‘Edirne kırmızısı’nın ham maddesi ‘Rubia tinctorum’ toprakla buluşturuldu

0
11

Olgay GÜLER- Resul ORUÇOĞLU/EDİRNE, (DHA) – EDİRNE’de, 15’inci yüzyılda Edirnekari ustalarının kullanmaya başladığı, casusluk hikayelerine de konu olan ‘Edirne kırmızısı’ renginin ham maddesini oluşturan, kökboya olarak da bilinen ‘Rubia tinctorum’ bitkisi toprakla buluşturuldu.
Edirne’de, Trakya Üniversitesi tarafından geçen yıl başlatılan, ‘Edirne kırmızısı’ rengini canlandırma girişimleri kapsamında Edirne Valiliği, Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Trakya Üniversitesi iş birliğiyle rengin elde edildiği kökboya bitkisi ‘Rubia tinctorum’ toprakla buluşturuldu. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün Lozan Caddesi’ndeki üretim alanında düzenlenen tohumun ekim törenine Vali Ekrem Canalp, Belediye Başkanı Recep Gürkan, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, TTAE Müdürü Adnan Tülek ve davetliler katıldı. 
‘YAYGIN KULLANIM ALANI OLACAK’
Törende konuşan Edirne Valisi Canalp, hem turizm hem de kültür alanında kullanılması planlanan ‘Edirne kırmızısı’nın artık zihinlerin köşesinde hatıra olmaktan çıkacağını kaydetti. Edirne’nin kültürel motifi olan ‘Edirne kırmızısı’nı tekrar canlandırmanın heyecanını yaşadıklarını söyleyen Canalp, “Geçmişin belki hatırasında kalan ‘Edirne kırmızısı’, inşallah önümüzdeki yıl içerisinde artık tekrar canlanacak. Bugün burada ekilecek bitkilerin tohumlarından elde edeceğimiz ham madde ile önümüzdeki dönemde bunun uygulamasını yaygın şekilde, Edirneliler ve memleketimizle buluşturma şansımız olacak. Bu vesileyle bu konuda hem bilimsel temelli hem uygulamaya yönelik büyük bir çaba ve gayret var. Bu çabaları bir araya getirmek suretiyle, önümüzdeki yıl bunu Edirne’mizin, bütün Türk kültürünün bir motifi olarak inşallah sergileme imkanımız olacak. Yaygın bir kullanım alanı olacak” dedi.
Rengin elde edildiği tohumun en güzel özelliğinin doğal ürün olmasından kaynaklandığını ve yaygın kullanım alanı olacağını belirten Canalp, “‘Edirne kırmızısı’ geçmişimizin bir parçasıydı, mirasıydı ama yoktu. Uzun yıllardan beri biz bunu tekrar canlandıralım diye zihnimizin bir köşesinde bir düşünce olarak kaldı. Artık bundan sonra önümüzdeki dönemde zihnimizde hatıra olarak kalmış ‘Edirne kırmızısı’, fiiliyata geçecek ve hepimiz o yaygın kullanım alanını görmüş olacağız” diye konuştu.
‘EDİRNE’NİN ARTIK KIRMIZISI DA MEŞHUR OLACAK’
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tabakoğlu ise ‘Edirne kırmızısı’nın bölgenin çok önemli bir değeri olduğunu kaydetti. Tabakoğlu, “Bu renge ulaşmak için zamanında casusluk faaliyetleri yapıldığını yazılan eserlerden öğreniyoruz. Tekrar ayağa kalkan Türkiye kendi değerlerinin farkına varıyor. Muhteşem ‘Edirne kırmızısı’ diye Fransızca yazılmış Amerika’da bir kitaplıktan bir kitapla başladı öykü. Sevgili araştırmacı gazeteci Orkun Akman bunu ilk olarak tespit etti ve kitap kütüphanemize geldi. Bu Edirne’nin bir değeri ve sayın valimiz sahip çıkıyor, çok teşekkür ediyorum. İnşallah buradan çok güzel yeni hikayeler çıkacaktır. Bu yeni kökboya ile çiftçilerimiz yeni bir gelir kaynağı oluşacaktır. ‘Edirne’nin nesi meşhur’ dendiğinde ‘kırmızısı’ meşhur olacak ve buradan ziyaretçilerimiz onu alarak gidecekler” dedi.
‘3’ÜNCÜ VEYA 4’ÜNCÜ YILDA VERİM ALINABİLİYOR’
Rengin üretildiği kökboya ‘Rubia tinctorum’ bitkisi hakkında bilgi veren Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Tülek de “Yaklaşık 2 dekar alanda ekim olacak. Ayrıca serada üretim olacak ve onlar da tarlayla buluşacak. Toplamda 5 dekar üretim alanını üretime kazandırmayı düşünüyoruz. Buradaki amacımız üretime bir model oluşturmak. Bu alanda üretim yapacak üreticilerimizin de zamanla üretim yapacağını düşünüyoruz. Zamanla bu kültürel değerlerimizin daha da artması için bu kök bitkisinin üretiminin Edirne’de daha da artacağını ve yer alacağını düşünüyoruz. ‘Rubia’ bitkisi çok yıllık bir bitki. Özellikle biz bunun kök kısmından faydalanıyoruz. Dolayısıyla iyi bir kök gelişimi 22’nci, 3’üncü ve hatta 4’üncü yıllarda ürettiğiniz kök verimleriyle alakalı. Dolayısıyla 3’üncü ve 4’üncü yılda 4-5 ton kuru kök elde edilebiliyor. Ancak verimlilik anlamında 2- 3 yıl sonra verim alabiliriz” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI