Düşünüyor, düşünüyor bulamıyordum bu yüzyılın en büyük fikri olan (!) Tanzim satışlarının “fikir babası” kimdir?

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, özel bir televizyon kanalında canlı yayında açıkladı. “Tanzim fikrinin babası Cumhurbaşkanımızdır.” Buldum, buldum, buldum diye yerimden hopladım. Fikrin babası kayınbabası… 20 – 30 yıl önce kurulan üniversiteleri “ben kurdum” diye meydanlarda övünen AKP Genel Başkanı, cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ailesini toplamış yüzyılın en önemli fikrini sanırım şöyle açıklamıştır. “Domates, Biber, Patlıcan gördüm ki can yakıyor can, baktım ki 31 Mart’ta siyaseten olacağım kurban ki düşündüm o an…

Fikir geldi işte o an kuralım Tanzim çadırları halka satalım ucuz domates, patates, soğan patlıcan…”

Yüzyılın buluşudur diye oğlu (ben damat demeyi çok sevmem) Berat Albayrak ve tabii aile alkışla sevinçle karşılamışlardır bu fikri.

Ve işte Albayrak da bu müthiş fikrin mucidini övünerek canlı yayında açıkladı.
Bir kez daha yazayım bu sözleri çünkü gerçekten harika bir fikirdir.
“Tanzim fikrinin babası Cumhurbaşkanımızdır.”
Alkışlar…

Ve oğlu babasının bu müthiş fikrini şu önemli cümleyle de destekliyor.
“Stratejik alanlarda devlet olmak zorunda.”
Peki, “Strateji alanlar” nereleri?
Müsaadenizle açıklayayım efendiler,
“Strateji alanlar” pazarlardır, manavlardır.

AKP ve MHP, “Türkiye’nin bekası için Cumhur İttifakının adaylarına 31 Mart yerel seçiminde oy verin” diyorlar ya…

Evet, Türkiye’nin yeni beka sorunu, Strateji alanlar” olan pazarlar, manavlar, marketler, süpermarketler zincirleri ve hallerdir.

Ve işte Tanzim Satış çadırlarının fikir babası da kayınbabasıdır.

Ne yani “Tanzim Satış mağazaları TANSAŞ’ı CHP kurdu Türkiye’de ilk kez” diye itiraz mı ediyorsunuz?

Hadi canım kıskanmayın lütfen yüzyılın buluşunu.
Onlar mağaza, bunlar çadır, onlar TANSAŞ bunlar TANZİM SATIŞ ne alakası var?

DSP PARTİ Mİ?

Siyasetin fırıldakları Türkiye’de ne yazık ki çok sık görülür.

Fikri siyasi mücadele yerine maddi siyasi mücadele peşinde olanlar parti parti gezerler.

Ne yazık ki o partiler de bu fırıldak siyasilere kapılarını sonuna kadar açarlar.
DSP’de ne yazık ki bugün “siyasi atık toplama merkezi” haline geldi.
Daha önceleri de yazdım, “siyasi ahlak yasası” yetmez “ahlak yasası” çıkartmalı Türkiye Büyük Millet Meclisi.

Ya da partiler, “bizim için siyasi fikirler önemli değildir, bizim için seçimleri kazanmak önemlidir. Ha Ali ha Veli, Ha Ahmet ha Mehmet fark etmez. Solcu, sağcı, dinci, laik fark etmez kim seçimi kazanabilecekse onu aday yaparız” desinler.

Değerli okurlarım 31 Mart yerel seçiminde sizlerin yaşam alanlarınızı yönetecek, sokaklarınızı temiz tutacak, asfaltlardaki çukurları dolduracak, kentimize kat kat rant ile ihanet etmeyecek, kendisi ve ailesi köşeyi dönmeyecek, kapısı vatandaşına açık olacak dürüst adayları seçeceksiniz.

Adayların kişiliklerine bakacaksınız, ailelerinin sosyal durumlarına bakacaksınız, Türkiye’nin bekası sözlerine kanmayacaksınız.

Şöyle bir düşünün, ilçe belediye başkanını a partisinden değil de b partisinden seçerseniz Türkiye’nin bekası tehlikeye mi girer?

Ayni şeyi Büyükşehir ve İl Belediye Başkanları için de düşünün lütfen.
Türkiye’nin beka sorunu kesinlikle yoktur. Böyle bir tehlike olursa bunun cumhur ittifakı, millet ittifakı olmaz…

Türkiye Cumhuriyetinin 80 milyonu ittifak haline ülkesine yapılan saldırılara karşı tek güç tek yumruk olur.

Anadolu’muzu yedi düvel işgal ettiğinde Mustafa Kemal 19 Mayıs’ta Samsun’a adım attığında nasıl düşmana karşı kurtuluş savaşını kazanarak düşmanı deniz döktüysek biliniz ki Türkiye’nin bekası sorun olursa Türk halkı ülkesini yine topyekun savunacaktır. Her gün siyaset meydanlarında “Türkiye’nin bekası” edebiyatı yapmak yanlıştır, seçimler öncesi halkı korkutmak oy kapmak için ortaya atılan hayali bir senaryodur.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.