Evrensel tüketici hakları ülkemizde yaşam bulmalı

144

Tüketici bilinçlenirse hizmet verenler daha dikkatli olmak zorunda kalır

Tüketici Hakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Ergün Kılıç: “Bir tüketicinin canına kast edecek bir şey olursa öncelikle üretici sonrada bunu denetleyenler arasında bir sıkıntı doğar. Denetim yapmış olsaydı o ürün piyasaya çıkmazdı mantığı var, devletin böyle bir denetleme görevi var. Hem denetleyecek hem düzenleyecek.”

Geçtiğimiz Pazar günü meydana gelen ve bütün yurdu yasa boğan Tekirdağ Çorlu da ki tren kazası hakkında Tüketici Hakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Ergün Kılıç ile söyleşi yaptık.

“Yasalara göre devletin tüketicinin sağılığını ve güvenli ulaşımını sağlamak gibi bir zorunluluğu var” diyen Kılıç söyleşimizde yaşanan kazanın tüketici hakları açısından olması gerekeni ve sonuçlarını anlattı.

Ergün Kılıç: “Bir tüketicinin canına kast edecek bir şey olursa öncelikle üretici sonrada bunu denetleyenler arasında bir sıkıntı doğar. Denetim yapılmış olsaydı o ürün piyasaya çıkmazdı mantığı var, devletin böyle bir denetleme görevi var. Hem denetleyecek hem düzenleyecek.
Düzenlemek demek Bakanlıklar ve TBMM bir yasa çıkartıyor. O yasaya uygun olarak da ilgili birimler yönetmelik veya tebliği çıkartıyor. Bu çıkarttıkları üzerinden de denetimlerini yapıyor bu onlara görev veriyor ve sorumluluk yüklüyor. Şimdi devletten hizmet alan vatandaş Çorlu’dan İstanbul’a İstanbul’dan Çorluya gitmek üzere bir bilet alıyor” diyerek şöyle devam etti.

“Bunu devlet şöyle garanti etmek zorunda: tüketicinin sağlığını ve güvenli ulaşımını sağlamak gibi bir zorunluluğu var. Ama biz gazetelerde görüyoruz ki Tekirdağ’dan Çorlu’ya giderken vatandaşlarımız alınmayan önlemler ve tekniğine uygun olmayan hat nedeniyle bir kaza yaşıyor. Kaza da 24 vatandaşımız hayatını kaybediyor. Onlarca insan da yaralanıyor bu verilen hizmetin güvenlik açısından bir zafiyet doğurduğunu ortaya koyuyor. Bu olay tüketicinin sağlıklı ve güvenli ulaşım hakkının aslında sağlanamayan ve verilemeyen bir hizmet neticesinde canlarına kast edilmiş oluyor”

Tren kazası

Bu büyük bir hizmet ayıbıdır

Kılıç denetimin yeterli olarak yapılmadığını iddia ederek şu şekilde devam etti: “Burada soruşturma sonucunda da ne yapacak tüketiciler bu haksızlığın karşısında yaralılar ve hatta Hakka ruhunu teslim edenlerin aileleri bir tazminat alacak ama bu yaşamı geri döndürmeyecek. Son yaşanan olay neticesinde sizlerle bir örnek paylaşmak istiyorum. Öznur Dikmen ve Gülce Dikmen adında bu iki kardeş güle oynaya trene binerken, sağlıklı ve güvenli bir şekilde gitmek istediği yere ulaşamıyorlar. Bu büyük bir hizmet ayıbıdır.

Biz tüketici hakları derneği olarak şunu öneriyoruz: Daha çok güvenli olması ve hızlı olması nedeniyle trenin yani toplu taşıma araçlarının özellikle ulaşımda kullanılmasını öneriyoruz. Bu ne demek hizmet maliyetinin düşürülmesi açısından demiryolu Dünyanın en güvenli ve en ucuz ulaşımını sağlıyor. Ama Türkiye’de ve son yaşanan olayda olduğu gibi ihmaller zinciri olmayacak. Zemini sağlam olacak, etütleri düzgün olacak, düzenli olarak ve eksiksiz bir şekilde bakımı yapılacak. Orada yapılan ray sisteminin altı yağan yağmur da boşalıp da Köprü vazifesi gibi bir hale gelip oradan onlarca kişinin ölümüne neden olmayacak. Zemin etütü yapılırken günübirlik yol yapıyoruz demekle olmuyor.”

Demiryolu taşımacılığı hem yük hem de insan taşımacılığında gerilere gidiyor

Kılıç: “Daha önce hatırlayın normal tren hattından hızlı tren hattına geçiş yapması sebebiyle yine kaza yaşanmıştı. İşte bu da işin başka bir boyutu. Mesela kara yolları ile ulaşımda yolcu taşımacılığın Payı 1950’li yıllarda yüzde 50 iken 2009’lu yıllarda yüzde 98’e yükselmiş, yük taşımacılığının rolü ise 1950’lerde yüzde 23 iken 2009’da yüzde 94,6 yükselmiş. Bu bizim tüketici hakları derneğimizin açıklamalarında yer alıyor. Aynı zamanda yolcu taşımacılığında bu pay 1950’de yüzde 42 iken 2009’da 1.17’ye düşüyor. Yük taşımacılığı1950’de 71,6 iken 2009’dayüzde 5.4 düşüyor.

Demiryolu taşımacılığı hem yük hem de insan taşımacılığında gerilere gidiyor. Karayolu taşımacılığına dönük oluyor. Karayolu taşımacılığı demek pahalı, ne demek araba İthal, parçası İthal, asfalt ithal bu da doğal olarak maliyetleri katlıyor” ifadesini kullandı.
Kılıç: “Tabi asıl olan devletin kar amacı gütmemesi. Hizmetin bir bedeli var. Evet, maliyetler daha ucuz olmalı. Örnek olarak köprüler yaptırılıyor. Eskiden verdiğin vergiler yol, su, elektrik olarak sana geri döner diyorduk. Peki, verdiğimiz vergilerin bize geri dönmediğini nerden anlıyoruz. Elektrikte, doğalgazda veya diğer kaçak kullanımlarda, kullanmasak dahi para ödemek durumunda kalıyoruz. Yani devlet imkânlarıyla yaptırılmıyor. Yap işlet devlet modeli burada bir devşiremeye uğruyor. Tüketiciler açısından kötü bir durum ama bu hızlı trenin olmasına engel değil. Hızlı trenlere daha çok ağ sistemi yani demir yollarını kurduğumuz zaman içerisinde bu aşağıya çekilebilir. Çünkü bu uzun müddeti kapsayan bir projedir. Onun için zamanla ben ucuzlayacağını düşünüyorum” dedi.

Tren kazası

Geç gelen bir ihale insanların malını ve canını tehdit etmiş durumda

Kılıç: “Devletin asıl amacı biyelere nasıl hak ve ödev yüklüyorsa, devletinde hak ve ödevleri var. Onları da düzgün olarak yerine getirmiş olsaydı zaten burada bunları konuşuyor olmazdık. Özelleştirmeyi konuşmamış olacaktık mesela o da işin bir başka boyutu. Şimdi tabi tren faciasıyla ilgili konuya dönmek gerekirse menfez bakımı ve taş duvar ihalesi gibi basından okuduğumuz kadarıyla ihale şu anda yapılsa 24 canın geri gelmesini sağlayabilirler mi? sağlayamazlar. Aynı zamanda onlarca yaralının sağlık problemlerini giderecekler mi? gidermeyecekler.

Geç gelen bir iş, geç gelen bir ihale insanların malını ve canını tehdit etmiş durumda. Buradaki sorumlular mutlaka bunun hesabını vermek zorunda. Sadece yağmura bağlayamazsınız dünyanın her yerinde afet var. Yetkililerin görevi bu afetler karşısında önlem almaktır. Bahane üretmek olmamalıdır. Tabi biz yine devlet demir yolları işletme genel müdürlüğünün 1. Bölge malzeme müdürlüğü 2018 de bir ihale açmış, ihale kodu olarak da 29, 39 ve 35 sayılı bütün gazetelerde yer alıyor. Tamda şu andaki sıkıntı olan taş duvarların ve menfezlerin yapımıyla ilgili bir durum. Yani aslında treni bile bile ölüme yolculuk yaptırmışlar” diyerek ihmallere dikkat çekti.

Tren kazası

Evrensel tüketici haklarının ülkemizde yaşam bulmasını bekliyoruz

Kılıç: “İki tane makinisti gözaltına almışlar. Makinist mi yapacak o yolu birazcık düşündüğün zaman o yolu yapması gereken makinist midir yoksa o yolun bir kontrolörü yok mu dur. Bununla ilgilide bir sıkıntı var. Yani siz aslında güveniyorsunuz, devletin diyorsunuz trene biniyorsunuz ama ne oluyor tamda burada kendisine güvenen halkın canına kasetmiş oluyor. Bu tüketicinin sağlıklı ulaşım hakkının gasp edilmesi demektir. Mutlaka bunun sorumluları bunun cevabını vermeli ve varsa bir kusur ki ortada kusur mutlaka yargı önün değerlendirilip yaptırımlar uygulanmalıdır.

Tüketiciler sağlıklı, güvenli ve ucuz yolculuk edebilme hakkına mutlaka kavuşmalıdır
Kılıç: “Öncelikle evrensel tüketici haklarının ülkemizde yaşam bulmasını bekliyoruz. Bu ne demek? Eğer ortada bir hak var ise bütün mal ve hizmetlerde tüketicilere teslim edilmelidir. Temel gereksinimlerden tutun sağlık hakkına, güvenlik hakkına, çevre hakkına, bilgilenme seçme gibi hakların yaşam bulmasını istiyoruz. Eğer Türkiye’de bu haklar yaşam bulmuş olsaydı tüketicilerin temel gereksinimlerinden olan ulaşım hakkı ihlal edilmemiş olurdu ve bu kaza yaşanmamış olurdu. Bu konuyla ilgili denetim yapma yetkisi bulunan devletin ilgili mecrası mutlaka yeniden revize edilmeli ve sağlıklı ve güvenli bir ulaşım sağlayabilmenin yolu bulunmalıdır. Tüketiciler sağlıklı, güvenli ve ucuz yolculuk edebilme hakkına mutlaka kavuşmalıdır” dedi.

Tüketici bilinçlenirse hizmet verenler daha dikkatli olmak zorunda kalır

Tüm Türkiye’yi yaşa boğan 25 vatandaşımızın hayatına sebep olan tren kazası hakkında Tüketici Hakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı olarak görüşlerini bildiren Kılıç konu ile ilgili sonsöz olarak şunları dile getirdi kaza ile ilgili gerek derneğimize gerekse verdiğimiz mücadeleye tüm tüketicileri bilinçli olmaya davet ediyoruz. Gücünüzü birleştirirseniz dünyada sizin dedikleriniz olur.

Hizmet verenler daha dikkatli olmak zorunda kalır ve bu kazalarda yaşanmamış olur. Bu vesileyle hayatını kaybetmiş olanlara rahmet diliyorum, yaralılara şifa diliyorum. Bunun sorumlularım da en kısa sürede yargı önünde hesap vermesi gerekiyor ve bundan sonrada böyle kazaların yaşanmaması talebimizdir ve üzüntümüzdür. Bununla ilgili bizlerde elimizden geldiği kadarıyla mücadelemize devam edeceğiz.”