EYMİR GÖLÜ’NDE PEDALLAR BAĞIMLILIKLA MÜCADELE İÇİN ÇEVRİLDİ

0
177
- Reklam -

Yeşilay’ın, bağımlılıkla mücadeleye dikkat çekmek ve sağlıklı bir yaşam amacıyla sürdürdüğü “Bisiklet Turu” etkinliğinin 10’uncusu Ankara Eymir Gölü çevresinde gerçekleştirildi.

ESMA ALTIN– Yeşilay tarafından bu yıl 10’uncu gerçekleştirilen geleneksel “Bisiklet Turu” etkinlikleri 22 Mayıs Pazar günü gerçekleştirildi. Türkiye’nin ve dünyanın birçok noktasından aynı gün 11.00-14.00 saatleri arasında eş zamanlı düzenlenen turun Ankara ayağı Eymir Gölü çevresinde yapıldı. Tura katılan pek çok öğrenci, amatör ve profesyonel sporcu bağımlılıkla mücadeleye ve sağlıklı yaşama dikkat çekmek için pedal çevirdi. Etkinlik öncesi düzenlenen kahvaltıda basın mensupları ile bir araya gelen Yeşilay Ankara Şube Başkanı Sevilay Aslan ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Tütün Kontrol Programı Direktörü Prof. Dr. Toker Ergüder, açıklamalarda bulundular. Bağımlılıkla mücadelede bilgilendirme, akademik ayağın yanında spor gibi sağlıklı yaşama yönelik faaliyetlerin de bireylerin bağımlılıktan uzak bir hayat sürmeleri için önemine dikkat çeken Yeşilay Ankara Şube Başkanı Aslan; “Yeşilay olarak beş bağımsızlık alanında mücadele ediyor, her bireyin iyi ve sağlıklı yaşaması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm insanlarımızda bağımlılıklardan uzak bir yaşam konusunda farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Bu konuda spor etkinliklerimizi düzenlemeye de büyük önem veriyor, artık geleneksel hale gelen Yeşilay Bisiklet Turu ile her yıl hep birlikte pedal çevirmekten mutluluk duyuyoruz.” dedi.
‘YEDAM’LAR İLE ÜCRETSİZ DANIŞMANLIK SAĞLANIYOR’


Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM) hakkında bilgi veren Aslan, hangi tür bağımlılık olursa olsun bu merkezlere başvuran bireylere danışmanlık sağladıklarını ve destek olduklarını belirterek, şunları söyledi; “Türkiye’nin her ilinde en az bir tane danışmanlık merkezlerimiz var. Bağımlılar başvurdukları takdirde ücretsiz danışmanlık alabiliyorlar. 115’i arayarak bu danışmanlık merkezlerimize ulaşılabiliyor. Buraya başvuran danışanlar klinik psikolog, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı desteği alabiliyor. Buradan aldığımız skorlara baktığımızda bağımlılığın son derece yaygınlaştığını görüyoruz. Özellikle pandemi dönemiyle birlikte birinci sıraya kumar bağımlılığının geçtiği ifade ediliyor. Gençlerimizi kıskaç altına alan bu bağımlılıkla mücadelede Yeşilay tarafından kurulan bu danışmanlık merkezlerinin son derece önemi var. Bununla birlikte medyanın, bilgilendirmenin, akademik ayağın ve toplumun tüm ayaklarının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Ankara’da şu anda 4 tane danışmanlık merkezimiz var. 2 tane daha kurulması planlanıyor.”

- Reklam -


Bağımlılığın sadece ülkemizde değil tüm dünyada aynı anda mücadele edilmesi gereken bir konu olduğunu savunan Aslan, herhangi bir kısıtlama yapılmadan insanlık adına bir çaba gösterilmesinin önemine vurgu yaptı. İnsan hayatına yönelik bir tehdit oluşturan şeylerin hangi cinsiyete, hangi risk grubuna yönelik olduğu ayrımı yapılmaksızın herkes için farkındalık yaratmayı amaçladıklarını dile getiren Aslan, şunları ekledi; “Bağımlılık türlerinin bedensel ve fizyolojik olarak yaratmış olduğu tahribatlar göz önüne getirilirse kimsenin bunu kabul edeceğini zannetmiyorum. İşin akademik ayağı, bilgilendirme kısmı çok önemli oluyor. Bazı kuşaklar açısından onlara eğitim verirken bu dokümanları okuyun şeklinde olmuyor. Düzenlediğimiz bisiklet turu etkinliklerimiz ve buna benzer etkinliklerle belki çocuklarımızın, gençlerin veya insanların farkındalığını oluşturabiliyoruz.”
‘ELEKTRONİK SİGARALAR BAĞIMLILIĞI ARTIRIYOR’
DSÖ Tütün Kontrol Programı Direktörü Prof. Dr. Toker Ergüder, tütün kullanımındaki artışın önlenmesi gerektiğine dikkat çekerek tütün endüstrisinin üretimine karşı tüketimi durdurmaya çalıştıklarını ifade etti. Sigara kullanımını azaltmak için bir çözüm yolu olarak elektronik sigaralara yönlenmesini eleştiren Ergüder, elektronik sigaraların sigara bağımlılığını azaltmadığını aksine artırdığını, bunu kullananların yaş sınırının da giderek düştüğünü söyleyerek şunları dile getirdi; “Amerika’da 2 milyon çocukta elektronik sigara kullanımı başladı ve yaklaşık 3 bine yakın çocuk hayatını kaybetti. Neyse ki bizde yasak ama kaçakçılık artıyor, bunu serbest bırakın, vergiler boşa gidiyor şeklinde yayınlar yapılmaya başladı. Çok dikkatli olmak lazım. Elektronik sigarayı serbest hale getirdiğiniz anda bütün alışveriş merkezlerinde, bütün çocukların elinde elektronik sigaralar olacaktır. Elektronik sigaradan sonra sigaraya geçecekler, oradan da uyuşturucuya geçeceklerdir. Elektronik sigaralar Türkiye’ye gelmeyi çok istedi ama neyse ki Sayın Cumhurbaşkanımız, Yeşilay bunları iki sefer önledi. Ama bunu satıp para kazanmak için durmayacaklardır. Daha çok çocuğu bağımlı yapmaya çalışacaklardır. Bu nedenle bu konuya çok dikkat etmemiz lazım.”
Sigara ve alkol kullanımında kişinin hayat standartlarının, eğitim durumlarının da etkili olabileceğini belirten Ergüder, şunları kaydetti; “Erkeklerde statü artıkça sigara içme ve alkol kullanma oranları düşer. Kadınlarda ise tam tersidir. Eğitim ve statü yükseldikçe sigara içme oranları artar. Örneğin; kadın öğretmenlerde, kadın hemşirelerde, sağlık çalışanlarında, kadın doktorlarda sigara içme oranları toplumdan daha yüksektir. Stres ve sigaranın bir alakası yoktur. Türkiye’de 20 milyon insan sigara içiyor, 60 milyon insan içmiyor. Ama sonuçta hepimiz aynı stresi yaşıyoruz. Sigara endüstrisinin yıllardır yaptığı reklamlarda hep sigara ve özgürlük bir araya getirilmiştir. Kadınların da eğitim durumu ve statüleri yükselince özgürlük duyguları da değişiyor ve sigara firmaları da bunu kullanıyor.”


‘MÜCADELEMİZ SİGARA İÇENLERLE DEĞİL, TÜTÜN ENDÜSTRİSİYLE’
Özellikle gizli reklamlar aracılığıyla sigara kullanımına yönelik teşvik edici durumların olduğunu ifade eden Ergüder; “Bazı vakıflar vasıtasıyla kadınlara ve gençlere yönelik inanılmaz projeler yapılıyor. Slim dediğimiz ince sigaralar var. Genellikle kadınlar kullanıyor. Örneğin; Türkiye’de son 10 yılda ruhsat alan slim sigara sayısı öncekinin yaklaşık 4-5 katı kadar. Bir yandan da slim sigaraları piyasaya sürüyorlar. Türkiye bu sigaralarda düz pakete geçti. Ama 2019 yılında meclisten çıkan kanunda hem standart hem düz paketti. Ama çıkan yönetmelikte standart paket kısmı unutuldu. Türkiye’de de diğer ülkelerdeki gibi tüm sigaralar aynı kalınlıkta aynı yükseklikte satılması gerekiyor ama yönetmelik kanuna aykırı çıktı. Bu sebeple de slim sigaralara izin verildi.
Yine internet üzerinden sınırsız reklamlarla çocuklara ulaşılmaya çalışılıyor. Tütün endüstrisi küresel bir endüstri. Uğraşmak çok zor. En son yapılan çalışmalarda yıllık satışların 700 milyar dolar, yıllık kârlarının da 40 milyar dolar olduğu belirtildi. Onlar da bu kârı bırakmıyorlar, yeni müşteri lazım. Diğer sektörlerden farklı olarak ölen müşterilerin yerine yeni müşteriler bulmak zorundalar. Bizim mücadelemiz sigara içenlerle değil. Mücadelemiz tütün endüstrisiyledir.” şeklinde konuştu.

- Reklam -