Ege’de denetimler arttı

0
33

Değerli Okuyucular Merhaba !
Sizlere ülkemizin batısından, Ege’nin incisi , demokrasi kenti İzmir’den yazıyorum. Ömrümüz vefa ettiği, kısmet olduğu sürece de yazmaya devam edeceğim. Ben acizane görüşlerimi bildireceğim ama, SONSÖZ tabiki sizin…


Kentler, insanları da şekillendirirler. Kişinin isminden önce gelen kent ismi, o şahsa kentin kimliğini katar. Gaziantepli Arif, Erzurumlu Nazmi, Ankaralı Abdi gibi…
Bekir Hergüner, bir makalesinde ‘’İnsan,zaman ve mekan algısıyla kuşatılmıştır’’ diyor. ‘’İnsan yapıp ettikleriyle, mekanda kalıcı izler bırakmakta, zamanın aynasında bu izler takip edilmektedir.’’
Hergüner, tezini David Harvey’in penceresinden yorumlarken şu görüşlere yer veriyor;
‘’David Harvey için mekan, insanı biçimlendiren ve onun tarafından biçimlendirilen toplumsal bir boyuttur. İnsan davranışları, davranışların toplumsal süreçlere dahil olup kimlik, kişilik kazanması, belli bir mekanda gerçekleştiği için, o mekandan etkilenmektedir. İster bireysel olsun, ister toplumsal, bütün davranışların mekan düzleminde bir karşılığı vardır. Mekan olmadan davranışları bir kategoriye sokmak, anlamlandırmak mümkün değildir.’’
İzmir’in insanları da özgürlüğüne düşkündür.İnandığını inadına savunmaktan yılmaz. Ferdi düşünür ama hedefleri tuttuğunda çabuk kaynaşır. Bu, kentle ilgili, ülkeyle ilgili her konuda omuz omuza tam bir dayanışma içindedir.

PANDEMİ DE PANİK YOK…
Koronavirüs, ardından deprem; Deprem derdi bitmeden yine o illet. Ege halkı , uzun yıllar görülmeyen bu salgın karşısında tabiki sarsıldı. Sonra 6.9 büyüklüğündeki depremle can pazarı yaşadı.Bu büyük felakette sadece İzmir, Ege değil tüm ülke birlik olup yaralar sarıldı. Koranavirüs sırasını savmamıştı zaten. Tekrar kovid-19 mücadelesine dönüldü. Şiddetle başlayan ikinci dalgayı safdışı etmek için tüm kurumlar, tüm yöneticiler seferber oldu. Havadan karadan denetimler artırıldı. Başlangıçta bazı hatalar olsa da bu defa tüm Ege kurallara büyük bir titizlikle uyum gösterdi. ‘’MASKE-MESAFE-HİJYEN’’ kuralına uymayan çok az insan vardı.
Birçok meslek mensubu sıkıntılı günler yaşadı ve halâ yaşıyor. Ancak, sınırlamalara da harfiyen uyuyor.Evden çıkmamak, bir nevi hapis hayatı yaşamak zor. Daha da zoru mesleğini yapamamak, evine ekmek götürememek. Eğitimcilerin sorunu ise uzaktan eğitim. Hangi teknolojiyi kullanırsa kullansınlar hiçbiri de yüz yüze eğitimin yerini tutmuyor. İletişimde de en etkili olan yüzyüze iletişim değil mi ?
Uzun lafın kısası İzmir ve Ege’de denetimler de arttı, kurallara uyum da. Dileriz kısa zamanda ülkemiz de dünya da bu illetten kurtulur da insanlar rahat bir nefes alır.
İzmir’den yazacaklarım şimdilik bu kadar. Daha güzel ve mutlu günlerde görüşmek dileğiyle…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz