Erken tanı hayat kurtarır

0
11

Kanserle Dans Sağlık Buluşmaları Ankara’da gerçekleşti. Akciğer kanserinde erken tanı ve yeni tedaviler üzerine gerçekleştirilen etkinliğe Ankara Kanserle Dans Derneği ev sahipliği yaptı.

Özgür ALTIN/ANKARA

Her yıl 2 milyondan fazla insanın hayatını derinden etkileyen ve 1.7 milyon insanın hayatını kaybetmesine neden olan Akciğer kanseri, erken teşhis ve yeni tedavi yöntemleri ile Ankara’da bir etkinlikte nasıl yenilir tartışıldı. Konuya dikkat çekmek için bir dans gösteri ile başlayan etkinlikte Ankara Kanserle Dans Derneği Başkanı Sevil Gürkan ve Prof. Dr. Umut Demirci konuşma gerçekleştirdi.

ERKEN TEŞHİS VE ÖNLEME

Etkinlikte derneklerinin amacını anlatmak için söz alan Sevil Gürkan, Flamenko dans gösterisinin tüm zorluklara rağmen ayakta kalabilmenin örneği olduğunu ifade etti. Gürkan: “ Flamenko Dans gösterisi için değerli arkadaşımız Eren Ergene’ye çok teşekkür ediyoruz. Flamenko sadece bir sanat değil, adeta hayatın tüm renklerini içinde barındıran bir yaşam biçimidir. Bir yanda zorluklar, acı, isyan. Bir yanda neşe, umut ve sevinç. Kısaca tüm zorluklara rağmen ayakta kalabilmenin azmi, gururu ve mutluluğudur Flamenko. Tıpkı kanserle olan dansımız gibi.” dedi.

2013 yılında derneğin kurulduğuna dikkat çeken Gürkan sözlerine şöyle devam etti; “ Babaları kanser hastası olan iki arkadaş, Ebru Tontaş ve Esra Ürkmez’in yaşadıkları tecrübeleri, benzer süreçleri yaşayanlarla paylaşarak, onlara destek olmaya karar vermeleri sonrasında derneğimiz 2013 yılında kuruluyor. Derneğimizin ana amacı, kanserde erken teşhis ve önlemeye yönelik çalışmalar yapmak. Bununla birlikte, kanser tedavisini hasta merkezli hale getirmeye çalışan bir derneğiz ve bu vizyonla, farkındalık çalışmalarımızın yanı sıra, kanser hasta ve yakınlarına ücretsiz psikoterapi, yoga, dans ve diğer sosyal aktiviteleri de sunarak motivasyonlarını güçlü kılmak için çalışıyoruz. Yurtdışı ve yurtiçi hasta dernekleriyle işbirlikleri içinde çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

Kendisinin de kanser hastalığına yakalandığını ifade eden Gürkan yaşadığı süreci şöyle aktardı; “ Ben de kanser survivor’ım nadir görülen ve hiç belirti vermeyen  bir kanser türünü 2007 yılında erken tanı sayesinde ameliyat ve 6 kür kemoterapi alarak atlattım. Kanser tedavim bittikten sonra kanserde erken tanı için neler yapabilirim derken 2013 yılında derneğin Facebook sayfasını takip etmeye başladım ve paylaşımlarını gördükçe ‘Kanserle Dans’ın müdavimi oldum. O günden bugüne, insanları bilgilendirmek, erken tanı konusunda farkındalık yaratmak için gönül dostu doktorlarımız, uzmanlarımız ve gönüllülerimizle el ele vererek, hep birlikte çalışıyoruz.”

KASIM AYI AKCİĞER KANSERİ FARKINDALIK AYI

Gerçekleştirilen etkinliğin Kasım ayı ile bağlantılı olduğunu açıklayan Gürkan sözlerine şöyle devam etti; “ Bugün burada olma nedenimiz, Kasım ayının akciğer kanseri farkındalık ayı olması.  Hocamız açıklayacak ancak ben de kısaca değinmek isterim. Akciğer Kanseri dünya çapında en yaygın kanser türü. Ne yazık ki her yıl yaklaşık 2 milyon insanı etkiliyor ve tahmini 1,7 milyon can kaybına neden oluyor. Kadın, erkek ayırt etmeden ciddi can kaybına neden olan bu kanser ülkemizde de kanserden yaşanan kayıplarda ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle erken tanı ve tedavi akciğer kanserinde daha da ayrı bir öneme sahip. Biz de Kanserle Dans Derneği olarak bu yönde yürüttüğümüz farkındalık çalışmalarımıza her gün daha fazla insana ulaşma gayesiyle devam ediyoruz.  Bu yıl Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Kasım ayı boyunca süren bir dizi çalışma yaptık. Öncelikle akciğer kanseri konusuna dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak amacıyla hastalar ve hasta yakınlarına yönelik dijital eğitimler serisi gerçekleştirdik. Eğitimlerimizde hep yaptığımız gibi duyma engelli arkadaşlarımızı da dikkate alarak işaret dili çevirisi ile onların da bilgilenmelerini sağladık. Dijital eğitimlerimiz; akciğer kanserinde risk faktörleri, tanı ve medikal tedaviler, yeni tedavi yöntemleri, tamamlayıcı ve alternatif tıbbın kanser tedavisinde yeri,  konularında yapıldı.  Psikoonkoloji ve kanserde beslenme konuları ile de devam edecek. Eğitimlerde ana hedeflerimiz; öncelikli olarak akciğer kanserinin nedenlerine ve  erken teşhisin yaşamsal önemine dikkat ve immünoterapi gibi yeni geliştirilen tedavilere yönelik farkındalığın artırılması oldu. Özellikle akciğer kanserine karşı dünyada geliştirilen pek çok tedavi var ve bu tedavilere Türkiye’deki hastaların da ulaşması için gerekli farkındalık ve bilgi paylaşımı yapmayı önemsiyoruz.”

Projede emeği geçenlere teşekkür eden Gürkan, hedeflerinin daha fazla insana ulaşmak olduğunu ifade etti; “ Bu noktada, bu projede yanımızda olan değerli hekimlerimiz Prof. Dr. Umut Demirci, Prof. Dr. Mustafa Özdoğan ve Doç. Dr. Cantürk Taşçı başta olmak üzere, projeye emeği geçen tüm eğitmenlerimize ve projenin hayata geçirilmesine verdiği koşulsuz destek ile katkı sağlayan BMS firmasına bir kez daha en içten teşekkürlerimizi iletmek isteriz. Farkındalık yaratma konusunda en temel hedefimiz olabildiğince daha fazla insana ulaşmak. Bu açıdan akciğer kanseri konusunda, dernek olarak en güçlü yanlarımızdan olan sosyal medyadan da yararlandık. Sosyal medyada 172 bin’den fazla takipçimiz var. Farkındalık çalışmalarımızla olabildiği kadar çok kişiye ulaşmak ve erken tanının hayat kurtardığını anlatmak istiyoruz. Kasım ayı süresince sosyal medyada akciğer kanserinde erken teşhis ve tedavinin önemine vurgu yapan bir kampanya yaptık. Bu kampanyada ünlülerimiz gönüllü olarak bize destek verdiler. Çektikleri kısa videolar ile Kanserle Dans Derneği için ‘Akciğer kanserinde erken teşhis hayat kurtarır’ ana mesajını sosyal medya üzerinden paylaştılar. Bu kampanyada bizimle birlikte olan ve bizden desteğini esirgemeyen Sevgili Ayşe Arman, İbrahim Büyükak, Nedim Saban, Zeynep Beşerler ve Özlem Yıldız’ın yanında birçok tiyatro ve dizi oyuncuları da var onlara da bir kez daha teşekkür etmek isteriz. Bu arada gönül dostu hekimlerimiz ve uzmanlarımız da kampanyamıza destek vererek bizleri çok mutlu ettiler. Bu vesileyle onlara da çok teşekkür ediyoruz.”

‘KONU BU KADAR CİDDİ’

Erken tanının önemini verilerle açıklayan Gürkan, sözlerine şöyle devam etti; “ Akciğer kanserinde erken tanı farkındalığımızın arttırılması neden önemli? Sizlere bazı rakamlar vererek vurgulamak istiyorum. Dünyada 2019 yılında 86 uçak kazası oluyor ve toplam 257 kişi hayatını kaybediyor. 2019 yılında dünya da akciğer kanserinden 1.7 milyon kişi hayatını kaybediyor. Bir uçakta 295 kişi var dersek, bu ne demek 2019 yılında akciğer kanserinden hayatını kaybedenlerin sayısı 5 bin 762 adet uçak düşmesine eş değer. Bir başka bakış açıcıyla; Fenerbahçe Stadı 47 bin 834 kişi alıyor, dünyada 2019 yılında 35 stat dolusu insanı akciğer kanserinden kaybediyoruz. Bir diğer bakış açısı ise; halk otobüsü 50 kişi alıyor, dünyada 2019 yılında 34 bin halk otobüsü dolusu insanı akciğer kanserinden kaybediyoruz. Ülkemizdeki duruma bakacak olursak; 2019 yılında da 116 bin kişiyi akciğer kanserinden kaybettik, bu ne demek; 393 uçak dolusu insan, 2.5 stat dolusu insan, 2 bin 320 otobüs dolusu insanı kaybettik demek. Konu bu kadar ciddi. Bizler Kanserle Dans ailesi olarak kanserle dans ettik, ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz.”

Akciğer kanserinin dünyada olduğu kadar ülkemizde de oldukça fazla can kaybına neden olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Umut Demirci, ülkemizde yaklaşık 211 bin yeni kanser vakasının bildirildiğini ifade etti. Demirci: “ Bildirilen yeni vakalar arasında erken tanı alabilenlerin oranı yüzde 21.5 iken bu hastaların 5 yıllık yaşam oranı ise yüzde 60’lardadır. İleri evre hastalıkta ise 5 yıllık yaşam oranı yüzde 6’lardadır. Yaşam oranlarında fark çok net iken, kanser tedavisinde erken tanının yeri ve önemi göz ardı edilemez” dedi.

YENİ TEDAVİLERİ ANLATTI

2004 yılından bu yana yeni tip tedavi yöntemlerinin de değerlendirildiğini aktaran Demirci sözlerine şöyle devam etti; “ Akciğer kanseri tedavisinde 1990’larda yaygın olarak kullanılmaya başlayan kemoterapi gibi geleneksel tedavi yöntemlerini takiben 2004 yılıyla yenilikçi tedavilerde ciddi bir ivme yakalandı ve hedefe odaklı tedaviler ortaya çıkmaya başladı. 2011 yılı ve sonrasında ise kanser tedavisinde önemli bir aşama olarak kabul edeceğimiz immünoterapiden bahsedebiliyoruz”

İmmünoterapi hakkında bilgi veren Demirci şunlara değindi; “ İmmünoterapi, vücudun kanserle savaşmak için doğal savunmasını güçlendiren bir tür biyolojik tedavi türüdür. Diğer tedavilerden farklı olarak bu tedaviler direkt tümörün kendisini değil, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek tümörü yok etmeyi amaçlıyor. Kanser genellikle bağışıklık sisteminin doğal savunmalarının çoğunu aşarak kanser hücrelerinin büyümeye devam etmesine neden olur. İmmünoterapiler bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini seçici bir şekilde tanımasına ve ortadan kaldırmasına yol açarlar. Bağışıklık sisteminde uzun süreli bir ‘hafıza’ oluştururlar, bu nedenle zaman içinde kanserin sürekli kontrolüne ve bu yolla da uzun süreli ve kalıcı tümör yanıtlarına ve sağ kalım oluşmasına neden olurlar. İmmünoterapi uygulamalarında, daha az yan etki ile beraber hastaların tedavi sürecindeki yaşam kalitelerinde ise artış sağlanabiliyor”

Akciğer kanserinin oluşmasına zemin hazırlayan en önemli faktörün sigara içmek olduğunu vurgulayan Demirci şunları aktardı; “ Sigara içenler için, akciğer kanseri riski, yaşam boyu sigara içmeyenlere göre ortalama on kat daha yüksek. Risk, sigara miktarı, sigara içme süresi ve başlama yaşı ile artar. Sigarayı bırakmak, kanser öncesi lezyonlarda ve akciğer kanseri geliştirme riskinde bir azalmaya neden olur. Sigara içenler, sigarayı bıraktıktan sonra yıllarca yüksek akciğer kanseri riski taşımaya devam ederler”