Erken tanı ve psikolojik destekle meme kanserini yendi

0
6

Mustafa ERCAN/MERSİN, (DHA)- MERSİN’de, erken teşhisle meme kanserini yenen Fatma Gürbüz Akıncı (48), Toroslar Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi aracılığıyla kadınlara seslenerek, “Benim şansım, kendi vücudumu takip etmem oldu. Kendinizi tanıyın, kontrollerinizi düzenli yaptırın” dedi.
Meme kanseri tedavisi sırasında Toroslar Belediyesi bünyesinde bulunan Toroslar Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi’ne başvurarak, alanında uzman psikologlardan danışma hizmeti alan 2 çocuk annesi Fatma Gürbüz Akıncı, erken tanının ve taramanın önemine dikkat çekti. Toroslar Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi’nin alanında uzman psikologları, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla erken tanı ve psikolojik destekle meme kanserini yenen Fatma Gürbüz Akıncı ile video konferans görüşmesi yaptı. 2 yıl önce meme ucundaki çöküntüden şüphelenerek doktora başvurduğunu belirten Akıncı, tanı ve tedavi süresince yaşadığı deneyimlerini paylaştı. 
PSİKOLOJİK DESTEK DE ÖNEMLİ
Toroslar Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi’nden danışma hizmeti alan Fatma Gürbüz Akıncı, kanserde sadece tedavinin değil, psikolojik desteğin de önemli olduğunu vurguladı. Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz’a belediye bünyesinde böyle bir danışma hizmeti sunduğu için teşekkür eden Akıncı, yaşadığı tüm süreçlerde çocuklarını, ailesini ve yakınlarını düşünüp mücadelesini bırakmadığını söyleyerek, “Basite alınacak bir süreç değil. Şansım, kendi vücudumu takip etmem ve bunu çok erken bir şekilde fark etmem oldu. Her şeyin başı sağlık. Ama sağlığımızı koruyabilmemiz için bazı tedbirlerimiz var. Kadının göğüsleri varsa onların kontrolünü de doktordan önce kadın yapmalı” dedi.
2 GÖĞÜSÜNÜ DE ALDIRDI
Kendisinin olduğu kadar yakınlarının da psikolojik açıdan etkilendiğini anlatan Fatma Gürbüz Akıncı, “İki yıl önce kendi kendime elle muayene sırasında sol meme ucunda hafif çökük ve bir kitle olduğunu fark ettim. Eşime, kanserden şüphelendiğimi söyledim. Arkadaşımı arayıp beni doktora götürmesini istedim. Doktorum muayene etti. 8 gün içerisinde patoloji raporum ortaya çıktı ve ameliyatımı oldum. Riske atmak istemedim. Her iki göğsümü aldırdım ve protezlerimi taktırdım. Ve meme kanseri mücadelem başladı. Bu süreçte çocuklarım, eşim ve yakınlarım çok etkilendi. Beni kaybetme korkusuna girdiler. Bununla baş edemedim ve aklıma Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi geldi. Farkında olmadığım şeyleri bana gösterdiler. Kendime özel vakit ayırmam ve kendim için bir şeyler yapmam gerektiğini öğrettiler. Çok güzel destekler aldım” ifadelerini kullandı.
DÜZENLİ KONTROL VURGUSU
Kanserle mücadele sürecini kendisine inanarak ve güvenerek atlattığına da dikkat çeken Akıncı, “Kadınlara tavsiyem öncelikle vücutlarını çok iyi tanımaları. Yemek yemek bir rutinimiz ise vücudumuzu muayene etmek de bir rutin olmalı. Haftalık, aylık gibi. Tanı öncesinde kistlerim vardı. Bu yüzden korkularım da vardı. Düzenli olarak muayeneye gidiyordum. Ultrasonlar çektiriyordum. Sonra ‘yeter, radyasyon alıyorum’ dedim. Gidiyorum, hiçbir şey çıkmıyor. Ama öyle değilmiş. Bu kontrollerin düzenli olarak yapılması gerekiyormuş” dedi.
‘BU MÜCADELEYİ KAZANDIM’
Hayattan kopan hastalara da seslenen Akıncı, hayata tutunmayı nasıl başardığının formülünü de vererek, “Bu süreçte moral ve motivasyon da çok önemli. Hastalığı atlattıktan sonra hayatımda farkındalıklarım da arttı. Çok insancıldım. Kendim adıma bir şey yapmazdım ve bir koşuşturma halindeydim. İnsanlar bir şeyler yapmak ister ama hep erteler. Ertelemesinler. Şimdi kendime vakit ayırabiliyorum. Bu dönemde piyano ve keman öğrendim. Sosyal hayatımı hiç kısıtlamıyorum. Çocuklarımı, ailemi düşünerek bu mücadeleyi kazandım. Ben, hayatımı yaşamayı seçtim ve kanseri atlattım” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI