Türkiye’de Planlı Kalkınma Dönemi.

30 Eylül 1960 tarihinde Başbakanlığa bağlı Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuştur. Bu önemli kurumun en önemli görevi ülkenin kalkınma planlarında etkili uygulanabilir hedefler belirlemek ve uygulanmasında yol göstermektir.

Kalkınma Planları

1962 yılından sonra uygulanan kalkınma planları kısmi içerikli değil makro içerikli planlar niteliğindedir.

Planlarda temel amaç belirlenen Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) büyüme hızlarına ulaşmaktır.

Planlarda mevcut ekonomik ve toplumsal yapı veri alınmıştır.

Tüm kalkınma planlarında temel amaç milli gelirin yüksek ve istikrarlı bir hızda büyümesidir.

Devlet Planlama Teşkilatı

Bu önemli görevi yürüten Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), aynı zamanda ülkenin önemli siyasi ve bürokratların yetiştiği okul olmuştur. Türkiye’de en başarılı kadroları, bu kurumdan çıkmıştır.

Türkiye’nin mali yapısını, envanterini ve devletin çalışma prensiplerini bilmenin dışında, devlete bağlılık, liyakat ve sadakati tam kelime manasında anlayan insanlar vardı o görevlerde.

Merhum Turgut Özal 1967-1971 yılları arasında Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı yapmıştır. O yıllarda Türkiye, Japonya’dan sonra en yüksek Kalkınma hızı ile kalkınan ülke olmuştur. Ekonomik büyüme yüzde 7’yi yakalamıştır.

11. Kalkınma planı

TBMM’de görüşmeleri yapılan 11. Kalkınma planı tartışmaları sonunda kabul edilmiştir. Ülkemiz için hayırlı olsun.

Kalkınma planı 2019 ile 2023 yılları arasını kapsıyor. Fakat daha önemli olan, bu plan neden başlangıç yılı olan 2019’un sonuna doğru yani yedinci ayında büyük millet meclisinin gündemine geliyor?

Eğer gayri ciddi bir davranış değilse, nedir? Mutlaka bir sebebi olması lazım.

Şimdi 11. Kalkınma planına göz atalım,

GSMH’nın 1,1 trilyon dolar olacağı varsayılmış. Ancak, 10. kalkınma planı yapılırken 2023 hedefi için hükümetin hedefi 2 trilyon dolar olarak hesaplanmıştı.

Aradaki farkın nerdeyse yarı yarıya olması yapılan planlamanın hangi varsayımlara göre hazırlandığı belirtilmemiştir.

Bugün itibariyle GSYH 784 milyar dolar civarında ise, 2023 için belirlenen 1,1 trilyon dolar mantık çerçevesinde görülebilir.

Yine 10. Kalkınma planı ( 2013-2018) kişi başına düşen milli geliri 25,000 dolar olarak ön görmüştü.

Bugün 11. Kalkınma planlarında, kişi başına düşen milli gelir 12,244 dolar olarak hesaplanmış. Hatırlayalım, 2013 yılında, kişi başına düşen milli gelir zaten 12,500 dolardı.

Yani 6 sene ulaştığımız kişi başına düşen milli gelir seviyesine 4 yıl sonra ulaşmaya yeniden çalışacağız.

Bugün kişi başına düşen milli gelirimiz 9,500 dolar civarında. Yani, 11. Plandaki gelir rakamı olan 12,244 dolar yine daha olabilir seviyededir.

11. kalkınma planı 168 milyar dolar olan ihracatın 2023 için 226,6 milyar dolar olması ön görmüş. 10. Kalkınma planlarında 500 milyar dolar olarak belirlenen hedefin, 2013 yılından itibaren uygulanan ekonomi politikası sonucunda ulaşılması mümkün olmadığı açıktır.

İşsizlik, oranı 2023’te yüzde 5 olarak planlanmış, ancak 11. Kalkınma programı yüzde 9,9 hedefe almıştır. TÜİK rakamları işsizlik oranını yüzde 14 olarak açıkladı. Önümüzdeki 4 küsur yıl içinde yüzde 9,9’a düşünebilmek ciddi bir başarı olacaktır.

Sonuç olarak 6 yıl önce ekonominin ulaştığı noktaya, Türkiye bu andan itibaren yine aynı ekonomik makro rakamlara 2023’te ulaşma çabasında olacaktır.

Geleceğe Dönüş – Back to the Future

1985 yılında çok izlenen ve sevilen bir sinema filmi vardı. Başrolde Michael J. Fox’un oynadığı bilim kurgu dalında senaryo 1980’lerden 1950’lere dönen insanların bir hikayesidir.

Orjinal adı Back To The Future olan film, ülkemizde, “Geleceğe Dönüş” adıyla oynamıştı.

11. kalkınma planlarında hedeflenen ekonomik rakamlarına biz geçmişte 2013’te ulaşmıştık. Şimdi geçmişte ulaştığımız noktaya ilerde yani 2023’te ulaşmaya çalışıyoruz.

Yani Geleceğe Dönüş, (Back To The Future)  bizim için film senaryosu veya bilim kurgu değil,  yaşadığımız gerçekliktir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz