Gelirler düşüyor borçlar artıyor

0
62

Bir zamanlar AKP’li siyasilerin çokça kullandığı bir söz vardı, bizim iktidarımızda yoksulluk yolsuzluk ve yasaklar ortadan kalkacak diyorlardı.

AKP 18 yıldır iktidarda lakin ne yoksulluk ortadan kalktı, ne yolsuzluk ve nede yasaklar.

Daha da kötüsü insanlar eskiden belki yoksuldu ama hiç değilse borcu yoktu. AKP’nin sanal zenginlik yaratma politikaları çerçevesinde uygulanan kredi ile tüketimi pompalama stratejisi hem halkı, hem kamuyu ve hem de şirketleri borca batırdı.

Eskiden belki yoksulduk şimdi ise hem yoksul ve hem de borçluyuz.

Rahmetli pederin çok dert çekmiş, iflaslar yaşamış bir sanayici dostu vardı, geçmişte bir gün sohbet ederken bana döndü “bak oğlum, bazen sıfır olmak bile o kadar kıymetlidir ki, artık bir varlığım yok lakin hiç değilse borçlarımı tasfiye ettim, eksiden sıfır seviyesine gelebildim, şükür artık kimseye bir borcum yok, kafamı yastığa koyduğumda uyuyabiliyorum” demişti.

Bugün Türk halkı kafasını yastığa koyduğunda artık uyuyamıyor; kredi kartı, banka kredisi, esnaf yada tüccarsa çek, senet borçları kafasında dönüp duruyor; doluya koyuyor, almıyor boşa koyuyor dolmuyor.

Eskiden insanlar eve nasıl ekmek götüreceğini düşünürdü, şimdi ise banka kredisini nasıl öderim de evi bankaya kaptırmam diye kabuslar görüyor.

İş yok, işsizlik astronomik seviyelere çıkmış, şansı yaver gidip bir iş bulup çalışabilen, üç kuruşa talim ediyor, ücretler düşük ve lakin fiyatlar ise arşı alada.

Gelir seviyesindeki düşüşü enflasyondan arındırılmış olarak görebilmek için altın çok iyi bir rehberdir.

Bu tabloya dikkat ediniz, asgari ücretin altın karşısındaki alım gücünü çok net ortaya koyuyor:

YILASGARİ ÜCRETÇEYREK ALTIN FİYATIGRAM ALTIN FİYATIASGARİ ÜCRET KAÇ ÇEYREK ALTIN EDERASGARİ ÜCRET KAÇ GRAM ALTIN EDER
2003225.999.00029.416.06518.308.7857,65 adet12,34 gram
20202.3247284383,19 adet5,3 gram

Bu tabloda da açıkça görülmektedir ki asgari ücret altın karşısında yaklaşık 18 yıl boyunca yarı yarıyadan bile fazla değer kaybetmiş. Altın parasal hesaplarda ve değer bulmada adete bir kutup yıldızıdır, değeri sabittir, değişmez kağıt paraların değeri ise altın karşısında devamlı olarak iner çıkar, kafaları karıştırır.

Yoksulluk artmış bir de borçlara bakalım; 2002 yılında 2,2 milyar Türk Lirası olan hane halkı borcu 2019 itibariyle 621 milyar TL’ye ulaşmış durumdadır. Karşılaştırma için bunu da altın cinsinden değerlendirmek doğru olacaktır bu durumda borç 120 ton altından 1.750 ton altına çıkmış bulunmaktadır.

2002 de hane halkı borcunun harcanabilir gelire oranı sadece yüzde 4,3 seviyesindedir bu seviye 2015 yılında yüzde 53’e tırmanmış ve bugünlerde yüzde 50’ler seviyesindedir

2003 yılında Türkiye’nin brüt dış borç stoku 129 milyar ABD dolarıydı. 17 yılda yaklaşık 3.5 kat artarak haziran 2019 itibariyle 447 milyar ABD dolarına dayandı. Toplam dış borcun milli gelire oranı ise 61.9 ile 54.8 olan 2001 krizi seviyesinin beş puan üzerine tırmanmış durumdadır. 17 yılda kamunun dış borcu 2.3 kat; özel sektörün dış borcu ise tam 6.8 kat artmıştır.

Görüldüğü üzere gelir düşerken borçlar artıyor, üstelik işsizlik kronik bir hal aldığı için bu kadar düşük ücrete bile yeterli sayıda istihdam yaratılamıyor.

Bir ülkede yoksulluk varsa biliniz ki o ülkede yolsuzluk ve yasaklarda vardır. Yolsuzluk ve yasakların yaygın olduğu ülkelerde kimse yatırım yapmaz, kimse o ülkede yaşamak, çalışmak ve üretmek istemez.

Yoksulluğun en büyük sebebi yolsuzluk ve yasaklardır, ne yazık ki AKP yola çıkarken muhtemelen samimi olarak kurduğu bu cümleyi unuttu, hedefinden uzaklaştı gitti.

İktidar daima en büyük imtihan yeridir; para ve güç seni bozmayacak, kötü yapmayacak, yolsuzluğa ve yasaklara sürüklemeyecek!

Demokrasilerin olmazsa olmazı denge ve denetleme mekanizmaları ile tarafsız, bağımsız ve güçlü bir yargı işte bu yüzden çok ama çok önemlidir, bunlar yoksa kimse yoksulluk, yolsuzluk ve yasakları önleyemez.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz