Et fiyatlarındaki artışın yansımalarının direk görüldüğü yer marketler. Ankara’da zincirleri bulunan bir marketin müdürü, et fiyatlarındaki artışı “Üretimin olmadığı bir yerde fiyat düşmez” sözüyle özetliyor.

Ankara’da başlayan Şarbon olayının diğer illere de yayılmasıyla et fiyatlarına zam yapılacağı ön görüldü. Şarbon korkusuyla karaborsacıların hareketlendiği ve ilerleyen günlerde ete 5 lira zam yapılabileceği gündeme geliyor. Et fiyatlarına yapılan artışın yansımaları marketlerde gözlemlenebiliyor. Ankara’da birçok mağazası bulunan bir marketin şube müdürü, et fiyatının neden arttığını “Üretimin olmadığı bir yerde fiyat düşmez” sözüyle özetliyor.

Sözlerine devam eden market müdürü, “ Bir dönem Hollanda’da kaldım. İki ülkedeki durumu karşılaştırırsak Türkiye’ye et ithal geliyor ve dolara bağlı. Yurt dışında etin kilosu 4 Euro. Yani 30- 40 lira arasında eti yiyebiliyorsun.

Bizim ülkemizdeki üretim yetmiyor. Hadi ürettik diyelim yemi dışarıdan alıyorsun. Sadece Türkiye’de yetiştiriyorsun. Buzağıları bile dışarıdan alıyorlar, ülkede yetiştiriyorlar. 10 yıldır ülke ithalata bağlı. Tarımın bittiği bir ülkede hayvancılıktan bahsedilemez. Hollanda yüz ölçümü olarak Konya, nüfus olarak İstanbul büyüklüğünde. Adamların şu andaki gelirinin yüzde 50’si tarım ürünlerinden.

Hollanda’da devlet 10 dönüm yerin varsa, üreteceğin ürünü kaç liradan alacağını net bir şekilde açıklıyor. 200 ton üret, 2 Euro’dan alırım diyor, adam da üretimini ona göre ayarlıyor. Türkiye’de nasıl? Örneğin nohut geçen sene 20 liraya kadar çıktı, bu sene 5 liraya kadar düştü. Eken adam 20 lira diye ekti ama 5 liraya düştü. 5 lira diye ekiyor, 20 liraya çıkıyor” dedi.

Türkiye’de aracı çok fazla

“Türkiye’de aracı çok fazla. Avrupa’daki gibi kooperatifleşme yok. Avrupa’da tarım kooperatifler eliyle yürüyor. Etin düşmesi için tarımın desteklenmesi, üretimin yerliye dönmesi, yapılan teşviklerin denetlenmesi gerek. Adam teşvik alıyor ama üretmiyor.”

Et fiyatları balığı etkilemedi

Et fiyatları artınca vatandaş alternatif gıdalara yönelmeye başladı. Av sezonunun da açılmasıyla kırmızı ete en büyük alternatif balık oldu. Vatandaşın balığa yöneldiği haberlerine ise balıkçı İsmail Özdemir katılmıyor: ” Balık ayrı, et ayrı. İsteyen balık yer, isteyen palamut yer”.

Yaklaşık 4 ay süren denizlerdeki av yasağı sona erdi. 1 Eylül’den itibaren denizlerdeki balık avlama yasağı kalkması ile tezgâhlar balıkla doldu. Kalkan av yasağı balık tezgâhlarını doldururken fiyatlarında yaklaşık yarı yarıya düşmesine sebep oldu.

Denizlerde av yasağının sona ermesi ve palamut, mezgit, barbunya ve istavritin tezgâhlardaki yerini almasının ardından balık fiyatlarında düşüş yaşandı. Yaklaşık dört ay süren av yasağı gelecek sezon için balıkların büyümesini sağlarken balık tezgâhlarındaki fiyatlarında artmasına sebep olmuştu. Balık sezonunun açılmasıyla birlikte tezgâhlar balıkla dolmaya başladı.

Av yasağına uyulması balık tezgâhlarında olan balık sayısını azaltmıştı. Denizden az çıkan palamut balığının ise tanesi 20 liradan tezgâhlarda yerini aldı. Başkentliler, sezonun ilk hamsisini ortalama15 TL’lik kilogram fiyatıyla alabiliyor. Tezgâhlardaki istavrit 10, levrek ise 30 liraya alıcı buluyor.

Balık sezonun açılmasıyla Başkent Ankara da balık fiyatları İstavrit 10 TL, Palamut 10 TL, Hamsi 15 TL, Mezgit 20 TL, Somon 20 TL, Levrek 30 TL. Geçen yıl ki sezon açılışıyla kıyaslandığında bu fiyatlar çok yüksek geçen yıl palamudun çifti veya 3 tanesi 10 liraya alınabiliyordu.

“Balık ayrı, et ayrı. İsteyen balık yer, isteyen palamut yer” diyen balıkçı İsmail Özdemir, balık fiyatları hakkında “Hamsinin daha mevsimi değil, şuanda palamut mevsimi. Palamut 18- 20 liraydı ve 10 liraya düştü. Hamsi mevsimi gelince onun da fiyatları 5 liraya kadar düşer. Şuan Palamut, tekir, mezgit mevsimidir. Vatandaş onları yemeli. Balık alırken dikkatli olsunlar. Tanıdık balıkçıdan alsınlar. Ha taze olmasına bakmak istiyorlarsa tavsiyem, iri olacak, diri olacak,” değerlendirmesinde bulundu.

FACEBOOK YORUMLARI