Ekonomi rayına oturdu mu?

0
82

AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan, Türkiye Sigorta tanıtımında konuştu ve “Ekonomimizi yeniden rayına oturttuk” dedi…

Oldukça iddialı bir söz, elbette saraylardan bakınca işler tıkırında ve ekonomi rayında görülebilir ve lakin çarşı pazar, atölye fabrika dolaşınca işlerin pek de rayında olmadığını anlamak için allame-i cihan olmak gerekmiyor.

Elbette dolar bazında hazine garantili yap işlet devret projelerini üstlenen müteahhit arkadaşlar için işler rayında, ekonomi tıkırında olabilir.

Üç beş kurumdan birden ballı kaymaklı maaş alan, saraya yakın kamu görevlileri için de işler rayında gidiyor diyebiliriz.

Londra’da mukim, Türkiye’ye fahiş faizle kredi veren tefeci esnafı da keyifle purosunu tüttürüp, viskisini yudumlayarak parasını sayıyor olabilir.

Bizim için ise bu mutlu azınlık hiç önemli değil, bizim için önemli olanlar:

Tek maaşla beş boğaz doyurmaya çalışırken ücretsiz izne çıkarılıp günlük 39 lira 24 kuruş, aylık 1170 Türk Lirası ile ne yapacağını, kimi nasıl doyurup, ev kirasını nasıl denkleştireceğini kara kara düşünen emekçiler.

Asgari ücretin bile altında bir maaş alıp, çarşıya pazara çıkmaya korkar hale gelmiş emekliler.

Analarının ak sütü gibi hak ettikleri halde emekli bile olamayan EYT’liler.

Corona virüs salgını yüzünden aylardır dükkanı kapalı olan ya da müşterinin virüs korkusu yüzünden ayağını kestiği dükkan sahipleri.

Sayısı 8 – 9 milyonu bulan dev işsizler ordusu.

Pandemi sürecinde eve barka gidemeden, gece gündüz çalıştığı halde hak ettiği ücreti alamayan, görevi başında salgın ile savaşırken hayatını kaybettiği halde şehit sayılmayan sağlık emekçileri.

Borca batmış hane halkı.

Yatan fabrikalar, atölyeler.

Ekilmeyen tarlalar, dikilmeyen bostanlar.

Tarlası traktörü, bağı bostanı hacizli çiftçi, köylü.

Konkordato kapısında bekleyen, iflas etmek üzere olan şirketler.

Yükseleceği yerde düşen büyüme, düşeceği yerde yükselen enflasyon ve işsizlik.

Seçimlerde ek gösterge sözü verildiği halde alamayan polis, öğretmen ve diğer memurlar.

Bunlar için işler rayında, ekonomi tıkırında mı?

İktidarın durmadan ekranlarda, toplantılarda biz ekonomiyi ne kadar da güzel yönetiyoruz diye övünmesi artık resmen kabak tadı verdi, bunlara hatırlatmak lazım ki bir övgü ancak kendin değil de başkası yaparsa muteber olur.

İktidarın temcit pilavı gibi tekrarladığı biz IMF borcunu kapattık sözünden de gına geldi, Londra tefecilerinden fahiş faizle borç alırken IMF’ye olan borcu kapatmış olmanın ne anlamı olabilir?

Kim, tefeciden borç aldım da banka borcunu kapattım, diye övünebilir ki?

Hem ortağı olup ve hem de ortağı bulunduğun IMF’yi şeytanlaştırmak gerçekten de tuhaf ve anlamsız bir yaklaşım değil mi?

Madem burası şeytani bir kurum, neden bu kurumun ortaklığından ayrılmıyor ve IMF’nin kardeş kuruluşu olan Dünya Bankasından hala kredi kullanıyorsun diye sormazlar mı adama?

İşin açığı iktidarın bütün yaptığı algı operasyonundan ibarettir, kötü yönetiminin sonuçları açık ve net olarak ortaya çıkınca kabahati dıj güçlere atıp, hamasi söylemler ile sorunları halının altına süpürmeye çalışan bir iktidar var karşımızda.

Halıyı kaldırıp sorunların çözülmediğini, oracıkta durmakta olduğunu milletimize göstermeye çalışanları da; vatan haini, ajan, işbirlikçi ve hatta terör örgütü üyesi olmakla bile suçlamaktan çekinmeyen bir iktidar!

Bakınız Türkiye’de ekonomi rayından çıkmış, tabiri caizse tren devrilmiş, raylar eğilip bükülmüş, lokomotif ve vagonlar ağır hasar almıştır. Bu treni tekrar rayına oturtmak için önce lokomotifi ve vagonları onarmak gerekmektedir. Bu onarım yapılmadan vinç getirip treni raya oturtsan bile o tren artık yürümez, bir menzile varamaz!

Bu yüzden hep yapısal reformlar diyoruz, pansuman tedaviler ile işleri geçiştirip günü kurtarmaktan vazgeçmelerini söylüyoruz.

Durum ciddi, bugün vakit kaybedilmez mahir ellerde doğru dürüst bir onarım, ustaca yapılabilirse tren tekrar rayına oturup yol alabilir. Lakin yapılması gerekenler savsaklanır ve tren gereği gibi onarılıp, raya yerleştirilmezse, ite kaka yola çıksa bile ilk virajda uçurumdan yuvarlanıp onarılamaz hale gelebilir, demedi demeyin.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz