ENAG enflasyonu %3,36 – TÜİK Enflasyonu %1,08

1
41

Malum TÜİK’in bir elinde büyüteç, diğer elinde ise küçülteç var, istediği veriyi büyük istediği veriyi küçük göstermekten hiç mi hiç çekinmiyor.Bu yüzden de işsizlik, enflasyon ve büyüme ile ilgili açıkladığı verilere güvenen, inanan pek kalmadı.

Baksanıza bizzat iktidar tarafından kontrol edilen kimi kurum ve kuruluşlarda bile yöneticiler TÜİK enflasyon verilerine itibar etmiyor, özellikle de kendi maaşlarına zam yaparken emekliye, memura zam yapılırken dikkate alınan enflasyon oranının çok ama çok üstünde zamlar yapıyorlar.

Bende TÜİK verilerini pek ciddiye almayan ekonomistlerin arasındayım çünkü TÜİK tarafından açıklanan veriler benim de piyasa gözlemlerim ile hiç mi hiç uyuşmuyor. Sadece gözlemlerimle de değil aynı zamanda iktisat teorisi ile de uyuşmuyor üstelik.

Uzunca bir zamandır, Prof. Dr. Veysel Ulusoy başkanlığında çalışan bağımsız ve tarafsız bilim insanlarından oluşan Enflasyon Araştırma Grubu ENAG tarafından açıklanan enflasyon verilerini hesaplarımda baz almaya başladım. Bu veriler bence çok daha gerçekçi.

Sayfalarında yaptıkları açıklamaya göre ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Mart 2021 dönemi (28.02.2021-31.03.2021) günlük fiyat değişimlerinden elde edilen ENAGrup Fiyat Endeksi aylık bazda % 3,36 arttı.

ENAGrup hesaplamalarına göre TÜİK alt grupları gösterge olarak alındığında en çok aylık düşüş -%1,86 ile Lokanta ve Oteller en fazla yükseliş ise %17,82 ile Haberleşme kaleminde gerçekleşmiştir.

Aynı dönem için TÜİK tarafından açıklanan verilere göre ise Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %1,08 ve yıllık olarak da yıllık %16,19 oranında artmış bulunuyor.

Aynı olguyu ölçen iki kurum bu kadar farklı iki sonuca ulaşıyorsa elbette biri ciddi manada hatalı demektir. Hesaplama sonucunda küsuratta bir fark yok ki, olur bu kadar hesap hatası diyerek kapatalım. Diğer yandan bu fark uzun zamandır da devam ediyor yani tek seferlik bir hesap farklılığı da değil.

Hesap farklılığının nereden kaynaklandığı ortaya çıkarılmalı kim yanlış ölçüyor belirlenmeli ve hesaplar ona göre yeniden düzene konmalıdır. Enflasyon ölçümlerinde yapılan hatalar ya da taammüden yapılan hesap oyunları bu ülke vatandaşlarının maaşları hesaplanırken de kullanılmaktadır, faiz ve kur hesabı yapılırken de. Bir ekonominin tüm yatırım ve harcama politikalarını derinden etkileyen bir göstergedir enflasyon hesabı, bu hesabı doğru yapamayan bir ekonomi yönetimi yanlış pusula ile seyreden gemi gibidir kaybolması, bodoslamadan kayalara oturması işten bile değildir.

ENAGrup hesaplamalarının sonrasında yaptığı analizde de “Mart ayının ekonomiye etki eden en önemli haberi, Merkez Bankası başkanı Naci Ağbal ile başkan yardımcısı Murat Çetinkaya’nın ayrı zamanlarda görevden alınması ve yerlerine yenilerinin atanması oldu. Bu iki değişimin özellikle hafta sonuna gelmesi, bir sonraki hafta başında

a) döviz kurunda oynaklık ve liranın değer kaybına

b) günlük enflasyon oranında yükselmeye

c) borsa endeksinde kayda değer düşüşlere ve

d) faiz oranında ani sıçramalara neden olmuştur.

Bu değişim kararlarının faizlerin 200 baz puan artırılmasının hemen arkasından gelmesi birçok soruyu akıllara getirmiş ve yanıtlar da henüz alınmamıştır.

Fiyatlar genel seviyesinin yılın ilk aylarında sakin olan eğiliminin arkasından, tekrar yükselişe geçtiğini görmekteyiz.

Bu yükselişin ana nedenleri arasında:

1. Döviz kurundaki sıçramaların artık daha hızlı bir şekilde fiyatlara yansıtılması

2. Aramalı ve sermaye malları fiyatlarında küresel bazda artması

3. Süveyş kanalında meydana gelen kazadan dolayı petrol fiyatlarının yükselmesi

Covid-19 salgınında vaka sayılarının tekrar yükselmesiyle yeni kısıtlamaların uygulanmaya başlanması, ekonomik faaliyetleri Nisan 2021 döneminde de olumsuz etkileyerek, başta yatırım ve tüketim harcamalarını düşürecektir. Kısa çalışma ödeneğinin de sona ermesiyle çalışılan saatlerde azalma (işsizlik) artacak, düşen gelir seviyesi toplam talebi kısacaktır. Tüm bu azalan ekonomik aktiviteler enflasyonun da yönüne etki edecektir.

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAGrup) önümüzdeki dönemde fiyatlar genel seviyesindeki artışın hızlanacağını tahmin etmektedir ” demektedir.

Kurumun açıklamasından aynen aldığım bu analizin altına bende imzamı atarım tespitler çok doğru ve yerindedir.

Önümüzdeki dönemde kur, enflasyon, faizler ve işsizlik oranları radikal bir şekilde artacaktır, bu oranların TÜİK açıklamalarına ne şekilde yansıyacağını ise bekleyip göreceğiz.

Veysel hoca ve ekibine tek bir şey söyleyebilirim; iyi ki varsınız, emek harcayıp bu hesaplamaları yapıp paylaşıyor ve bu kaotik kriz ortamında önümüzü aydınlatıp karar vermemize yardımcı oluyorsunuz.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz