Geçmişin tenekeli olmasa bile cebinde saklayacaksın!

0
21

Sevgili Ömür Göksel aynen öyle yapmış muhteşem profesyonel biyografisini “cebimde saklı şarkılar” kitabına yazmış… Yazmanın ötesinde söylemiş de kitapta… Nasıl olur demeyin… 20 değişik şarkısının kare kodlarını kitabına serpiştirilmiş. Bu dopdolu ve ömrün acılı tatlı hikayesini okurken; okuyucu telefonunu bu kare kodlara tutup okutarak Ömür Göksel’in şarap misali demlenmiş, birbirinden güzel şarkılarını dinleyebiliyor… Başlıktaki metaforu açayım biraz… Bugüne dair bir konuya gelmeden önce sürekli kendinden bahseden, deneyim ve yaşanmışlıklarını anlatıp bir türlü sadede gelmeyenlerden haz etmem. Facto non verba/işe bak lafa değil Latincesi. Biz de “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” derler. Aynen… işini izlerken kişinin yetkinliğini ayırdına varıyorsan ne ala…
Konuk kitap yazarı olarak Hıncal Uluç köşesine yazmıştım nehir söyleşi kitabı, nehrin akışına kaptırdım kendimi, burada da sizinle orada eksik bıraktığım basketbolculuk vb. kimi yaşanmışlıklarını da ekleyerek paylaşıyorum; 

Dünyada en iyi Sinatra  söyleyen şarkıcılar arasında yer alan Ömür abi(Göksel) çok da ömür adamdır. Basketbolcu olmasından gelen ince mizah anlayışıyla doğaçlama esprilere boğar insanı. Ayaküstü bir örnek; (“Ünalcığım yazın çok makbule geçti teşekkür ederim..” dedikten sonra ki sorusu “Gördün mü sen?…Kimi abi? şaşkınlığıma cevabı “Makbule’yi…)Sadece sahnede değil günlük hayatta da dostunuz olmasını isteyeceğiniz muhteşem bir insandır. Güleryüz tatlı dil nereye kadar… Hiç mi kaygılı sıkıntılı günü olmaz bu adamın. Ömür Göksel’seniz olmaz. Olur tabii de siz hissetmezsiniz. Kol kırılır yen içinde ruhunuz duymaz. İstanbul’da pop müziğin yıldızı, basketbolcu, genç kızların sevgilisi iken, kazanılmış bu değerlerinin hepsinin elinin tersiyle itip, ilk nesil Almancılar arasına karışıp Frankfurt’a gitti. O zamanlar Almanlar için Türk işçileri ucuz insan kaynağı demekti. Köleye beş dakika mesafe muamelesi yaparlardı. Galatasaray’da oynarken girmeye tereddüt ettiği turnike sonrasında “atmazsan girmez oğlum” diyen Yalçın abi (GRANİT)’nin uyarısı kulağına küpe oldu ve İstanbul yaşamı kazanımlarını bir kalemde silerek, hayata  en derin sularda dalmakta tereddüt etmedi. Taşrada birken Roma’da bin olmaktan korkmadı. 

Alamanya benden iyisini bulaman ya…Frankfurt merkezli olmak üzere Almanya’nın pek çok yerinde on yıllarca saygın gece kulüplerinde müzik yaptı. Çok mütevazi olarak biyografik nehir söyleşi kitap tanıtımına şunlar yazılmış.; “Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum. Oksijenle tanıştığım, dünyayı selamladığım ilk andan beri, soluklayabileceğim son nefesime kadar da söyleyeceğim. Aldığım alkışların içinden sevgi ve saygı selleri fışkırıyor, bunu hem hissediyor hem de görüyorum.” diyen Ömür Göksel, Türkiye’nin “Kadife sesli romantik prensi”, kalitesini müziğine işleyen bir sanatçı, şarkılara ruh üfleyen bir yorumcu… Bir hayata bir değil birkaç kez şöhret olmayı sığdırmış bir isim. Sevemem Artık’le yüreğimize seslenen, Mutluluk’la aşklara ortak olan, tam 58 yıldır kalitesinden ödün vermeden üç farklı kuşak seyircisiyle buluşan Ömür Göksel, Cebimde Saklı Şarkılar adlı kitapta sanatla geçen bir ömrü anlatıyor. Kitapta Ömür Göksel’in zirveye tırmanma hikâyesi, tam zirvedeyken sanat hayatını yurtdışında devam etme kararı, yurda döndükten sonra yeniden şöhrete kavuşma serüvenin yanı sıra Türkçe Sözlü Batı Müziği’nin tarihi de yer alıyor. 1960’lı yıllardan günümüze müzikal anlayışın değişimi, değişen müzikal anlayışla birlikte ülkemiz kültürünün geçirdiği evrimler Ömür Göksel’in cebinde biriktirdiği tüm anılarla birlikte sevenleriyle buluşuyor. Bu kitabı okurken hem bir sanatçının topluma nasıl örnek olması gerektiğini hem de şöhretin derin virajlarında hız kontrolü önerilerinin günübirlik ünlülere ders olabilecek anlatımını bulacaksınız. Ömür Göksel’in başarılarla dolu ömrüne onu sevenleriyle buluşturan şarkıları eşlik ediyor kitapta. 30’un üzerinde şarkının kare kodunun olduğu kitap hem göze hem de kulağa hitap ediyor. Kitabı okurken Ömür Göksel’in sesinden, yorumundan o unutulmaz şarkılar o yılları yaşamışları zaman tüneline götürüyor, gençleri ise yeni tanışacakları bir romantizme davet ediyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz