Bu yılın ilk aylık enflasyon oranları açıklanıyor. Beklentiler düşük oran ama son iki aydır görülen eksi enflasyonun bu ay içinde yapılan fiyat ayarlamalarının etkisiyle yukarıya doğru yöneleceği görüşü hakim.

Üretici fiyatlarında artış geçen yılın Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 1.02, 2017’ye göre yıllık 10.35 oranında gerçekleşmişti. Geçen yılı da yüzde 20.3 ile kapatmıştık. Açıklanacak yeni verilerin aylık oranın altında olmalı ki enflasyon geriliyor diyebilelim.

Ayrıca enflasyonu artıracak risklere karşı neler yapılacağına bakmak lazım. Merkez Bankası’na (MB) göre geleceğe yönelik bizi bekleyen çok sayıda risk var. Bunlardan bazıları özetle şöyle:
Geçmişten gelen yüksek fiyatlandırma alışkanlıkları
Döviz kurlarındaki artış beklentileri

İşletme sermayelerindeki maliyet yükselişleri
Vergi ayarlamalarından sonra henüz yapılmayan tütün ürünlerindeki zamlar

Enflasyonla mücadele programı kapsamındaki indirimler sonrası belirsizlikler
Ücret artışlarının yaratacağı talep
İşgücü maliyetlerine verilen devlet desteğini verimliliğe dönmemesi,
Firmalarda dövize bağlı bozulma ve nakit akışının yavaşlaması

Finansal güçlüklere bağlı olarak borcunu tahsil edemeyen firmaların çoğalmasının ülke risk primine olumsuz etkisi

Konut ve ticari gayrimenkul satışlarında kredi arzının sıkılaşması
Doğrudan ve dolaylı verilen hükümet desteklerin giderek çoğalması,
İktisadi faaliyetlerdeki zayıflamaya bağlı olarak vergi gelirlerinin azalması
Buna karşılık kamu harcamalarında hedeflerin dışına çıkılması
Kamunun yönettiği fiyatlar ve vergi ayarlamalarının yüksek olması
Başta ekmek-tahıllar, süt ve et gibi gıda gruplarında ertelenmiş fiyat artışların etiketlere yansıtılması.

Jeopolitik riskler nedeniyle gelişmiş ülkelerden sermaye akımındaki çekinceler, ticaret savaşlarına bağlı olarak küresel büyümenin daralması, uluslar arası ham petrol fiyatlarındaki oynaklık.
Banka, bu uyarıları geçen hafta “açık mektup” başlığıyla hükümete göndermişti. Mektupta MB’nin enflasyonda beklenmeyen gelişmeler olduğunda elindeki tüm araçları kullanacağını ve para politikasını sıkılaştırılacağı da belirtilmişti.

Bu arada geleneksel olarak iç siyasi etkenlere değinilmemiş. Örneğin 31 Mart seçimlerde özellikle büyükşehirlerdeki seçim sonuçlarının iktidar aleyhine gelişmesi halinde siyasi ortamdaki bozulmalar ve buna dış dünyadan gelecek tepkiler.

Öyle veya böyle enflasyon konusunda geceden sabaha bir şeyler beklemek, kısa vadeli düşüşleri parlatıp işler tıkırında” mesajını vermek yanıltıcı olur.

En iyisi, orayı buraya suçlamak, eleştirmek yerine orta ve uzun vadede sonuç alınabilecek politikalar uygulamak ve sabır göstermek. Doların bir lira gerilemesinin, Borsa İstanbul hisselerinin ilgi görmesinin geçici olduğunu unutmamak gerekir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz