Emrah Bayraktar, “UEFA üyesi 55 ülke arasından altyapıdan yetişen oyunculara yer verme noktasında son sıradayız.

Bu uluslararası araştırma şirketlerinin sunmuş olduğu bir rapor. Ölçülmüş bir değer. Bu anlamda da Türkiye’de ne yazık ki herkesin bir bahanesi var. Kulüplere ve yönetimlere baktığınız zaman başkanların ya da yöneticilerin her zaman bir bahanesi oluyor” dedi.

Galatasaray ve Beşiktaş’ta daha önce altyapı sorumluluğu üstlenmiş olan Emrah Bayraktar, Demirören Haber Ajansı’na (DHA) özel açıklamalarda bulundu. 

Türkiye’de altyapıdan yetişen oyuncuların as takımlarda oynatılması ile ilgili bir kültürün kulüplerde olmadığını ve alınan oyuncuların çoğunun günlük başarılar için alındığını belirten Emrah Bayraktar, “İstenilen seviyede olmadığı bir gerçek.

UEFA üyesi 55 ülke arasından altyapıdan yetişen oyunculara yer verme noktasında son sıradayız. Bu uluslararası araştırma şirketlerinin sunmuş olduğu bir rapor. Ölçülmüş bir değer. Bu anlamda da Türkiye’de ne yazık ki herkesin bir bahanesi var. Kulüplere ve yönetimlere baktığınız zaman başkanların ya da yöneticilerin her zaman bir bahanesi oluyor. Yok taraftar böyle istiyor yok 3 yıllık süre içerisinde geldik eğer beklenen başarıyı gösteremezsek tekrar görev alma noktasında problem olabilir.

Teknik adamlar açısından baktığımız zaman da başarılı olmak zorundayız, biz de isteriz genç oyunculara şans vermek ama başarısız olursak, kapıda bekleyen meslektaşlarımız var, hızlı bir şekilde görevimize son verilebilir bahanesi öne sürülüyor. Bu ülkede baktığınız zaman herkesin bir bahanesi var. Biz buraya geldik takımımızın başarılı olmasını istiyoruz.

Herkesin bahanesinin olduğu bir ortamda da çözüm üretmek veya bir şeyler yapmak çok kolay değil. Bu noktada Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) önemli görevler düşüyor. O da şu; bizim ülkemizde genç oyuncuların oynatılması ile ilgili bir kültür yok. Ben her zaman şunu söylüyorum. Eğer bir kültür yoksa bunu kanunlaştırmanız yani zorunlu kılınması gerekir. Normalde bu istenen bir şey değil ama bizim gibi ülkelerde uzun vadeli bir şeyin kültüre evrilmesi kolay olmayacaksa baştan bunun kurallarının konması gerekiyor.

Türkiye Futbol Federasyonu’nda da haziran ayında bir seçim var. Yeni gelecek yönetim ya da aday olacak başkanların ülkede futbolun gelişimiyle ilgili bir manifestosunun olması ve bir yol haritasını açıklaması gerekir. Yani biz 1 yıl sonra, 3 yıl sonra ülke futbolunu bulunduğu noktadan getirecekleri noktayla ilgili mutlaka bir plan sunmaları gerekiyor. Sadece genç oyuncuların oynamasına şans vermek değil, liglerin, kulüp yapılarının, mali yapıların yeniden düzenlenmesi gibi bir çok alana da ne yapılacaksa bir yol haritasının belirlenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ALTYAPIYI ANTRENÖRLER ZORUNLULUK OLARAK GÖRMÜYOR”

Göreve getirilen antrenörlere yönetimlerin, altyapı oyuncuları yetiştirip oynatmasını zorunlu olarak belirtmeleri gerektiğini ifade eden Bayraktar, “En iyisi yok. Ülkede bir kulüp kültürü olmadığı için değişen teknik direktörlerin istediğine veya becerisine göre bazen altyapıdan genç oyuncuya şans veriliyor ya da hiç verilmiyor. Kulüp yapısında kültürleşmiş bir durum yok.

Kulüpler gelen teknik direktörlere bunu dayatmıyorlar. Kimsenin zorunluluk olarak karşısına koymuyorlar. Çok iyi bir altyapımız var. ‘Burada yetişen oyunculara ilk takımda şans vermenizi istiyoruz, bu da sizin görevlerinizden biridir hocam’ demiyorlar. Demedikleri için de kendilerine sunulan ligdeki sıralama başarı ölçüsü oluyor. Yani hocam bizi şampiyon yap, kümede bırak veya kupada başarılı olalım gibi. Böyle bir ortamda da teknik direktörler bunu bir zorunluluk olarak görmüyorlar.

Görmedikleri için ve işlerinden olma kaygısıyla genç oyunculara şans vermiyorlar. Şunu belirtmek gerekir ki kulüplerin gelişim ortamlarının daha iyi yapılanması, altyapıların iyileştirilmesi, orada çalışan hocaların şartlarının iyileştirilmesi ve daha iyi antrenörler olması noktasında da bir şeyler yapılması gerekiyor. Sadece kulüplerin yapması gereken bir konu diye bırakırsanız da olmaz.

Türkiye Futbol Federasyonu’nda bu konuda mutlaka yaptırımlarının olması gerekiyor. Örnek veriyorum önümüzdeki sene U21 Ligi’nin kaldırılması yönünde bir plan var. Çıkış noktası da bir oyuncu 20 yaşına kadar futbolcu olamadıysa bundan sonra da hiç olamaz. Bu artık alt seviyede bir mantalitedir. Eğer siz U21 Ligi’ni kaldırıyorsanız mutlaka diğer büyük futbol ülkelerinde olduğu gibi bir B Lig’i oluşturmanız gerekiyor. Yani Fenerbahçe’nin veya Galatasaray’ın 2’nci Lig’de bir B Takımı olacak. Orada yetişen oyuncular hem daha çok gelişecekler hem de bir maddi değer haline gelecekler.

Şu anki yapıda oyuncular yıllarca eğitim alıyorlar ve 19-20 yaşına geldikleri zaman yeteri kadar tecrübeli olmadıkları için dışarı gidiyorlar ya da futbolu bırakma kararı alıyorlar. Çünkü alt liglere baktığınız zaman daha yüksek tecrübede oyuncularla ve yaşı büyük oyuncularla oynanıyor. Alttan gelen oyunculara fırsat noktasında ne yazık ki bir çalışma yapılmamış” şeklinde konuştu.

“GENÇLERİN OYNAYACAĞI BİR PLATFORM KURULMALI”

Yetişme dönemindeki genç oyunculara yönelik ayrı bir platform kurularak onların gelişimine katkı sağlanması gerektiğini vurgulayan tecrübeli antrenör, “Şunu net olarak söylemem gerekirse bazı teknik adamlar ilgili, bazılarıysa da bu alanda ilgisiz ama herkesi ilgili kılabilmek için bunu bir yasaya bağlamak gerekiyor.

Genç oyuncuların oynamasını sağlayacak platformların oluşturulması gerekiyor. Sadece genç oyuncularla ilgili değil. Ülkenin genelinde bulunan genç oyunculara eşit futbol fırsatı dağıtabilmek için de doğu ve batıda bulunan oyunculara eşit fırsatlar sunmak gerekiyor. Örneğin, genç milli takımlara son yıllarda Bingöl’den, Van’dan ve Muş’tan oyuncu geldiğini duymamışsınızdır.

Burada da yetenekli çocuklar var ama bu konuyla ilgili bir proje üretmek gerekiyor. Belki de oralara akademiler kurmak lazım. Doğu illerinin bağlandığı bir doğu akademisi oluşturmak gerekiyor. Bu akademilerin birbirleriyle oynayacakları bir lig oluşturmaları gerekiyor. Bu ülkedeki her çocuğa ulaşabilmek için farklı projelerle 80 milyonun yaşadığı bir ülkede her çocuğa ulaşabileceğimize inanalım” dedi.

“ÜLKEDE OYNASA DEĞER HALİNE GELECEK OYUNCULAR VAR”

Genç oyunculara daha fazla şans verilmesi gerektiğini belirten Emrah Bayraktar, “Bu biraz o kulübün geçmiş dönemlerde altyapıya ne kadar önem verdiği ile ilgili. Nasıl bir yatırım yaptığıyla ilgili. Yani oradaki potansiyelle ilgili bir durum.

Aslında oradaki potansiyelden emin olmak gerekiyor. Büyük kulüplerde de çalıştığım gibi diğer kulüpleri de gözlemleme imkanı buldum. Erzurum ve Malatya’nın altyapısında as takımda oynayabilecek oyuncular var. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın da var ama şans bulamıyorlar. Geçenlerde de örneğini verdim.

Beşiktaş’ın A Takımı’nda düzenli antrenmanlara çıkan Fatih diye bir stoper çocuk var. Beşiktaş son yıllarda Milosevic ve Enzo Roco’yu aldı. Böyle olunca da bir türlü bu çocuğun oynamasına sıra gelmiyor ve alınan oyuncular da değer yaratmıyor kulübe. Bir süre sonraysa isimlerini unuttuğumuz stoperler olarak ortadan kayboluyorlar.

Bu oyunculara yüksek miktarlar verilene kadar, bu genç oyunculara şans verilse onlar da başarılı olurlar. Sonra diyoruz ki; ‘ülkede futbolcu yetişmiyor’. Potansiyel fırsat var ama fırsat verilmediği için kendilerini gösteremiyorlar. Böyle olunca da bu ülkede ne stoper yetişir, ne de sağ bek. Oynasa değer haline gelecek oyuncular var. Ülkenin potansiyelini bilerek söylüyorum. Bu ülkede başarılı olacak insanlar var. A takımda şans verilmiyor ama başka yerlerde oynayabilecekleri şans da verilmiyor. Bu insanlar potansiyeline ulaşamadan kaybolup gidiyorlar” açıklamalarında bulundu.

“TÜRK ANTRENÖRLER KENDİLERİNİ GELİŞTİRMELİ”

Emrah Bayraktar, ülkedeki antrenörlerin kendilerini geliştirmesi gerektiğini aktararak, “Hep genç oyuncuları konuştuk ama ülkede teknik direktör ve antrenör olarak görev yapan insanların konuştuğu platformu da değerlendirmek gerekiyor. O da şu; yurt dışında daha fazla Türk antrenörün görev yapması gerektiğini düşünüyorum.

Belki bu konuda Türkiye Futbol Federasyonu’nun ön ayak olması gerekiyor. Federasyonun, devletle birlikte iş birliği içerisinde yurt dışına antrenör göndermesi gerekiyor. Almanya’nın bu konuda çalışmaları var. Sadece bir kişi gitmiyor, 10 kişilik ekip olarak gidiyorlar ve bir ülkenin futbolunu ellerinde tutuyorlar gittikleri zaman.

Biz de ülke olarak ne kadar çok antrenörü ülke dışına gönderebilirsek en azından içerideki baskı da azalacaktır. Biz sürekli antrenör ve teknik direktör üretiyoruz ama sahip olduğumuz kulüp belli. Öyle olduğu zaman da bir koltuğa 50 kişi talip oluyor. Bir koltuğa 50 kişinin talip olduğu ortamda da başka oyunlar dönmeye başlıyor.

O yüzden bizdeki antrenörlerin de kendilerini geliştirmesi gerekiyor. En azından yabancı dil olarak. Kendilerini ifade edebilecekleri bir yabancı dil bilmeleri gerekiyor ama ülke olarak mutlaka antrenörlerimizi farklı ülkelerde görev yapmaları noktasında da teşvik etmemiz lazım, dünyaya hakim olabilmek açısından. Portekiz bizden çok daha küçük bir ülke. Evet futbolda bizden önde olabilirler ama dünyaya baktığınız zaman da bir çok Portekizli teknik direktör görebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

“STOPER POZİSYONUNDA YILLARDIR SORUN YAŞIYORUZ”

Ülke futbolunun en çok sorun yaşadığı problemin savunma pozisyonunda olduğunu ifade eden Emrah Bayraktar, “Bizim yıllardır problem yaşadığımız mevkii aslında biraz önce de belirttiğim gibi stoper pozisyonu. Şöyle anlatayım, çocuklar futbola başladığı zaman herkes öncelikli olarak ofansif anlayıştadır. Çünkü gol atmanın ayrı bir büyüsü vardır. Çocuklar 7-8 yaşında futbola geldikleri zaman ofansif pozisyon elde etmek isterler. Zamanla teknik direktörler, oyuncunun potansiyeline göre farklı pozisyonlarda oynaması için yönlendirilir. Savunmacı olmak, şans bulup oynamak ile ilgili bir durumdur. Stoper özelinde konuşuyorsak diğer pozisyonları bir kenara koyarak çocuklar bu pozisyonda şans bulamıyorlar. Oynayamadıkları için de gelişemiyorlar” dedi.

“OZAN’IN EN BÜYÜK ŞANSSIZLIĞI DESTEKLEYECEK BİR PARTNERİNİN OLMAMASI”

Ozan Kabak’ın Galatasaray’a bir şans olduğunu belirten Bayraktar, “Ozan, Galatasaray için bir şans. Şu an erken yaşta olması ve forma şansı bulması kendisi için çok büyük avantaj. En büyük şanssızlığı da belki onun yanında oynayacağı, onu bir süre taşıyacak ve destek verecek bir partnerinin olmaması” şeklinde konuştu.

“GENÇ OYUNCULARI GELİŞTİMEK BENİM İÇİN BÜYÜK HEYECAN”

Genç oyuncularla çalışmanın kendisi için çok büyük bir heyecan olduğunu ancak ülke futbolunda tek bir yere göre konumlandırma yapmanın doğru olmadığını söyleyen Bayraktar, “Genç oyuncularla çalışmak, onları geliştirmek benim için büyük bir heyecan ama ülke futbolunda kendini sadece tek bir alana yönelik konumlandırmak da doğru değil. Profesyonel seviyede de çalışmaya açık olmak gerekiyor. Hayat ne getirecek görmek lazım. Ben bu ülkenin yetiştirdiği hem okumuş, hem yabancı dili olan, hem de belgeleri olan belirli bir noktada teknik direktörüyüm. O yüzden de öncelikli hedefim kendi ülkemin futboluna hizmet etmek. Burada futbolun gelişimi için çaba göstermek” dedi.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.