Faizin adı fonlama maliyeti oldu

65

2017 yılının en çok konuşulan konularının başında faiz oranları geldi. Şimdi hararetle Merkez Bankası’nın 14 Aralık’ta alacağı faiz kararı bekleniyor.

Geçen gün ifade ettik, bu konuda “oran totosu” başlar diye. Anında görüntü misali, uluslar arası önemli finans, derecelendirme, danışmanlık firmaları işlerini güçlerini bırakmışlar, her gün bir tahmin açıklıyorlar.
Tahminler “artış en az bir puan olur” üzerinde birleşiyor. Bir puan ekonomiyi kurtarır mı bilinmez ama dikkat çeken nokta; faiz yerine “fonlama maliyet artışı” kavramının kullanılması. Şu cümleler kuruluyor:” MB’nin yüksek seviyeye çıkan enflasyona, fonlama maliyetini yükseltecek”.
Bu kavram eskiden de vardı ama şimdi daha yaygın bir şekilde kullanılacağa benzer. Böylece faiz kelimesinden tedirgin olanlar da rahatlamış olurlar. Sonuçta “faizi artırırsan seni fena yaparım” diye bağıranlar “abi, faizi değil fonlama maliyet oranını artırdık” deyip ikna edilebilir. Vatandaş da bankaya gittiğinde faizi değil, “fonlama maliyet oranınız ne?” diye sorar artık.

****

TÜSAİD: tıpkı eski günlerdeki gibi
TÜSİAD, Yüksek İstişare Konsey toplantılarını her yıl Aralık ayı içinde Ankara’da gerçekleştirir, o yılın değerlendirilmesi yapılır, gelecek beklentiler ortaya koyulur.
AKP, iktidarlarının ilk yıllarında, benzeri TÜSİAD toplantılarına mesafeli kaldı. Bazı dönemlerde temsilci bile gönderilmedi. Ancak ekonomideki sıkıntılar büyümeye başlayınca bu tavır yumuşadı, Cumhurbaşkanı da Başbakan da, patronlarla daha sık bir arada olmaya başladılar. TÜSİAD da değişti, geçmişte “aman Hükümetle ters düşmeyelim” diye ses tonunu düşük tutulan görüşler son toplantıda “tıpkı eski günlerdeki gibi” dedirtti.
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan; teknoloji devriminde bahsediyor, “peki biz neleri tartışıyoruz? diyor ve ekliyor: “arsaların fiyatları değerlenirken, kültür varlıklarının değeri unutuldu. Şehir hastanelerine yatırım yapılırken, gelişmiş ekipmanları kullanacak sağlık çalışanları yetiştirilemedi. En sorunlu alan ise eğitim. Üniversite sayısı arttı ancak kalite tutturulamadı”.
TÜSİAD Başkanı Erol Bilecek’in konuşmasında da “Merkez bankaları refah yaratmaz. Merkez Bankalarının temel görevi fiyat istikrarını sağlamaktır. Ekonomide yüksek enflasyon ve yüksek büyüme aynı anda kullanılamaz. Bu tür büyüme sürdürülebilir değildir.” sözleri dikkat çekiyor.
Bu tepkiler üzerine Başbakan Yıldırımın cevabı daha ilginç. “yol haritamızı özel sektörle birlikte yapacağız”. Olması gereken bu değil mi zaten?

****

“Ben yaptım, oldu”
Tüm dünya,” Kudüs’ün İsrail’in başkent olarak tanınmasını” konuşuyor ve ABD Başkanı Trump’un “geceden sabaha ben yaptım, oldu” politikasını eleştiriyor.
Trump bu yöntemi nereden, kimden öğreniyor bilinmez ama galiba örnek aldığı birileri var. Bu birleri bize çok uzak değil.
Trump, her sabah yeni bir kriz, gerginlik, polemik yaratmak istiyorsa bizdeki birikimlere paha biçilmez.