EMO: 1 EKİM’DE YAPILMASI GEREKEN ELEKTRİK TARİFELERİNDEKİ GÜNCELLEMELER KASIM 2021’E Mİ ERTELENDİ

0
11

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), yılda 4 kez açıklanan elektrik tariflerinin 1 Ekim tarifelerine ilişkin Resmi Gazete’de herhangi bir karar yayınlanmamasına ilişkin açıklama yaptı.

Esma ALTIN/ANKARA

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu, yılda dört kez yapılan ancak bu yılın Ekim ayına yönelik elektrik tarifelerinin halen Resmi Gazete’de herhangi bir karar ile yayınlanmamasına ilişkin açıklama yaptı. Tarifelere ilişkin güncellemelerin 1 Kasım 2021 tarihinde mi olacağı sorusu ile açıklama yapan EMO, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’nun bu konuda şeffaf olması gerektiğini savunarak; “Maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizmasının usul ve esaslarına göre elektrik tarifeleri 1 Ocak, 1 Nisan, 1 Temmuz ve 1 Ekim olarak yılda 4 kez açıklanıp, Resmi Gazete’de yayımlanırken, bu yıl 1 Ekim tarifelerine yönelik şimdiye kadar herhangi bir karar yayımlanmadı. EPDK 30 Eylül 2021 tarihinde yapmış olduğu basın açıklamasında, ‘1 Ekim 2021 itibarıyla nihai elektrik satış fiyatlarında herhangi bir değişiklik yapmamıştır. Bu vesile ile bir kez daha hatırlatmak isteriz ki elektrik tarifelerine yönelik yapılan bütün değişiklikler kurumumuz tarafından şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmakta ve ilgili Resmi Gazete’de yayımlanmaktadır.’ ifadelerini kullanmıştır. EPDK’nın şeffaflık anlayışını bir kenara bırakırsak; yılın üçüncü çeyreği için geçerli olan tarifelerin geçmiş yıllar ve dönemlerde de olduğu gibi 1 Ekim 2021 tarihinden itibaren yılın son çeyreği için de geçerli olacağına dair bir kararı bugüne kadar Resmi Gazete’de yayımlanmamıştır.” şeklinde açıklama yaptı.

- Reklam -

ELEKTRİK TARİFELERİNDE 1 EKİM’DE YAPILMASI GEREKEN GÜNCELLEMELER HALEN YAYINLANMADI

Elektrik tarifelerine ilişkin 1 Ekim tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanması beklenen güncelleme kararının daha önceki benzer durumlarda da yaşandığı gibi bir sonraki aya yani 1 Kasım tarihine ertelenebileceği ihtimaline odaklanan EMO, bu konu ile ilgili yaptığı açıklama EPDK’nın şeffaflığı hakkında şüpheye düştüklerini iddia etti ve açıklamasında şunlara yer verdi; “Maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizmasının usul ve esaslarına göre elektrik tarifeleri 1 Ocak, 1 Nisan, 1 Temmuz ve 1 Ekim olarak yılda 4 kez açıklanıp, Resmi Gazete’de yayımlanırken, bu yıl 1 Ekim tarifelerine yönelik şimdiye kadar herhangi bir karar yayımlanmadı. EPDK, 30 Eylül 2021 tarihinde yapmış olduğu basın açıklamasında, ‘1 Ekim 2021 itibarıyla nihai elektrik satış fiyatlarında herhangi bir değişiklik yapmamıştır. Bu vesile ile bir kez daha hatırlatmak isteriz ki elektrik tarifelerine yönelik yapılan bütün değişiklikler kurumumuz tarafından şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmakta ve ilgili Resmi Gazete’de yayımlanmaktadır.’ ifadelerini kullanmıştır. EPDK’nın şeffaflık anlayışını bir kenara bırakırsak; yılın üçüncü çeyreği için geçerli olan tarifelerin geçmiş yıllar ve dönemlerde de olduğu gibi 1 Ekim 2021 tarihinden itibaren yılın son çeyreği için de geçerli olacağına dair bir Karar’ı bugüne kadar Resmi Gazete’de yayımlanmamıştır. Maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizmasının yürürlüğe girdiği 2008 yılından günümüze kadar geçen süre içinde benzer bir durum 2018 yılı Haziran ayında yapılan Cumhurbaşkanı ve genel seçimler sürecinde yaşanmış, EPDK 1 Temmuz tarifelerini öteleyerek 1 Ağustos 2018, 1 Eylül 2018 tarihlerinde ve 1 Ekim 2018 tarihli 2018 yılı son çeyrek elektrik tarifelerine; meskenlere yüzde 9’lar seviyesinde, diğer abone gruplarına ise Ağustos ve Eylül aylarında yüzde 14’er ve son çeyrek için yüzde 18.5 olarak peş peşe zamlar yapmıştır.

Son yıllarda elektrik tarifelerine peş peşe yapılan zamlar tüm abone grupları özelinde olumsuz etki yaratmış ve haklı bir kamuoyu tepkisi oluşmuştur. Görünen odur ki EPDK, zaman içinde kamuoyunda oluşan tepkilerin durulması amacıyla 1 Ekim 2021 tarifelerini de ötelemiş ancak bunu kurul kararına dönüştürmemiş olmalı ki böyle bir karar Resmi Gazete’de yayımlanmamıştır. Hal böyle olunca, akıllara maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizmasının usul ve esaslarına aykırı olarak 2018 yılının Ağustos ve Eylül aylarında yapılan zamlara benzer uygulama gelmektedir. Enerji fiyatlarının enflasyon hesaplamalarından çıkarıldığını da göz önüne aldığımızda EPDK 2021 yılının Kasım veya Aralık aylarına yüklü bir zam oranı ile girmeyi mi amaçlamaktır?”

EPDK, BU KONUYA AÇIKLIK GETİRMELİ’

Güncellenmeyen tarifeler ve bu konu hakkında öne sürülen görüşler karşısında EPDK’nın açık bir şekilde açıklama yapmasını beklediklerini kaydeden EMO, şunları ekledi; “Şeffaflık anlayışını tüm mevzuat düzenlemelerine yansıtan ancak elektrik tarifelerini vatandaşlara kilitli kara kutu içinde gizlenmiş olarak sunarak vatandaşların bilgi edinme hakkını engelleyen EPDK, 30 Eylül 2021 tarihli açıklamasındaki ‘1 Ekim 2021 tarihi itibarıyla nihai elektrik tarifelerinde bir değişiklik yapılmamıştır.’ ifadelerine açıklık getirmeli ve yılın son çeyreğini kapsayan kurul kararını kamuoyu ile paylaşmalıdır.”

ÖZELLEŞTİRME POLİTİKALARI SONUCUNDA ÜLKEMİZDE ENERJİ YOKSULLUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTIR’

Özelleştirme politikalarına da değinen ve bu politikalar ile elektrik enerjisine yapılan zamlar sonucu ülkemizde bir enerji yoksulluğunun ortaya çıktığını iddia eden EMO, şunları kaydetti; “Özelleştirme politikaları vatandaşa pahalılık, zam ve enerji yoksulluğu olarak dönmüştür. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre günümüzde gelir desteği olarak 2.1 milyon hanenin elektrik faturalarının kamu tarafından ödenmesi, faturasını ödemediği için elektrikleri kesilen yaklaşık 3.7 milyonu aşan hanenin varlığı ülkemizdeki enerji yoksulluğunun geldiği noktayı göstermesi açısından önemlidir. Özelleştirmeler için topluma sunulan pembe tablonun üzerindeki sır zaman içinde dökülmüş ve karşımıza enerji yoksulluğunun resmini içeren kara bir tablo çıkmıştır.

Sayıştay’ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2020 hesaplarına yönelik yaptığı inceleme de, elektrik satışı yapan bazı şirketlerin elektrik faturaları üzerinden vatandaştan tahsil ettiği Elektrik Enerjisi Fonu (EEF) tutarlarını bakanlık hesabına hiç yatırmadığı ya da eksik yatırdığını ortaya koymuştur.

Rapora göre, 2019 yılında elektrik satışı yapan 174 firmadan 41’i hiç EEF ödemesi yapmamış, 15’i ise eksik ve gecikmeli ödemiştir. 2019 yılındaki toplam tahsilat 831 milyon 308 bin 688 TL olarak gerçekleşmiştir. 2020 yılında ise elektrik satışı yaptığı bildirilen 197 şirketten 37’si tarafından hiç ödeme yapılmamış, eksik ve gecikmeli ödeme yapan şirket sayısı ise 18 olmuştur.

Elektrik dağıtım şirketleri ve görevli tedarik şirketlerinin vatandaşa yeni yükler yıkılması pahasına kollanması sonucu gelinen bu noktada artık yandaş şirketler değil tüketiciden yana taraf olunmalı ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketlere gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır.

Elektrik enerjisi toplumun ortak gereksinimi ve çağdaş yaşamın vazgeçilemez bir kullanım aracıdır. Bu nedenle yaratacağı ekonomik, sosyal ve çevresel değerleri ile toplumsal faydayı önceleyen bir merkezi planlamayı ve kamusal hizmet anlayışı ile sunulmasını gerekli kılar. Günümüz koşullarında, özelleştirilmiş elektrik dağıtım bölgeleri ile üretim tesislerinin öncelikli olarak kamusal hizmet alanına dahil edilmesi, enerji politikalarında kamusallığın siyasi partiler nezdinde ivedilikle ele alınması zorunludur.”  

TRT PAYI, TÜM ABONE GRUPLARINA KALDIRILIMALI’

Özellikle pandeminin etkisiyle çalışamayan ve bu dönemde ciddi maddi sıkıntı çeken vatandaşların yaşadığı en büyük sıkıntılarından biri de ev geçindirmek ve faturalarını ödemekte zorluk çekmek ya da ödeyememek oldu. Bu anlamda, elektrik faturalarının üzerindeki yükü kaldırarak vatandaşları biraz rahatlatmak gerektiğini savunan EMO; “Ekonomik anlamda zor günler geçiren ve ‘geçinemiyorum, faturamı nasıl ödeyebilirim’ diye feryat eden vatandaşlarımızın yükünü biraz hafifletmek adına elektrik faturalarının yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan vergi ve fonların tekrar ele alınarak gerekli yasal düzenlemelerin de bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.

2017 yılında yapılan yasal düzenleme ile sanayi abone grubundan kaldırılan TRT payı kesintisi, tüm abone gruplarından kaldırılmalı ve elektrik faturalarından TRT payı adı altında bedel tahsil edilmesine son verilmelidir. Benzer uygulama artık amacını yitirmiş olan enerji fonu kesintisi için de geçerli olmalıdır.

Mesken abone grubundan KDV tamamen kaldırılmalı ya da yüzde 1 gibi makul bir seviyeye indirilmelidir. Benzer uygulama çiftçilik yaparak geçimini sağlayan tarımsal sulama abone grubu için de göz önüne alınmalı, KDV oranı yüzde 5 veya 8 gibi makul bir seviyeye çekilmelidir.

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) tekrar gözden geçirilmeli, bu mekanizma kapsamına dahil edilecek üretim tesislerine dağıtım sisteminden bağlanacak şekilde güç kısıtlaması ile ÇED alma zorunluluğu getirilmelidir.

12.35 Dolar/cent üzerinden alım garantisi verilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesinin olumsuz birçok yönünü göz ardı etmeden elektrik tarifeleri üzerinde yaratacağı ilave yük yeni zamların ve pahalılığın da habercisidir. Bu nedenle daha fazla gecikmeden nükleer santral sevdasından bir an önce vazgeçilmelidir.” şeklinde yapılması gerekenlere yönelik önerilerde bulundu.

- Reklam -