Dünyada olduğu gibi Türkiye’nin de ekonomik ve sosyal hayatını olumsuz etkileyen koronavirüs vakalarının etkisini gösterdiği Mart ayına ait enflasyon verileri açıklandı. Yüzde 0.57 olarak açıklanan Mart ayı enflasyon oranının şaşırtıcı olmadığını dile getiren Prof. Dr. Emre Alkin, “Enflasyon beklentilerin üzerinde gerçekleşti’ diye yorum yapanlar var. Bu kadar büyük belirsizliklerin yaşandığı bir ortamda neyi bekliyorlarmış” dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 0.57 artarken, yıllık enflasyon yüzde 11.86 seviyesine geriledi. Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Alkin, mart ayı enflasyon oranının yüzde 0.7’den daha düşük çıkacağı beklentisini daha önce dile getirdiğini hatırlatarak “Dolayısıyla ortada şaşılacak bir durum yok. Birçok ticarethane, müessese kapalı kaldığı için zaten fiyat tespiti şu aşamada çok da mümkün değil” dedi.  Mart ayında fiyatı en çok artan ürünlerin, evlere en çok alınan ürünler olduğuna dikkat çeken Alkin “Mesela fiyatı en çok artanlar sivri ve çarliston biber, patates, limon, sarımsak” diye konuştu.


Koronavirüsü karşısında vücut direncini en çok arttırdığı düşünülen tarımsal ürünlerde fiyat artışının da çok normal olduğunu ifade eden Alkin, “288 kalem mal ve hizmet fiyatının arttığı, 98’inin fiyatının düştüğü görülüyor. ‘Enflasyon beklentilerin üzerinde gerçekleşti’ diye yorum yapanlar var. Bu kadar büyük belirsizliklerin yaşandığı bir ortamda neyi bekliyorlarmış da gerçekleşmemiş tam anlayamadım. Yıl sonu hedefinin tutması için aylık yüzde 0.7’den düşük çıkması gerekiyordu.” diye konuştu.


ZORUNLU MAL VE HİZMETLERDE ARTIŞ


Açıklanan rakamların, bu yıl enflasyonist baskının son çeyreğe kadar kendini hissettirmeyeceğini ortaya koyduğu görüşünü dile getiren Prof. Dr. Emre Alkin şunları söyledi:


“Merkez Bankası’nın yıl sonu beklentisi yüzde 8.2 ama benim hala tek hane enflasyon beklentim oluşmadı. Birçok kişinin işlerini kaybettiği bir ortamda fiyatlar genel seviyesinin artışındaki genel yavaşlama çok fazla hissedilmeyecek. 417 kalem mal ve hizmet ile hayatımızı devam ettirmiyoruz. Hayatımızı devam ettirmeye yetecek 25-26 kalem mal var. O kalemlerdeki fiyat artışları bizleri doğrudan etkiliyor. Fiyatı en çok artan ürünlere baktığımızda da birebir bu mal ve hizmetleri görüyoruz. Buradan hareketle enflasyonist bir baskı görmesem de içinde bulunduğumuz şartlar nedeniyle hayat pahalılığında gözle görülür bir düzelme beklemiyorum.”


STOKÇULARA SIKI KONTROL


Mevsimine bakılmaksızın vatandaşın her ay satın almak zorunda olduğu mal ve hizmetlerin fiyatlarında yavaşlama yaşansa da gelirlerin artmayacağını ifade eden Alkin, devletin stokçular ve durumdan istifade fiyat arttırmak isteyen kişilere yoğun denetim yapması gerektiğine de dikkat çekerek, “Böylelikle bu sıkıntılı süreci daha büyük sıkıntılar yaşamadan atlatırız diye ümit ediyorum” şeklinde konuştu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz