, 10 yılını dolduruyor, emek veriyor, işten ayrılmak istiyorlar ancak bir tazminat alamıyorlar. Tatillerde çalıştıkları mesai ücretlerini alamıyorlar. Anlaşmalar kurumun çıkarına göre olamaz. İşçinin, emekçinin çıkarına göre olması lazım. Türkiye’nin bu problemleri bir an önce aşması lazım.”
‘YEREL MEDYA OLMADAN ULUSAL MEDYA DA OLMAZ’
Dernek olarak bu sorunlar ile ilgili çözüm önerileri ve raporlarını hazırlayıp ilgili kurumlara ve kişilere ilettiklerini kaydeden Çınar, şunları ifade etti; “Hazırladığımız raporları tüm siyasi partilerin genel başkan yardımcılarına gönderiyoruz. Randevu talep ediyoruz, görüşmeler sağlıyoruz. Çünkü bu problemin bir an önce düzeltilmesi lazım. Medya yerel ve ulusal olarak ayrılmış, doğru. Ulusal ve yerel medya arasında bir uçurum var, bu da doğru. Ama yerel medya olmadan ulusal medya da olmaz. Ulusal medya rengini dokusunu bilemez ama yerel medya muhabiri bilir. Ulusal medyanın çalışma disiplini ve pratikleri farklıdır, yerel medyanın çok farklıdır. Ama maalesef bir ayrışma söz konusu olduğu için örneğin; bir davette bile fark ediliyor. Ulusal medyadan gelenler farklı bir ilgi görüyor, yerel medyadan gelenler farklı bir ilgi görüyor. Bu çok hakkaniyetli değil. Çünkü onların da basın kartları var. Basın kartı kazanılmış bir haktır. İki tarafta da bu hakkı kazanmış durumda. Neden bu uçuruma gerek duyuyoruz?”
Yeni düzenlemeler ile ilgili yapılan görüşmelerde ele alınan bir diğer konusunun internet haber siteleri çalışanları ve STK’lara da basın kartı verilmesi söylentilerini de değerlendiren Çınar; “Benim fikrimce olması lazım. Bugün ana akım diye ayırdığımız çoğu televizyon kanalından daha fazla izlenen, ulusal gazetelerden daha fazla okunan haber siteleri var. Orada da bir emek, bir disiplin var. Pratik çalışıyorlar. Bunların da bence bu hakkı olması lazım. İnsanlar da gazetelerden daha çok internet haber portallarına röportaj vermeyi tercih ediyorlar. Bunun için bir düzenleme gelmesi bizim için çok önemli ve elzem. Çünkü orada da bir emek aşaması var. Hak kaybı oluyor.” şeklinde konuştu.

- Reklam -