Evet, bize bu Anadolu topraklarında kalan en büyük miras Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Lakin bazıları bu mirası yiye yiye doymadılar, doymak da bilmediler. Kimileri de şuursuzca saldırdı, halen de saldırıyorlar.

Birileri de “sahip çıkacağız” diye Atatürk’ü, hedeflerini, düşlerini unutturup putlaştırdılar, dokunulmaz, konuşulmaz bir tabu haline getirdiler.

Ata’dan buyana neredeyse bir kuşak geçti. ölüm yıl dönümünde halen dokuzu beş geçe nerede olurlarsa olsunlar saygı için ayağa kalkanlar, bir damla gözyaşı dökenler, yere düşen resmini alıp bağrında taşıyanlar oldukça bu zavallı, sahte, maskeli, ezik mirasyediler O’nun gölgesinde yok olup gideceklerdir. Çabaları nafile.

O’nu unutturmak, geri plana atmak istedikçe O gözlerde değil beyinlerde daha da büyüyor.

İnanışımıza göre bir ölünün arkasından kötü konuşmak, hakkında gıybet yapmak haramdır ve onları rahmetle anmak, yad etmek gerekir.

Ama bakın, O’nun için yılın 364 günü söylemedikleri lafı bırakmayanlar, bir şükran için bile ismini bile ağızlarına almayanlar, hatta mezarı başında küfür edenler, bir rahmet duasını çok görenler, 10 Kasım olunca en baş köşede eğilip bükülerek sahte yasa bürünüp övgüler dizip dizlerini dövmüyorlar mı, günahların en büyüğünü işlediklerinin farkında değiller.

Kendi analarına, babalarına, atalarına laf söylendiğinde ortalığı birbirin katanların iş Atatürk’e gelince susup kalmaları da anlaşılır gibi değil.

Beyler, hanımlar, bizim artık “O olmasaydı” şeklinde başlayan cümlelerle değil, “O’nun sayesinde” nelere sahip olduğumuzu daha çok anlamalıyız.

Bakınız, O’nun ismini fark etmeden oradan buradan siliyorlar, stadyumlardan, caddelerden, binalardan sudan bir bahane ile kaldırıyorlar.

İstediklerini yapsınlar, gönüllerdeki, zihinlerdeki Ata’yı silebilecekler mi? Vasiyetini çizebilecekler mi? Günlük çıkarlarına daha ne kadar malzeme yapabilirler ki? O’nun sayesinde var olduklarını ne zaman idrak edecekler?

O’nun bize bıraktığı en büyük miras olan Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkarak, “efendim insanlar dini inançlarına göre yaşansınlar diye şeriat devleti kurma” gibi karanlık emelleri olanlar da daha ne kadar yine O’ndan beslenebilirler?

Sağa sola bakın, bu kadar zaman geçmiş, en çıkmaz konularda O’nun deneyimleri, bilgeliği çözüm oluyor.

Farkında mısınız, çağının ötesinde böyle bir insanın kurduğu devlette, öncüğünde kurtardığı bu topraklarda medeni insanlar gibi yaşamak ve ümmeti millet yapan, Türklük soyu ile övünülmesini isteyen bir liderin peşinden gitmek ne kadar büyük bir ayrıcalık?

Siz istediğiniz kadar O’nu işinize geldiği gibi boş laflarla eleştirseniz de, ikbal için kullansanız da, hatta her gün binlerce insanın ziyaret ettiği yok mezarına göz dikip rezidans, AVM yapmak için yok saysanız da O halen geleceğe bıraktığı bu aziz devleti ilkeleriyle, öğretisiyle yönetiyor.

Arkadaşım, sadece gönlünü değil, beynini de Atatürk’e aç.

En başta da o günkü imkanlarda nasıl savaşmışlar, hangi cesaretle dünyaya kafa tutup “buralar bizim, defolun gidin” demişler ve varlıklarını cümle aleme nasıl kabul ettirmişler sorularına yanıt bul!

Senin ve tüm dava arkadaşlarının ruhu şad, mekanın cennet olsun yüce insan!

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin