Gıda fiyatları denetimi sürekli olursa etkili olur

0
21

Gıda fiyatlarındaki artışa ilişkin alınan idari tedbirler kurumların yükümlülüklerine işaret ederken tüketicilerin de bu kapsamda hakları ve yükümlülükleri bulunuyor. Gıda artışına ilişkin denetimleri tüketici hakları çerçevesinde değerlendiren İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Gündoğdu, ekonomik çıkarlarının korunmasını isteyen tüketicilerin, kendilerine düşeni yapmak zorunda olduğuna dikkati çekti. Doç. Dr. Gündoğdu, “Tüketicilerin fahiş fiyat artışlarından ilgilileri haberdar etmeleri gerekiyor” dedi. Gıda fiyatlarındaki artışa ilişkin tedbirlerin, tüketicinin ‘temel ihtiyaçların karşılanması hakkı’ ve ‘ekonomik çıkarlarını koruma hakkını’ korumayı amaçladığını belirten Doç. Dr. Fatih Gündoğdu, denetimlerin ancak sürekli olursa etki yaratabileceğini belirtti.

Tüketicilerin fiyat artışlarından ilgilileri haberdar etmeleri gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Gündoğdu izlenmesi gereken hukuki yolu şöyle özetledi:

“Ekonomik çıkarlarının korunmasını isteyen tüketici kendisine düşeni yapmak zorunda. Burada izlenecek yol, ürünlerdeki fahiş fiyat artışını Ticaret Bakanlığının ALO 175 Tüketici Danışma Hattı ya da Haksız Fiyat Şikayet Uygulaması üzerinden ilgili mercilere iletmek. Uygulama ücretsiz, yapılacak bildirimlerde işletme adının belirtilmesi ve fiyatının fahiş oranda arttığı düşünülen ürünün fotoğrafının bildirime eklenmesi yeterli. İhbarlarda ispat yükümlülükleri de bulunmuyor. Ne kadar çok tüketici bu yola başvurursa, bildirimlerin etkisi o kadar büyük olacak, tüketiciler ekonomik menfaatlerine daha hızlı kavuşacaklardır.”

Türkiye’de evrensel olarak kabul edilmiş temel tüketici haklarını içeren, AB kapsamında çıkarılan tüketici direktifleriyle uyumlu, bazı noktalarda bunlardan ileri seviyede tüketiciyi koruyan düzenlemelerin olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Fatih Gündoğdu, çalışmaların amacına ulaşmasında tüketicilerin rolünü şöyle özetledi:

“Tüketicilerin birçoğu masraflı olacağı ve çok zaman alacağı, kısacası değmeyeceği düşüncesiyle hak arama yoluna başvurmuyor. Halbuki haklarını aramak sadece kendileri bakımından sonuç doğurmayacak, alışveriş güvenliği seviyesini de arttıracaktır. Bu açıdan tüketici haklarına başvurunun kamusal menfaati sağlamaya da etkisi var.”

DİJİTAL ALIŞVERİŞLERDE TÜKETİCİ HAKLARI 

Geleneksel alışveriş yöntemlerine bağlılığın azalması ve tüketici alışkanlıklarının değişmesiyle bilinçli tüketici ölçütlerinin farklılaştığını ve bu dönemde tüketicilerin mesafeli sözleşmelerle ilgili bilinçlendirilme ihtiyacının ön plana çıkacağına dikkati çeken Doç. Dr. Gündoğdu mesafeli satış sözleşmeleri hakkında ise şunları söyledi:

“Bu sözleşmelerde tüketiciler için ön bilgilendirme ve satıcıların edimlerini belirli bir süre içinde yerine getirme zorunluluğu ve 14 gün içerisinde hiçbir gerekçe göstermeksizin ürünü iade etme gibi ilave bazı avantajlar söz konusu. Bunun yanında dijital çağda tüketicilerin satın aldıkları dijital ürün ve hizmetler bakımından ne kadar bilinçli oldukları da önemli. Bu ürün ve hizmetlere ilişkin henüz ülkemizde özel bir düzenleme bulunmuyor. AB ise 2019’da dijital içerik ve dijital hizmetlere ilişkin sözleşmelerle ilgili daha geniş koruma sağlayan iki direktifi art arda yürürlüğe koydu. Hali hazırda bu ürünlerle ilgili mevcut hükümler kapsamında korunmaya çalışılan tüketicilerimizin, yakında daha kapsamlı bir korumaya kavuşacağını düşünüyorum.”