Emlak piyasası hiç ölmeyecek bir sektör

0
247

Emlak müşaviri, eski belediye başkanı ve aynı zamanda köşe yazarımız olan Salim Taşçı ile Ankara emlak piyasasını, ev alım- satımı ve şehir plancılığı konusunda bir söyleşi gerçekleştirdik.

Emlak müşaviri Taşçı 40 yıllık tecrübesiyle şunları dile getirdi; “Baktığımızda 40 yıl öncesi ve 40 yıl sonrası Ankara da emlak piyasası bakımından insan profili de, semt profili de değişti daha doğrusu hayat değişiyor ”dedi.
Ankara eskiden memur kenti olarak anılırdı diyen Taşçı “ Son yıllarda Ankara sanayi alanında da çok önem kazandı. Memurların tayin dönemlerinde ve üniversitelerin açılması dönemlerinde emlak sektöründe kiralama ve alım-satım işleri yoğunluk kazanır”. diyerek emlak piyasasındaki duruma dikkat çekti

Üniversiteye yeni başlamış genç öğrencilere şunları tavsiye edebilirim; Okullar Eylül de açılıyorsa ev tutmak için Eylül’ün başını beklemesinler en az bir ay önceden gelip evlerini tutmaları lazım ki evlerini daha ekonomik şekilde kiralasınlar daha ucuz olur ve bulması kolay olur. Ekonomide arz talep dengesi vardır yoğunluk olduğu zaman fiyatlarda yükselir”.

Salim Taşçı bir emlak müşaviri olarak tecrübelerim rehberliğinde burada gençlere belki de en önemli uyarım şu olur; “Hayatta belki de resmi bir kâğıda ilk atacakları imza bir kontrattır. Onun içinde önüne konulacak kontratı en baştan A’dan Z’ye iyice bir okusunlar ve ona göre imzalasınlar. Memurlarda tayin emrini aldıklarından itibaren gelecekleri Ankara’dan hemen ev arasınlar ki fiyatlar daha uygun olur. Eğer mülk satın alacaklarsa yaz mevsimi Ankara için en uygun olan Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarıdır. Onun sebebi ise biraz durumu iyi olanlar orta direk ve üstü yazlıklarına veya tatile giderler. O zaman alıcı az olur. Alıcı az olduğu içinde evi gönlüne göre alabilir. Seçici olabilir. Ev alırken de dikkat edecekleri görev yaptıkları yere uygun olması gerekir vesait durumu, sosyal hayatı bu gibi etkenlere bakmaları gerekir. Her şeyden önemlisi komşuya bakmaları lazım” dedi.

Emlak piyasası hiç ölmeyecek bir sektördür

Salim Taşçı gayrimenkulün her zaman kar getireceğini söyleyerek konuşmasına şu şekilde devam etti; “Gayrimenkul piyasasında hareketlilik her zaman az ya da çok vardır. Bu piyasa hiç ölmeyecek bir sektördür. Tabiri caizse akarı yok kokarı yok her zamanda rant yapar. Gayrimenkul hem yatırım aracıdır hem kullanım aracıdır.
Bir gayrimenkul de şu üç anahtar mevcut olması gerekir.
Birinci anahtar amaca yönelik aldığın mülk nedir amaca yönelik; kendim oturup çoluğuma çocuğuma bırakabilirim durumu.

İkinci anahtar rant yapıyor mu?

Üçüncü anahtar bu aldığın taşınmazı istediğin zaman satabiliyor musun?
Bu üçü de varsa hiç korkmayın. Gayrimenkul hem yatırım aracı neden borsadan da faizden de dövizden de her zaman daha fazla getirisi vardır. Kiraya verirsin kira getirir. Bir milyona aldıysan on sene sonra sekiz milyon yapar. Gayrimenkul de iki türlü kazanırsın. Bir kira alırsın bir de durduğu yerde değeri artar”.

Taşçı;“Emlak piyasası şu anda normal seviyede. Özellikle 10 büyük vilayette yaz mevsiminde alışveriş normal seviyede gider. Haziran’ın başlarında okullar açılana kadar. Gerek memur kesimi gerek alıcısı gerek satıcısı tatile gider diyeceksiniz ki üç ay mı tatil yapıyorlar. Hayır, bir kısmı gider bir kısmı gelir. Mesela şu anda Ankara boş bu dönemde alıcı da azdır satıcı da azdır. Ne zamanki Eylül ayında okullar açılır, hareket başlar”.

Okurlarımız ev alırken şunlara dikkat etsin

Salim Taşçı ev alırken dikkat edilmesi gereken hususları şöyle dile getirdi; “Birincisi ikinci el alsan da yeni bina alsan da Türkiye’de yapı denetim müesseseleri var. Bu yapı denetim guruplarına evi kontrol ettirmesi gerekir. Ben bir gün müteahhitin biriyle konuşurken etliye demirlerin nasıl diye sordum. Benim binada et ne geziyor diyor. Etliye demirleri kolonlar arasındaki kancalı birbirini tutan demirlerdir. Düşünün evi yapan adam bunu bilmiyor. Türkiye’de deprem öldürmez binalar öldürür. Fakat hiç kimsenin gidip de bir Yapı denetime, Mimarlar Odası’na İnşaat Mühendisleri Odası’na müracaat edipte benim aldığın şu ev nasıldır diye sormuyorlar”.

Yüz lira aşağı yüz lira yukarısına bakmasınlar adam gibi adamlara evi versinler

Taşçı evini kiralayacak ya da kiraya çıkacak vatandaşlara şu tavsiyelerde bulundu; “Ev sahipleri evlerini kiraya verirken şunlara dikkat edebilir. 2012 yılında çıkan borçlar kanununa göre depozit üç aydır. Artık kiracıyla anlaşmasına bağlı bir aylıkmış olur iki mi üç mü depozit alsınlar. Birde yüz lira aşağı yüz lira yukarısına bakmasınlar adam gibi adamlara evi versinler. Kefillerini sağlam kişilerden seçsinler. Maddeyi koyarken müteselsil kefil ,kefilin kefaleti kiracının oturduğu müddetçe geçer cümlesini koyması lazım. Aksi halde kefilin kefaleti bir yıldır. Bir yıl sonra kefalet düşer birde kefil olacak kişinin de bayansa kocasının muvafakati kocasıysa hanımın muvafakati gerekiyor. Bunu kimse aramıyor. Kefil geliyor ben kefilim diyor. 2012 Temmuz ayında çıkan kanuna göre bunların hepsi açıkça yazılmıştır. Eskiden bekâr ve öğrenciye ev vermezlerdi şimdi tam tersi onlar çok değerlendi. Adam kirasını zamanında yatırıyor evde çoluk çocuk yok eve daha iyi bakıyorlar. Kalabalık ailelere ev vermiyorlar artık” dedi.

Belediye başkanlığı ayrı belediyecilik ayrıdır

Belediye başkanlığı görevinde de bulunan emlak ve şehircilik adına engin tecrübelerelere sahip Salim Taşçı ile yaptığımız söyleşinin bu kısmında daha çok şehircilik ve Ankara’nın şehir yapısını ele aldık;
Taşçı; “ Ankara’ya geçmişteki uzmanların değerlendirmelerine göre dördüncü bölge diyorlar. Bence yanlış Ankara 1.5. derece deprem bölgesidir. Değil diyen gelsin karşıma otursun. Ankara da bazı semtler var ki bataklık üzerine kurulmuş. Su ayaklarının üzerine kurulmuş. Dünyada bir vilayetin içinde dere, çayı olmayan belki de tek başkent Ankara dır. Belediye başkanlığı ayrı belediyecilik ayrıdır. Belediyecilik başlı başına bir iktisat işidir. Belediye başkanlığı için bir partiden adaylığını koyarsın olursun. Bu kişi doktor olabilir kasap olabilir fark etmez. Belediyecilik çok farklıdır. Alt yapısı olmayan şehirler her zaman problemdir. Türkiye de alt yapı bir sorundur. Alt yapısız şehirler vatandaşı canından bezdirir. Beş dakikalık bir yağmurla şehirler felç olmaktadır”.

Şehirlerde arabesk yapılaşmalar almış başını gitmiştir

Salim Taşçı; “Şehirlerin aynası binalardır, park bahçeler, meydanlarıdır. Bizde önce bina yapılıyor sonra plan yapılmaya çalışılıyor sorunlar oradan çıkıyor. Bu başıbozukluğun önüne geçmek gerekir. Belediyelerle ilgili bakanlıkların el ele verip bunları düzeltmesi gerekir. Bizde otopark hiçbir şekilde aranmayan bir maddedir. Oysaki birinci öncelik alt yapıdır. İkincisi otoparktır. Ama maalesef Türkiye de bu kesinlikle uygulanmıyor. Ben yaptım oldu deyip gelişi güzel ruhsat veriyorlar. Onun içinde arabalar sokaklarda ikişer sıra halinde konulmakta sonucunda kavgalar hatta cinayetler olmakta. Bu kaosun önüne geçecek olan kanundur, belediyeciliktir ”dedi.

Bir müteahhitlik kanununun da çıkması lazım

Şehirlerdeki sorunların kanunlar ile giderilebileceğine inanan Emlak Müşaviri Salim Taşçı bir müteahhitlik kanununun da çıkması lazım diyerek sözlerine şu şekilde son verdi; “Emlakçılık kanunun yanı sıra bu kanun da çıkması lazım. Bir müteahhitlik odası yok önüne gelen herkes emlakçılık yaptığı gibi herkes de müteahhitlik yapıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım. Diyoruz ki bakın Türkiye’deki üç büyük lokomotif sektörden bir tanesi gayrimenkul sektörüdür. Gayrimenkuldeki dönen para milyar dolarlarla dile getirilir. Bu sektörün bir kanunu yok. Onun içinde meclisteki ilgililerin süratle müteahhitlik ve emlakçılık kanununun üzerinde durmaları gerekir. Bu gün adam karpuz satıyor karpuzdan iyi para kazandıysa ben müteahhitlik yapayım diyor. Böyle bir başıbozukluk olmaz. Onun içinde bu kanunların çıkması gerekir”.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz