ENFLASYON SEBEP FAİZ VE KUR SONUÇTUR

0
239

AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın devamlı olarak ortaya sürdüğü “faiz sebep enflasyon sonuçtur” iddiası herhangi bir bilimsel temele dayanmamaktadır.


Bütün ekonomistler, ekonomi tahsili görmüş herkes enflasyonun sebebinin faiz olmadığını bilir.
Hatta işe üretim açısından yaklaşırsanız faizle borç almak yatırım yapmayı, kapasite ve üretim artışı gerçekleştirmeyi sağlayarak arz yönlü son derecede olumlu bir etkide bulunur. Arzı artırarak talep fazlalığından ve arz yetersizliğinden kaynaklanan fiyat artışlarını engeller.


Faizin toplumsal hayatta yarattığı olumsuz etki genellikle hatalı borçlanma girişimleri yüzünden ortaya çıkar ve emin olun faiz olmasa dahi hatalı bir girişim için borç para alan kişi ya da kurum eninde sonunda bu borcu ödeyemez hale gelir. Faiz bu noktada ödeme güçlüğünü az da olsa artıran bir faktördür sadece.

- Reklam -


Erdoğan ve arkadaşları koşullandıkları inançları gereği faize yanlış bir göz ile bakmakta, faizin ekonomide oynadığı önemli rolü tam manası ile kavrayamamaktadırlar. Ekonomiyi bu hatalı görüş üzerine bina edilmiş politikalar ile yönetmeye kalkınca da ortaya bir felaket ve kriz tablosu çıkmaktadır.


Erdoğan iktidarı ekonomiyi yönetemeyince çareyi kolay yola sapmakta ve algıyı yönetmeye çalışmakta aramaktadır. Oysa ekonomik olaylar uzun vadede algı operasyonlarından hiç mi hiç etkilenmez, hatta algı operasyonlarına girişen iktidarlar büyük ölçüde güven ve itibar kaybederek varmak istedikleri sonucun daima tam tersine mahkûm olurlar.


Şimdi gelelim enflasyon meselesine enflasyon hemen hemen daima iktidarların uyguladığı enflasyonist politikalar sonucunda ortaya çıkar. Bir iktidar enflasyonist politikalar uygulamazsa enflasyon denilen olgu asla ortaya çıkmaz!
Enflasyonist politikaların en önde geleni dolaşımdaki para miktarını artırmaktır. Malum bir paranın dolaşımdaki miktarı artar o parayı basan otoritenin itibarı azalırsa para değer kaybeder satın alma gücü düşer, ortaya enflasyon olgusu çıkar, fiyatlar genel seviyesi artar.


Birde fiyatların arz talep dengesizliği yüzünden arttığı durumlar vardır ki bu alım satımda kullanılan para birimin değeri ile değil, alım satıma konu olan mal ve hizmetlerin değeri ile ilgili bir olgudur. Lakin bir ülkede aynı anda tüm mal ve hizmetlerde arz talep dengesinin bozulması neredeyse imkânsızdır. Bir iki mal ve hizmet gurubunda arz talep dengesizliği yüzünden ortaya çıkacak fiyat değişimleri ise fiyatlar genel seviyesini çok fazla etkileyemez. Ayrıca birçok üründe ikame çözümler vardır bir ürünün fiyatı makulün ötesinde arttığı zaman ikame ürünler ile sorun çözülebilir. Hatta bu tip durumlarda arz eksikliği, talep fazlalığı yaşanıyorsa ithalat ile dengeler kurulup sorun kolayca çözülebilir.


Faizi etkileyen birkaç önemli unsur vardır bu unsurlardan ilki faize konu olan para birimindeki değişimdir bir para değer kaybediyor ama faizler ısrarla bu değer kaybının altında tutulmaya çalışılıyorsa kimse birikimini ve alacağını o para biriminde tutmak göz göre göre erimesini seyretmek istemez. İşte tamda bu yüzden eğer para birimini desteklemek istiyorsanız negatif faize karşı makul bir faize razı olmalısınız. Yoksa bu para biriminden kaçış hızlanır. Bu noktada enflasyonun doğru ölçülmesi ise elbette olmazsa olmazımızdır. Faizi etkileyen bir diğer önemli unsurun ise risk olduğunu hiç unutmamak gerekir.
İki para birimi arasındaki değişim değerini etkileyen en önemli unsur ise enflasyon oranlarıdır. Kur değişimi genel olarak iki para arasındaki enflasyon farkı ile doğrusal bir ilişkiye sahiptir. Birde elbette bu iki para birimine uygulanan faiz oranları bu noktada büyük önem taşır.


Türkiye’nin bu gün yaşadığı kur krizinin en önemli sebebi iktidar tarafından uygulanan enflasyonist politikalar sonucunda enflasyonun kontrolden çıkmış olmasıdır.
Netice olarak hem kurlar ve hem de faizin seviyesi enflasyon tarafından belirlenmektedir. Siz suni belirlemelere kalkışınca da işler kontrolden çıkmaktadır.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz