Evde tanı ve tedavi hizmeti, hastanelerin yükünü azalttı

0
13

Sağlık Bakanlığı’nın, koronavirüs vakalarının artmasıyla başlattığı evde tanı ve tedavi hizmetinin başarılı yürütülmesi, bu süreçte hastanelerin yükünü azalttı. Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Rahmet Güner, “Filyasyon çalışmasının, bakanlığın yürüttüğü evde tanı ve tedavi hizmetlerine başlanmasıyla çok ciddi şekilde hastanelere düşen yük azaldı” dedi.

Mart ayından bu yana koronavirüs ile mücadele edilen Türkiye’deki hastanelerde, birçok ülkede sağlık kuruluşlarında yaşanan yığılmalar olmadı. Bunda, Sağlık Bakanlığı’nın sahada filyasyon çalışmasıyla birlikte uyguladığı evde tanı ve tedavi hizmetinin de etkisi oldu. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi ve Ankara Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği öğretim üyesi Prof. Dr. Rahmet Güner, koronavirüs ile mücadelede merkez olan Ankara Şehir Hastanesi’nde hiçbir hastanın mağdur edilmediğini söyledi.

‘ACİL KRİZ YÖNETİM KOORDİNASYONU KURULDU’

Türkiye’nin salgının başından beri koronavirüs ile başarılı mücadele ettiğini belirten Prof. Dr. Güner, “Salgının 11 Mart’ta ülkemizde ilk görüldüğü andan itibaren biz de enfeksiyon hastalıkları olarak birebir olayın içinde yer aldık. Gerek enfeksiyon kontrol komitesi olarak sağlık personeli açısından gerekse bizlere başvuran hastalar açısından çok ciddi bir şekilde salgında gece gündüz demeden çalıştık, çalışıyoruz. 11 Mart’tan sonra; önce sadece nöroloji-ortopedi hastanesi olarak Covid-19 hastalarına hizmet vermeyle hastanemiz sürece başladı, acil servisimiz, diğer yoğun bakımlarımız da dahil. Ama daha sonra artan vaka sayıları ile birlikte hem genel hastane daha sonra diğer hastanelerde de pek çok alan Covid-19 hastalarının bakımı, hizmeti, tedavileriyle ilgili alanlar olarak ayarlandı. Başhekimliğimiz tarafından bir acil kriz yönetim koordinasyonu kuruldu. Ve devamlı iletişim halinde gelen vakaları yönetmeye çalıştık” diye konuştu. 

‘EKİPLER GECE GÜNDÜZ DEMEDEN ÇALIŞTI’

Prof. Dr. Güner, bu süreçte artan vaka sayılarıyla birlikte sahada daha etkili çalışma yapıldığını kaydederek, “Son 1 ay içinde daha artan vaka sayılarının görülmesiyle yapılan filyasyon çalışmasının, bakanlığın yürüttüğü evde tanı ve tedavi hizmetlerine başlanmasıyla da çok ciddi bir şekilde hastanelere düşen yük azaldı. Evde tedavi, tarama işlemlerinin başlatılması gibi işlemler inanın hiç kolay işlemler değil. Sadece Ankara’da 850 kadar ekip oluşturuldu. Bu ekipler gece gündüz demeden çalıştı. Öyle ki bir yakınım bana ulaştı ve 19.30’da testinin çıktığı haberi sonrasında saat 21.00’de tedavisi başlanmış bir haldeydi. Ama ülke olarak çok ciddi bir uğraş içerisine girildi. Ve ilk andan itibaren bütün sahaya ulaşmış bir rehber vardı hepimizin elinde. Bu rehberle hastaların nasıl izole edileceğinden tedavilerinin nasıl yürütüleceğine kadar 81 ilde en periferdeki (kenar) hekimimize kadar ulaşılmış oldu. İlaçlar tek elden sağlandı. Kimse ilaçsız kalmadı. Ve şu süreç içerisinde artan vaka sayısına rağmen sağlık hizmeti sekteye uğramadan yürütüldü. Hiçbir hastamız mağdur edilmedi” dedi. 

‘CANLA BAŞLA ÇALIŞTIK’

Prof. Dr. Güner, büyük emekler verildiğine vurgu yaparak, “Biz hekimler olarak da canla başla çalıştık. Hem hastanede çalışıldı hem hastane dışında da bir o kadar ekip oluşturuldu. Hastaların evlerine kadar gidildi. Danışman hekim grubu oluşturuldu. Sıkıntıya giren hastaların durumları birebir iletişim halinde çözüme kavuşturulmaya çalışıldı. Bir sıkıntı olduğunda da hastaneye yatış için hızla yönlendirilebildi. Dolayısıyla yapılan işler, müdahaleler meyvesini de veriyor. Vaka sayılarımız daha yönetilebilir oldu; ama vaka sayılarının yönetilebilir olduğundan şöyle bir anlam çıkması çok hatalı olacak. ‘Artık bundan sonra her şey serbest’. Asla değil. Her şey için önlemlerimiz net” dedi.