EKONOMİ BİTKİSEL HAYATTA

0
25
- Reklam -

Bu başlık ile sadece Hazine ve Maliye Bakanlığını devralan Nureddin Nebati’ye bir gönderme yapmıyorum, Türk ekonomisi ciddi ciddi bitkisel hayata girmiş bulunmakta ve yaşamsal fonksiyonları zor bela sürse dahi bilinçli tepkileri tamamen kaybolmuş durumdadır.

Tıp literatürüne göre; “Bitkisel hayatta kişi bilinçsiz durumdadır. Kendilerinin veya çevrelerinin farkında değildirler. Bitkisel hayatta belli dönemlerde kişinin gözleri açıktır ve uyanık görünür, lakin bilinç gene de kapalıdır. Vücudun belli kısımları hareket edebilir fakat bu hareket istemsiz olarak gerçekleşir.” Şimdi söyleyin bana Türk ekonomisinin durumu da aynen böyle değil mi?

Peki, ne oldu da Türk ekonomisi bitkisel hayata girdi?

- Reklam -

Olan biten çok açık; demokrasiyi deneyimlemiş, serbest piyasa ekonomisinin uygulandığı bir ülkede Erdoğan ve Bahçeli işbirliği yaparak BAAS tipi bir tek adam rejimi dayattı. Bu rejim tüm denge ve denetleme mekanizmalarını berhava etti, bağımsız ve tarafsız yargıyı ortadan kaldırdı sonuçta bunun yarattığı şok bilinç kaybı yarattı ve Türk ekonomisini bitkisel hayata soktu…

Bugün ne ekonomi yönetimi, ne bürokrasi, ne vatandaşlar ve nede iş dünyası ekonomik gelişmelere yönelik bilinçli bir tepki verememektedirler, herkes başı kesik tavuk gibi kan revan içinde oradan oraya kendini atıp durmaktadır.

Ekonomide öngörülebilirlik tamamen ortadan kalkmıştır, öngörülebilirlik sağlansın diye üç ay önce açıklanan Orta Vadeli Plan bile daha yıl bitmeden çöpü boylamış vaziyettedir. Bırakın halkı ya da iş insanlarını iktidar dahi üç ay sonrasını bile öngörememektedir.

Enflasyon ve kurlar tamamen kontrolden çıkmış, ülke hızla bir hiperenflasyon sürecine savrulmaktadır. Buna rağmen iktidar bırakın gelecek enflasyonu tahmin etmeyi, gerçekleşmiş enflasyonu bile doğru düzgün ölçmekten aciz durumdadır. Devletin resmi istatistik kurumuna ve açıkladığı verilere güven tamamen ortadan kalkmıştır.

Bakın ayın üçünde Kasım ayı enflasyon verileri açıklandı, bu aya ait verileri hem Prof. Dr. Veysel Ulusoy başkanlığında çalışan bağımsız bilim insanlarından oluşan enflasyon araştırma grubu ENAG ve hem de devletin resmi istatistik kurumu TÜİK hesaplamış bulunuyor. Fakat aynı ekonomik olayı ölçtükleri halde sonuçlar arasında dağlar kadar fark var.

Bu iki ölçümü karşılaştırırsak:

ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi Kasım ayında % 9.91 arttı. ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi, E-TÜFE’deki 12 aylık artış oranı ise % 58.65 olarak gerçekleşti. Aylık yaklaşık yüzde on ve yıllık yaklaşık yüzde altmış enflasyon gerçekten de dehşet verici bir seviyedir.

TÜİK’e göre ise TÜFE’de 2021 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre % 3,51, bir önceki yılın Aralık ayına göre % 19,82, bir önceki yılın aynı ayına göre % 21,31 ve on iki aylık ortalamalara göre % 17,71 artış gerçekleşti.

Gene TÜİK hesaplamalarına göre yurtiçi üretici fiyat endeksi Yİ-ÜFE 2021 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre % 9,99 bir önceki yılın Aralık ayına göre % 51,06, bir önceki yılın aynı ayına göre % 54,62 ve on iki aylık ortalamalara göre % 38,94 artış göstermiş bulunuyor.

Üretici fiyatlarındaki artışın eninde sonunda tüketici fiyatlarına yansıyacağı da son derecede açıktır.

TCMB verilerine göre 4 Ocak Pazartesi günü 7,36 TL olan dolar kuru bu yazının yazıldığı saatlerde 13,80 TL civarında dalgalanıyor, dolar kuru 11 ayda % 87,5 oranında artmış bulunmaktadır, bu trend devam ederse yıllık artışın % 100 oranını bulması ise hiç şaşırtıcı olmayacaktır.

Veriler böyle ve iktidarın herhangi bir makul çözüm programı yokken kim nasıl karar alacak kim nasıl üretmeye devam edecek? Elbette herkes durdu bekliyor önünü görmeden bir karar vermeye korkuyor.

Bu durum hiçbir şekilde sürdürülebilir değildir!

Demedi demeyin, bitkisel hayattan kısa sürede uyanmayan hastanın tahtalıköy yolcusu olduğunu herkes bilir…

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz