Osmanlı Tarihi’nde I. Süleyman denilince Kanunî Sultan Süleyman anlaşılır. Ancak Fetret Devri’nde Osmanlı tahtında tam tamına 8 yıl 7 ay 10 gün oturmuş olan Yıldırım Han oğlu Süleyman Han vardır. Osmanlı hanedanı Çelebi Mehmet’in soyundan devam ettiği için Süleyman’ın bu 8 yıllık padişahlığı “yok” sayılmış ve bu yüzden Kanunî’ye I. Süleyman denilmiştir. Tarihimizdeki bu yanlışlığı düzeltmek “bir yer adını değiştirmek” gibi tarihçilerin pek sıcak bakmayacağı bir şey. Bu yüzden bundan sonra da I. Süleyman’ın adı Çelebi Süleyman veya Emir Süleyman diye anılmaya devam edecek.


Emir Süleyman, babası Yıldırım Bayezid gibi son derece cesur ve atak birisi idi. Şairlere, yazarlara, bilim adamlarına saygı gösterirdi. Emir Timur, Ankara Savaşı’ndan sonra Osmanlı ülkesini Yıldırım’ın şehzadeleri ve Anadolu beyleri arasında paylaştırırken Süleyman’a da Rumeli topraklarını vermişti. Rumeli toprakları 1918 yılına kadar Osmanlı’nın en gözde toprakları olmuştu. Nüfusu, zengin kaynakları yanında stratejik önemi de birinci sıradaydı. Evrenos Gazi, Mihaloğlu, Turahanoğlu gibi akıncı beylerini de bu zenginlikler arasına katmak gerekir.
İşte Emir Timur’un Emir Süleyman’a verdiği Rumeli toprakları sayesinde Süleyman kardeşleri İsa Çelebi, Musa Çelebi ve Çelebi Mehmet’e nazaran çok güçlü bir konumdaydı. Ama Emir Süleyman omuzlarına konan bu devlet kuşunu küstürdü. Çünkü içki içmeyi ve eğlenceyi çok seviyordu.


Çandarlızâde Ali Paşa, engin devlet tecrübesi ile arkasında bir dağ gibi durmaktaydı. Ankara kalesini Çelebi Mehmet’in elinden alması Ali Paşa’nın siyasî oyunları sayesinde olmuştu. Ankara’nın fethinden sonra Emir Süleyman tekrar Bursa’ya döndü ve “ıyş ü işrete”, hamam safalarına başladı. Bundan yararlanmak isteyen Çelebi Mehmet Bursa’yı bir baskınla ele geçirmek istedi. Süleyman’ın şehri bırakıp kaçmasına Çandarlızade Ali Paşa engel oldu. Bursa Yenişehir’de karşı karşıya gelen iki kardeş ordusu, yine Ali Paşa’nın yazdığı mektuplar yüzünden savaş yapmaksızın ayrıldılar. Çelebi Mehmet, komutanlarından Şarabdar İlyas’ın Emir Süleyman tarafına geçmesinden dolayı çok etkilenmiş ve savaşa cesaret edemeyerek Amasya’ya çekilmişti.

Bir atasözü vardır: 8 derviş bir kilime sığmış fakat 2 padişah koca cihana sığmamış, diye. 4 kardeş taht kavgasına tutuşunca Bizans (İstanbul) İmparatorluğu, Karamanoğulları, Germiyanoğulları, İsfendiyaroğulları, Aydınoğulları kısacası bütün Anadolu beylikleri bundan yararlanmak istediler. Yararlandılar da.


Çelebi Mehmet, Osmanlı’nın en güçlü rakibi Karamanoğulları ile anlaşarak Musa Çelebi’nin Rumeliye geçip orada hükümdarlığını ilan etmesini sağladı. Böylece Emir Süleyman Anadolu’yu bırakıp Rumeliye geçmek zorunda kaldı.


Emir Süleyman Rumeli’ye geçti. Ancak tecrübeli veziriazamı Çandarlızade Ali Paşa ölmüş olduğundan önemli bir desteğini yitirmişti. Akıncıbeylerinden Mihaloğlu Mehmet Bey ise Çelebi Musa’yı destekliyordu.


Musa Çelebi, Emir Süleyman’ın kuvvetlerini Sofya yakınlarında yenilgiye uğrattı. Hızlı bir hareketle Edirne üzerine yürüdü. Emir Süleyman yenilgi haberini aldığı zaman Edirne’de hamamda eğleniyordu. Kendisine yenilgi haberini getiren Evrenos Bey’e hakaretler savurdu. Yeniçeri Ağası Hasan Ağa’nın sakalını kestirdi. İçkinin tesiri geçip de ne yaptığını anladığında Yeniçeri Ağası Hasan Ağa artık Musa Çelebi’nin huzurundaydı. Emir Süleyman’ın tek sığınağı kalmıştı: Bizans İmparatorluğu.
Emir Süleyman artık İstanbul yolundaydı. Pür telaş canını kurtarmaya çalışıyordu. Köylüler Emir Süleyman’ı süslü elbiselerinden tanıdılar. Emir Süleyman’a yardım etmek bahanesiyle onu komutanlarından ayırdılar. Köylülerden 5 genç Süleyman’ı gizlice kaçırmak için alıp götürdüler. Süleyman gençlerin niyetini anlayınca bunlardan ikisini öldürdü ise de kendisi de öldürülmekten kurtulamadı.


Musa Çelebi ağabeyinin cenazesini Edirne’den Bursa’ya göndermiş ve babasının yanına defin ettirmiştir. Bizans tarihçisi Dukas’a göre Emir Süleyman’ı öldüren ve Musa Çelebi’den ödül bekleyen bu gençlerin hepsi, aileleri ve çocuklarıyla birlikte yakılarak öldürüldüler.


Osmanlı tarihçisi Neşrî’ye göre kaçış sırasında kılavuzluk yapan kişi bunları değişik yollardan götürmüştü. Sabah olurken Düğüncü İli denilen bir yere varmışlardı. Kılavuz, köylülere haber vermiş. Köylüler bunları “araya almışlar”. Öyle anlaşılıyor ki padişahı vezirlerinden ve muhafızlarından bir şekilde ayırmışlar. Vezirlerden birisini yaralamışlar, diğerini öldürmüşler. Musa Çelebi’nin adamlarından Koyun Musası denilen adam yetişerek Emir Süleyman’ı boğmuş. Aşıkpaşazade, Musa Çelebi’nin, Emir Süleymanı yakalayan ve öldüren köy halkını, “siz benim kardeşimi niçin öldürdünüz” diyerek cezalandırdığını yazmaktadır (Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, I, 4.Baskı, s. 338).


Bu olayın aynısını daha sonra Yavuz Sultan Selim ile Şehzade Korkut’un arasındaki taht kavgasında göreceğiz. Zavallı köylüler kaçan şehzadeye yardım etseler suçlu olacaklar, yakalatsalar yine suçlu olacaklar. Eskilerin deyimiyle “iki ucu kirli bir sopa”. Ne yaparsan yap, hiçbir kurtuluş yok.


Bu cezalandırma şimdi muhakkak ki bize çok acımasız, çok saçma gelmektedir. Ama o zamanki “devlet geleneği” bunu gerektiriyordu. Halk, “Osmanlı saltanatının saygınlığını” özümsemeliydi. Özümsedi de. Padişahı tahttan indirenler bile kendilerini padişah ilan etmeye cesaret edemediler. İhtilali yapanlar Kırım hanlarından, sultanzâdelerden padişah adayı aradılar, ama “ben padişahım” diyemediler. “Âl-i Osman oluyor da niçin Âl-i Mithat olmasın” diyenler de kendilerini Taif Zindanları’nda buldular.


Köprülü Mehmet Paşa, devletle pazarlık yapan, sened-i ittifak imzalayanları yıllar sonra tek tek yakalayıp idam ettirdi.
Osmanlı Devleti, -acımasız da olsa- bu devlet titizliği sebebiyle 622 yıl “tek bir ailenin elinde” yönetildi. Böylece dünya tarihinde bir ilk’e imza atmış oldu.

4 YORUMLAR

  1. Bir atasözü vardır: 8 derviş bir kilime sığmış fakat 2 padişah koca cihana sığmamış, diye. 4 kardeş taht kavgasına tutuşunca Bizans (İstanbul) İmparatorluğu, Karamanoğulları, Germiyanoğulları, İsfendiyaroğulları, Aydınoğulları kısacası bütün Anadolu beylikleri bundan yararlanmak istediler. Yararlandılar da.

  2. Musa Çelebi, Emir Süleyman’ın kuvvetlerini Sofya yakınlarında yenilgiye uğrattı. Hızlı bir hareketle Edirne üzerine yürüdü. Emir Süleyman yenilgi haberini aldığı zaman Edirne’de hamamda eğleniyordu. Kendisine yenilgi haberini getiren Evrenos Bey’e hakaretler savurdu. Yeniçeri Ağası Hasan Ağa’nın sakalını kestirdi. İçkinin tesiri geçip de ne yaptığını anladığında Yeniçeri Ağası Hasan Ağa artık Musa Çelebi’nin huzurundaydı. Emir Süleyman’ın tek sığınağı kalmıştı: Bizans İmparatorluğu.

  3. Emir Süleyman her ne kadar kaderin bir cilvesi olarak şehzade olduysa da imparatorluğun önemli devlet adamlarından biriydi. Kendisi, Saruhan, Aydın, Karesi, Sivas ve Rumeli’de idarecilik yapmış, beyliklerden Osmanlı’ya geçen bölgelerdeki nizamın tesisinde önemli rol oynamıştı. Kaleminize sağlık hocam.

    • Devlet yarışında kayıp etti. Musa Çelebi yakalayıp öldürse, öldürtse problem yoktu. Ama talihsiz köylüler yakaladı. Ödül beklerken idam edildiler veya yakılarak öldürüldüler. Amaç saltanatın veya devletin namusunu korumaktı. Ne denilir?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz