Ekmek askıya çıkınca

0
72

İktidarın küçük ortağı tarafından başlatılan askıda ekmek kampanyası 18 yıllık AKP iktidarı sonrasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşların düştüğü yokluk ve yoksulluk halinin, geniş kitlelerin bir kuru ekmeğe muhtaç hale gelişinin son derecede açık ve net bir itirafıdır.

Bu itirafın iktidar ortaklarından biri tarafından yapılmış olması iki açıdan özel önem taşımaktadır; bunlardan birincisi iktidar partileri dahi ülkedeki açlığa varan yoksulluğun boyutunun farkındadır, ikincisi ise devletin bu yoksulluğa müdahale edecek, yoksulluğu ortadan kaldıracak, her bir vatandaşını ekmek sahibi yapacak ekonomik gücü ve imkanı bulunmadığının bir itirafıdır.

Zaten pandemi sırasında vatandaştan iban numarası isteyip verin ibanınızı size yardım göndereceğiz demesi gerekirken, vatandaşa iban verip bize para gönderin, yardım edin diyen bir iktidar vardı, şimdide vatandaş ekmeğe muhtaç, lakin benim takatim yetmiyor yardım edemiyorum sizde bir el atın demeye başladılar.

Yazılı, görsel ve sosyal medya bu askıda ekmek kampanyası ile çalkalanırken gündeme bir haber bomba gibi düştü meğer askıya koyacak ekmeği üreteceğimiz buğday, arpa ve mısırda da sıkıntı varmış, üretim yetmiyormuş gümrük vergileri sıfırlandı ithalatın önü açıldı, ekmek yapacak tahıl temini ancak böyle sağlanabilecekmiş.

Peki tahılı ithal edecek döviz var mı? Onun olmadığını biliyoruz elbette, o dövizi de Londra tefecilerinden yüksek faizle borç olarak alacaklar, tabi veren olursa.

Resmi Gazete’de yayınlanan İthalat Rejimi kararına ek karar ile makarnalık durum buğday, adi buğday, kızıl buğday, mahlut, beyaz arpa, matlık arpa ve mısır ithalatında uygulanan gümrük vergisi 31 Aralık 2020 tarihine kadar sıfırlanmış bulunuyor. Daha önce uygulanan gümrük vergisi, buğdayda yüzde 45, arpada yüzde 35, mısırda ise yüzde 25 seviyesindeydi. Tüm ülke gruplarına aynı oranda uygulanan gümrük vergisi sadece Bosna Hersek’ten yapılan ithalatta yüzde 0 düzeyindeydi. Böylece ithalatın önü sonuna kadar açılmış bulunuyor arpa, buğday, mısır üreten çiftçi yandı gibime geliyor.

Hiç şüphesiz ki Tarım ve Orman Bakanlığı bu iktidarın en başarısız bakanlığıdır, Tarım ve Orman Bakanı da en başarısız bakanıdır, Türkiye için stratejik öneme sahip olan tarım sahipsiz, çiftçi önemsiz bir hale gelmiş bulunuyor. Ormanlar deseniz onlar oracıkta kendi başına yanıp tükeniyor…

Bu iş böyle gitmez, iktidar her ne pahasına olursa olsun ülkede açlık sınırına varmış bulunan yoksulluğu giderecek adımlar atmalıdır, enflasyon ve sair diğer sorunlar sonraki iştir.

Pandemi başladığında tarımın önemine dikkat çekmiş aman her türlü önlemi alın, hiçbir fedakarlıktan kaçınmayın bu işin sonu iyi değil, tarımsal ürünlerde bir sıkıntı ortaya çıkmasına meydan vermeyin demiştim. Görünen o ki benim gibi bu konuda uyarılarda bulunan diğer ekonomistlerin ve tarım uzmanlarının sözünü dinleyen olmamış. Bu gün vatandaş ekmek alamıyor, ekmek yapan üreticiler ile ekmeklik buğday bulamıyor, bu son derecede vahim bir durumdur.

İktidarın küçük ortağının bu durumu ortaya koyanları “ekmeksizler” ve “cibiliyetsizler” diyerek yaftalamaya çalışması, adeta dalga geçmesi de beyhude bir gayrettir.

İktidarın küçük ortağının sözcülerinin askıda ekmek kampanyası hakkında muhalefetin söylediklerine “Askıda ekmek kampanyası bazı ciğersizlerin midesine dokundu” gibi yakışıksız ve nefret kokan sözler ile yanıt vermesi de gerçekleri değiştirmeyecektir, bu vatandaş kendini bir kuru ekmeğe muhtaç eden iktidardan sandıkta hesap soracaktır.

Elbette derdim iktidar ile polemiğe girmek değil iktidarı bundan sonrası için uyarmak, iktidar öncelikle tarımı işinin ehli, liyakat sahibi, konuyu bilen bir yöneticiye emanet etmelidir. Daha sonra ise Türk tarımının geliştirilmesi, tarımsal üretimin arttırılması ve Türk çiftçisinin korunması için gerekli olan tüm politikalar acilen uygulamaya konulmalıdır.

Rahmetli anneannem biz ekmek ziyan edip, tabakta yemek bıraktığımızda hep kızar ve sevecen bir sesle “Siz bilmezsiniz, biz savaş gördük, Allah insanı açlıkla terbiye etmesin derdi”. Rahmetlinin bu sözü iktidar mahfillerinin de kulağına küpe olsun, sonra saraylarda oturup halk aç ekmek bulamıyor denilince “ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” diyen Fransa Kraliçesi Marie Antoinette’in durumuna düşmesinler…