Ana Sayfa Güncel Haberler Efsane polis Arap Celal'in hikayesi

Efsane polis Arap Celal’in hikayesi

-

Atatürk’e yürekten bağlı vatanseverler bugün ülkenin geçtiği zor günlerde birlik ve beraberliği sağlıyor. Atatürk’ün düşüncelerine tüm kalbiyle sahip çıkan emekli trafik polisi Celal Pehlivan ise kendisine takılan ‘Atatürk’ün oğlu’ lakabından gurur duyuyor.

Motosikletli polislerin Ankara sokaklarında göreve başlaması büyük heyecan yaratmıştı. Trafiğin düzenlenmesi, asayiş olaylarının önlenmesi ve yoğun trafiğe takılmadan hızlı hareket kabiliyeti ile Motosikletli polisler kamuoyunun gözbebeği oldu.

Celal Pehlivan da o dönemim Motosikletli polislerinden birsiydi ama Motosiklet üzerinde yaptığı akrobasi hareketleri ile Ankaralılar tarafından “efsane” hale geldi.

Yıllarca Türkiye’yi yönetmiş insanların korumalığını da yapan görev süresi içinde akrobatik hareketler icra eden emekli polis memuru Celal Pehlivan görev süresi içerisinde başından geçen ilginç olayları anlattı.

– Kendinizi tanıtabilir misiniz?

Pehlivan: 1 yaşındayken annem vefat etmiş ben öksüz olarak anneannemin yanında kalmışım. 4-5 yaşına gelene kadar annemin öldüğünü de bilmiyordum. Daha sonrasında kimseye soramadım annem neden öldü diye. Küçük yaşlarımdan beri anne hasreti çekiyorum. Annem aklıma geldiği zaman ağlarım. 5 yaşlarımda okula başladığımda babam dedi ki, “Oğlum eski Türkçeyi öğren, Molla Mustafa’yı hoca tuttum öğrenmezsen seni okuldan alacağım.”

Babama yalvardım “Beni okuldan alma ben okulumu çok seviyorum. Okuyacağım eski Türkçe de öğreneceğim.”

25 günde Eski Türkçeyi okumaya başladım. Öğrendikten sonra tüm Müslümanlara dua ediyorum. İnsanlara dua ediyorum. İnsan olmayanlara dua etmem. Mahallemin eski gençleri bana Atatürk’ün oğlu derlerdi. Atatürk’ün oğlu olarak anılmaktan gurur duyuyorum.

Atatürklü kravatımı takmadan duramam. Şapkamda Atatürk resmi mutlaka olacak. Yakamda Atatürk rozeti olacak. Tişörtlerimin hepsinde Atatürk ya da bayrak olacak. Bu şekilde yaşıyorum Atatürk ile yaşıyorum. Şimdi de henüz başlangıç aşamasında olduğum Atatürk kitabımda bütün hatıralarımı Atatürk’e anlatıyorum.

– Polislik mesleğine nasıl başladınız?

Pehlivan: Askerliğimi Kırklareli’nde yaptım. Askerlik bittikten sonra İstanbul’a geldim. İstanbul’da iki tane amcam vardı. Tevfik amcam “Emniyet müdürünü tanıyorum seni polis yapalım” dedi. Sen bilirsin amca dedim. İmtihana gireceksin dedi imtihanlara girdim. Girdikten sonra imtihanı kazandım Ankara polis okuluna gönderildim. Okul bittikten sonra bir ay trafik kursu gördüm okulda oradan dağıtım oldu Ankara’da kaldım.

Ankara’da 1957’de göreve başladım. 60 ihtilalı oldu 60 ihtilalından sonra trafiğe motosikletler geldi öncesinde motosikletler yoktu. Amcamın İstanbul’da motosikleti vardı biliyordum binmeyi. Ehliyet aldım motosiklet kullanmaya başladım. Kullanmaya başladıktan sonra motora benden daha iyi binen yoktu müdür devamlı olarak görevlere beni gönderiyordu. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in öncülüğünü yaptım. Ondan sonra İsmet İnönü başbakan oldu onun öncülüğünü yaptım.

Cevdet Sunay cumhurbaşkanı oldu onun öncülüğünü yaptım. Ondan sonra Bülent Ecevit başbakan oldu onun öncülüğünü yaptım. Fahri Korutürk cumhurbaşkanı oldu onun öncülüğünü yaptım Süleyman Demirel’in öncülüğünü yaptım. Daha birçok başbakanın bakanların öncülüğünü yaptım. Bir yere giderlerken ben öncülük edip koruma görevi yapıyordum. Sonra Türkiye’yi ziyaret eden devlet büyükleri İngiltere Kraliçesi Elizabeth, Burgiba, İran Şahı ve birçok ismin öncülüğünü yaptım. Korumalığını yapmadığım kimse kalmadı.

Göreve devam ettiğim sürede motor üzerinde akrobatik hareketler icra ettim. 19 Mayıs bayramlarında birçok defa gösteriler yaptım. Motorun üstünde ayakta dikilirdim bayrağı çıkartırdım bütün herkes beni alkışlardı. 1982 yılına kadar da görevime devam ettim.

Görevime devam ettiğim süre içerisinde Kenan Evren cumhurbaşkanı oldu. Kenan Evren’i görev yaptığım süre içinde çok sevemedim. Çünkü sağcı solcu olan gençlerden birçok kişiyi idam etti. Onun zamanında polislik yapmayacağım dedim ve torpille emekli oldum.

Torpil şöyle: Son zamanlarda imtihan pist amirliğine vermişlerdi beni orada temizlik yapıyorum. Oradan bir paşanın oğlu imtihana giriyormuş sen talebe misin dedim evet dedi ne iş yapar baban dedim paşa dedi. O zaman dedim ben sana yardım edeyim de ehliyetini al sen dedim. İyi de kullandı verdim ehliyeti. Sonra oğlana dedim ki müdürler beni bırakmıyor emekli olmamı istemiyorlar babana söyle de bana bir torpil yapsın dedim. Babasına söyledi iki gün içinde emekli oldum. Emekli olduktan sonra amca çocuğum Abdi Pehlivan ile gazetede çalıştım. 10 gün çalıştıktan sonra çalışmaktan yorulduğumu anladım istirahata çekildim ve emeklilik yaşamıma devam ettim.

– Görev süreniz içinde başınıza gelen ilginç bir olay var mı varsa en önemlisi sizin için hangisiydi?

Pehlivan: Elbette görev sürem içerisinde başıma ilginç olaylar geldi. Ben Kızılay’da hatalı park yapan herkese ceza yazardım. Görevimin başında olduğum bir günde bir de özel bir araç vardı bekledim başında. Hanımıyla bir beyefendi geldi arabanın başına arabasının kapısını açtı. “Ehliyet ruhsatınızı verir misiniz” dedim “Ne olacak” dedi. “Yasak yere park etmişsiniz ceza yazacağım” dedim. “Şuna bak hele bana ceza yazacakmış eşekoğlueşek” dedi. Adamın suratına bir yumruk attım ağzı burnu kan içinde kaldı. Ondan sonra karısı bağırmaya başladı “kocamı dövüyor polis” diye. Babama kıl kondurmam hiç babamı çok severim. Hiç unutamadığım bir anımdır.

– Yaptığınız akrobasi hareketlerinin o dönemdeki yansımaları size nasıl oldu?

Pehlivan: 10-15 sene boyunca Cumhurbaşkanlığı bisiklet turuna gittim. Bisikletçilerin önünde motosikletle öncülük yapıyordum. Gittiğim yerlerde akrobatik hareketler yapardım tüm herkes beni alkışlardı. Ege tarafında İstanbul’da herkes tanırdı beni. Benden başka yapan kişi sayısı çok azdı. Onlarla gurup olarak da çalıştık bir süre. Hocaları bendim Türkiye’de bu işin öncülüğünü yapan isimlerden birisiyim.

– Görev süreniz içerisinde kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Pehlivan: 1982 yılına kadar görev yaptım. 33 yıl devlete hizmet ederek emekli oldum. Görevim sırasında kimseye haksızlık yapmadım. Adalet benim için bir numaradır. Haksız muamele yapmadım yaptırmadım. Çocuklarıma haram lokma yedirtmedim. 3 tane kızım var ne kendim ne de çocuklarımın boğazından haram lokma geçmedi. Devlet ne verdiyse onunla idare ettim. Köyden bazen ağabeyimin hanımı erzak gönderirdi. Kimseye muhtaç olmadım üç kızımı da okuttum. Yemedim içmedim çocuklarımı okuttum. Kızlarımdan ikisi öğretmen oldu diğeri Erdal İnönü ve Deniz Baykal’ın sekreterliğini yaptı.

O dönemlerde ben de CHP’ye üye oldum. Erdal İnönü döneminde il yönetiminde iki yıl çalıştım. Orada görevim bittikten sonra Yenimahalle ilçesinde dört yıl çalıştım. CHP’ye faydalarım oldu.

CHP’yi ben Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi olarak biliyorum. Başkada kimseyi tanımıyorum. CHP Atatürk’ün partisi bu sebeple ben de CHP’liyim.

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Emre Yılmaz
Emre Yılmazhttps://sonsoz.com.tr
2013-2018 yılında Akdeniz Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema bölümünden mezun oldu. Mayıs 2018 tarihinden itibaren Sonsöz Gazetesi'nde video editörü olarak aktif olarak devam etmektedir.

Bu Haberler Kaçmaz!

WhatsApp, kullanıcıların sıklıkla kullandığı sohbetin ekran görüntüsünü alma durumunu değiştirecek.

WhatsApp’a ekran görüntüsü yasağı geliyor

WhatsApp, kullanıcıların sıklıkla kullandığı sohbetin ekran görüntüsünü alma durumunu değiştirecek.

SONSÖZ ÖZEL HABER VE RÖPÖRTAJLAR

Ankara Şizofreni ile Yaşamayı Öğrenme ve Destekleme Derneği(AŞDER) üyelerinden Ezgi Soğukpınar'ın şizofreni hastalarına ön yargıyla yaklaşanlara bir mesajı var.

Korkmayın Gelin Bize Destek Olun

Ankara Şizofreni ile Yaşamayı Öğrenme ve Destekleme Derneği(AŞDER) üyelerinden Ezgi Soğukpınar'ın şizofreni hastalarına ön yargıyla yaklaşanlara bir mesajı var.
“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun

“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”
PTT AŞ Genel Müdür Yardımcısı Osman Çetinkaya “Ptt Çalışanları Ptt’nin Her Faaliyetini Destekliyor”

PTT BÜYÜK BİR AİLEDİR

PTT AŞ Genel Müdür Yardımcısı Osman Çetinkaya “Ptt Çalışanları Ptt’nin Her Faaliyetini Destekliyor”