Gazetecileri bağlayarak ekonomiyi uçuramazsınız

0
55

İktidar 16 Nisan referandumu ile tesis edilen tek adam rejimine karşı oluşan toplumsal muhalefeti ortadan kaldırabilmek amacıyla özgür basını susturma derdine düşmüştür!

İktidar bunun için öncelikle gazetecileri bağlamaya çalışmaktadır, kimi gazeteciyi ikbal ve imtiyaz sunarak bağlamakta, yandaş yapmaktadır. Buna razı gelmeyen, boyun eğmeyen, yandaş yapamadığı, iktidarın borazanı haline getiremediği özgür ruhlu, vatansever gazetecileri ise ellerine geçirdikleri tüm iktidar gücünü en ceberrut hali ile kullanarak yıldırmaya çalışmakta, kimi zaman sansür benzeri uygulamalar ile dillerini ve kimi zaman da kelepçeye getirip, ellerini bağlamaya çalışmaktadır.

Hiçbir demokratik hukuk devletinde bilim insanları, aydınlar, gazeteciler, sanatçılar ve iş insanları böylesine ceberrut bir muameleye tabi tutulamaz.

AKP iktidarında tutuklama, iktidarın muhaliflerini susturma ve cezalandırma aracına dönüşmüş durumdadır. Sabahın dördünde evleri basılarak gözaltına alınan gazetecilerin, bilim insanlarının, iş insanlarının, sanatçıların ve aydınların haddi hesabı yoktur. İktidar devamlı olarak hukuku ayaklar altına almakta ve her türlü demokratik ilkeyi acımasızca çiğnemektedir. Yargıya baskı son raddededir, iktidarın istediği yönde karar almayan hakim savcı derhal takibata uğramakta, hakkında sorgu sual başlamakta, hatta lafzen de olsa terör örgütleri ile ilişkilendirilmektedir.

Bütün bu olan biten ortadayken iktidar odakları bir taraftan da ekonomimiz uçacak, yatırımcı gelecek, bu sefer köşeyi döneceğiz edebiyatı yapmakta, vatandaşın da saf saf buna inanacağını beklenmektedirler.

Muktedir koltuklarda oturan pek sayın baylar, bayanlar; ekonomi güven işidir gazetecileri sabaha karşı evlerini basıp, sudan sebepler ile göz altına alırsanız, mahkemenin beraat verdiği iş insanlarına apar topar başka davalardan tutuklama çıkarırsanız, hangi para sahibi sizin hukukunuza güvenir de gelir, bu ülkeye yatırım yapar?

Para sahibi insanlar akıllıdır, zaten akıllı olmasalar ne para kazanabilmiş ve nede kazandıkları parayı tutabilmiş olurlardı. Bu insanlar sizin yandaş medyanızı ne dinlerler ve ne de buralardaki propagandalarınıza itibar ederler! Para sahibi olan insanlar “para ve can gitti mi geri gelmez” ilkesini iyi bilirler, çok temkinli hareket ederler, kar ya da faiz elde etmek isterler ama ilk amaçları paralarını kaptırmamaktır. Kendilerine teklif edilen faiz ya da gösterilen karın kapandaki peynir olmadığından emin olmadan hareket etmez, riske girmez ve yatırım yapmazlar. Hiçbir akıllı insan parasını, malını ve canını tek bir adamın iki dudağı arasından çıkacak söz ve kararlara emanet etmek istemez.

Hatırlayın iktidarınızın ilk yıllarında Türkiye’ye yatırım yağmıştı, bunun tek nedeni elbette ki dünyadaki para bolluğu değildi, asıl neden Avrupa Birliği kriterlerine uyacağınıza dair verdiğiniz taahhüt ve demokratikleşme adımlarınızdı. Siz ne zaman bu adımlardan vazgeçip, Avrupa Birliği kriterlerinden yan çizmeye başladınız o gün bu gün yatırım çekmekte zorlanıyorsunuz.

Ekonominin temeli güvendir ve güven yoksa ekonominin tüm aktörleri kabuğuna çekilir, kimse zorunlu olmadığı bir işe girişmez, geleceğe güvenmeyen insanlar sadece yatırımlarını değil, tüketim ve harcamalarını dahi düşürür.

Sokağa çıkın, halkla konuşun, hatta buna bile gerek yok sosyal medyada şöyle bir dolaşın bu gün iktidarın açıkladığı ekonomi ve hatta güvenlikle ilgili herhangi bir bilgiye inanan kaç kişi bulabileceksiniz? İktidarın açıkladığı bilgilere dahi güvenmeyen insanların, iktidarın gelecekle ilgili öngörü ve tahminlerine güvenmesi mümkün müdür? Böyle bir güven bunalımının yaşandığı bir ekonomide, kimden nasıl yatırım yapmasını beklersiniz?

Açıkça görülmektedir ki tesis edilen bu tek adam rejimine karşı çok ciddi bir toplumsal muhalefet oluşmuştur. Üstelik bu toplumsal muhalefet en sağdan en sola, en dindarından en sekülerine, en milliyetçisinden en enternasyonalistine kadar çok geniş bir yelpazeden gelmektedir.

Derim ki gelin yol yakınken dönün, ülkemizde demokratik hukuk devletini hep beraber tesis edelim ve güven yeniden inşa edilsin. Bu yolda atılması gereken ilk adım da, ıvır zıvır gerekçelerle yıllardır tutuklu olarak eli, kolu, dili bağlanan gazeteci, iş insanı, sanatçı ve aydınların bir an önce özgürleştirilmesi olmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz