Gelecek kaygısı duymayan yok

0
77

Ülke olarak son yıllarda sorunlar yumağı ile baş etmeye çalışıyoruz.İlk başta pandemi ve işsizlik sorunu, yoksulluk sorunu, yüksek enflasyon sorunu, gıda fiyatlarında aşırı artış sorunu, vergi adaletsizliği sorunu, çiftçi ve esnafın iflas sorunu birbirini takip ediyor.Son günlerde Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan rektör sorunu ve öğrencilerin buna karşı barışçıl hak arama eylemi.
Tüm bunlara Asgari ücret sorununu, emeklilerin geçinememe sorununu EYT’lilerin sorunlarını, atanamayanların sorunları gibi daha birçok sorunu ekleyebiliriz.Cumhuriyet tarihimiz boyunca bu sorunlar hiç bu kadar üst üste gelmemiş ve bu kadar da yıkıcı olmamıştı.

Ocak ayında yüzde 1.68 ile ülke olarak son dört yılın en yüksek enflasyonunu gördük.Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu’nun hesaplamalarına göre ise Ocak ayı enflasyonu yüzde 2.99 oldu. Bu hesaplamalara göre TÜİK’in enflasyonu ile halkın enflasyonu arasında neredeyse iki kat fark var.TÜİK’in inandırıcı olmayan rakamları emeklilerin ve çalışanların maaşlarının düşük olarak artırılmasına yol açıyor ve bu kesim hayat pahalılığı altında daha da eziliyor.

TÜİK’in İstatistiklerine göre, Ocak 2020 – Ocak 2021 tarihleri arasında olmak üzere, son bir yılda, 50’si temel gıda olmak üzere 78 gıda maddesinde tüm işçi, memur ve emeklilerin satın alma gücü düştü. Buna karşın Ocak 2020 – Ocak 2021 tarihleri arasındaki son bir yılda çalışan işçilerin, memurların ve emeklilerin maaşları yüzde 13,5 ile yüzde 15 arasında arttı.
Temel gıda fiyatlarındaki artışın çalışanların ve emeklilerin ücret artış oranlarının üstünde olması yüzünden, tüketicilerin çoğunluğu yeterli gıdaya erişemiyor ya da erişmekte zorluk çekiyor. Özellikle de kirada oturan asgari ücretli ya da düşük ücretli aileler yeterli gıdaya erişemedikleri gibi hayat pahalılığı altında da ezilmeye devam ediyor.


İşsizlik sorunu ise tam bir ümitsiz vaka. İşsizlik rakamları almış başını gidiyor. Pandemi döneminde gerçek işsiz sayısı 10.5 milyonu geçerken, işsizlik rakamlarına dahil edilmeyen ümitsiz işsizlerin sayısının pandemi nedeniyle daha da hızlı artacağı belirtiliyor. DİSK-AR’ın araştırmasına göre ümitsiz işsizlerin sayısı son bir yılda 613 binden 1 milyon 331 bine yükselmiş durumda.
Pandeminin neden olduğu krizden tüm kesimler olumsuz etkilenirken esnaf da krizden payını aldı. Pandemi nedeniyle gelir kaybına uğrayan, kira ve fatura ödemelerini dahi yapamayacak duruma düşen esnafın çoğu iflasın eşiğine gelmiş durumda. Esnaf, hükümetin açıkladığı nakdi ve kira desteğinin sorunlarını çözmekten çok uzak olduğunu belirtiyor.


Esnafın, koronavirüs yasaklarından olumsuz etkilendiğine dikkat çeken CHP Parti Meclisi Üyesi ve Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, “Türkiye’yi etkisi altına alan salgın, esnafı kara kara düşündürüyor. İçişleri Bakanlığı genelgesi ile kahvehaneler, kafeteryalar, internet- nargile kafeler, hamamlar, çay bahçelerinin çalışmaları bir süre durduruldu. İnsanlar büfelere, lokantalara, pastanelere, pide salonlarına gitmiyor. Esnafın işleri düştü, gelirleri dip seviyeye geldi ama kira, vergi, kredi, elektrik, sigorta ödemeleri aynen devam ediyor” dedi. Esnafın pandemi sürecinde yalnız bırakıldığını vurgulayan Yüceer, “ Mart ayından bu yana pandeminin ekonomik faturasını esnafımız ödedi, ödemeye de devam ediyor” diyerek esnafın durumunu gözler önüne serdi
Ülkemizde neredeyse borcu olmayan vatandaş yok gibi.Halkın çoğunluğu yoksulluğu derinden hissetmeye başladı. Gelirler düşerken, borçlar birikti. Borç kapanmadan kepenkler kapanmaya başladı. Esnaf artık borcunu döndüremez hale geldi..Ekonomik sorunlar katlanarak artarken herkes gelecek kaygısı duymaya başladı.
Sonuç olarak, emeklisi, çalışanı, esnafı yani ülkemizin tüm kesimleri bu zor dönemde iktidardan gerçek anlamda destek bekliyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz