Savunma basit: “alınan kararlar, kararlı taviz vermeyen politikalarla önce döviz, sonra enflasyon dizginlendi” denilecektir. Doğru ya; enflasyon geçen Ekim ayında, bir önceki aya göre yarı yarıya azalarak yüzde 2.67’a indi. Yıllıkta üretici fiyatlarında yaklaşık bir puan gerilemeyle yüzde 45’e geriledi ama tüketici fiyatlarında aynı artışla yüzde 25.4’e yükseldi. Yani bu seviyelerde duruldu.

Gerçekçi olalım: Üretici fiyatları beklemeye geçerek (büyük bölümü malını satamadığından) zam yapmayı durdurdu ama geçmişin artışları ağır ağır tüketicilere yansıtıyorlar. Gıdada ise yıllık yüzde 30 ile almış başını gidiyor.

Enflasyon yerinde sayıyor. İndirim kampanyası şuydu, buydu, nispeten baskılanmaya çalışılıyor ama ulaştırma dışında tüm sektörde kıpır kıpır, yukarıya doğru fırlayacakmış gibi duruyor.

Acısı gelecek aylarda özellikle önümüzdeki kış aylarına daha net ortaya çıkacak. Buna bir de kendini gösteren durgunluk ve alım gücünün düşmesi de eklenirse daha kötüsü gelecekte bizi bekliyor. Hazırlıklı olalım, çözüm üretelim.

Şu da var: Lira değer kazanırken fiyatlar düşüyordu. Şimdi yüzde 10’dan fazla değer kazandı ama tam tersi fiyatlar yükseliyor: Nasıl bir dengeleme bu?

HANGİPARTİLERDEN ACABA?

Enflasyonun “anlamlı gerilemesinden” herkes nemalanmak isteyecektir. Bunlardan en başında Ticaret Bakanı Sayın Ruhsar Pekcan gelecektir. Haklı da olabilir. Fahiş fiyat artışlarını önlemek için tüm memlekete sathında 48 bin civarında fiyat şikayet alındığını, 5 bin 74 firmadan 81 bin 666 ürünü denetlediklerini, bunlardan sadece 366 firmanın 6 bin 339 ürününde haksız fiyat artışı olduğunu ifade ediyor.

Öncelikle ağır devlet memurlarını koltuklarından kaldırıp “gidin, market, pazar, bakkal, ne varsa dolaşın, gereğini yapın” demesi bile büyük başarı ancak rakamlara bakınca öyle abartılacak bir şey olmadığı ortaya çıkıyor. Demek şikayetler asılsız, komşu market diğerini ihbar ediyor. Bu kadar üründen sadece yüzde 8’inde haksız artış var. Yani esnaf genelini zan altında bırakmamak lazım.

Bu arada acaba bu fahiş zam yapanların en son seçimlerde hangi partiye oy verdiklerini de belirlense ya? Kesin yüzde 99.99’u CHP’li çıkar.

RIFAT BEY DOKTOR GİBİ

TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, adım adım Anadolu’yu dolaşıyor, bankacılarla, reel sektör arasında “biriken gazları” alıyor, hükümete önerilerini iletiyor ancak bazı tespitleri tam tıp doktoru edasında.

Rıfat Bey, 20 Ekim’de, Çorum’da “piyasada gözle görülür bir yavaşlama var, para dönmüyor” diyerek yaşanan gerçeği dile getirmişti. Açık ifadesiyle “hastanın kan dolaşımında sıkıntı var, bir tıkanlıkta ölebilir” mesajını vermişti.

Aradan iki hafta geçti, bizim dolaşım bozukluğu yaşayan hasta birdenbire iyileşmeye başladı. Bunu hasta yakınlarına açıklama yapan doktor gibi yine Rıfat Bey’den dinliyoruz. Diyor ki “son dönemde ekonomide olumlu gelişmeler var. Dış ticarete ilişkin rakamlar, döviz gelir-gider durumunda bir dengelenme başladığını gösteriyor. Biz tüm bu çalkantıların geçici olduğuna inanıyoruz.”

Valla bravo. Daha 15 gün önce “hasta ölüyordu, hazırlıklı olun” diyordu, son tahlile göre birden bire nabız, kan basıncı, tansiyon ve bilumum verilerinde pozitif gelişmeler başladı ve dahası hastamız tıptaki anlatımla stabil (istikrarlı) duruma geçti. Yani hastanın ani atakları kontrol alındı, beklemekten başka yapacak bir şey yok. Ne ameliyat, ne doğru dürüst bir ilaç, demek temeli sağlam, kendi kendine iyileşiyor.

Bu “stabil” lafı krizler yaşayan ağır hastalar için söylenen klasik bir sözdür. Ne iyiye gidiyor, ne kötüye. Biraz sonra ne olacağı belli olmaz. Ani krizler de geçirebilir, sabaha da sağ çıkmayabilir, günlerce narkozda, yoğun bakımda da kalabilir. Ne zaman taburcu olur, bilinmez.

Ekonomide alınan kararlarının olumlu olumsuz etkileri aylar sürer. Böyle kısa süreli ölçümlerde ekonomide olup biteni böyle hasta yakınlarını avuturcasına ele alamazsınız. Sonra bir baş edilemeyecek bir kriz yaşanır, hastamız daha da kötüleşir, durumu açıklamak zorlaşabilir.

Tamam, her şey reel sektör için. İyi de hasta yakınları olan “reel vatandaşın” yaşadığı travmaya da birileri değinse ya!

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin