Düşündüm durdum

0
229

Şimdi bir virüs karşısında eğilip büzülen, avlanmamak için evlerimizde saklanan bizleriz.

Kaçıncı gün, hafta olduğunu merak etmiyorum. Yemek, çay hazır sesini duyunca koğuşa dönüşen odamdan çıkıyor; yenilen yemek içilen çaylardan sonra ceza evi avlusunu andıran evin terasından voltalar atıyorum.

Yiyecek bir lokma ekmeğim var deyip şükrediyorum. Ekonomik darlığın getireceği huzursuzluktan kurtuluyorum.

Herkesin sırtı pek karnı tok mu?

Zor zamanlarda sıkıntıda olabilir diye aklımızdan geçen; eş, dost, arkadaşlar vardır mutlaka

Bir dönem birlite çalıştığım iş arkadaşlarımdan birini arıyorum. Kısa bir hal hatırdan sonra merakıma dair sorular sorup cevaplar almaya çalışıyorum.

Tekne çalışıyor mu?

Paket servisi sadece diyor.

Kimler var

Ben( paket serviscisi), aşçı, bulaşıkçı.

Diğerleri; tezgahtar, şef garson ve diğer garsonlar…

Yok diyor.

Çıkarılan yemek çeşitleride azalmış

Teknenin mutfak kısmı açık. Masa sandalyeler de oturan kimse yok

Paramız yok ki kenarda bu sıkıntı bitene kadar yiyelim diyede ekliyor. Mecbur.

Askeri ücretlinin kenarda parası olmaz. O kadar maaşla hangi birine yetecekte biriktirecek. Birde evi kira ise zor ki ne zor

Bu örnekle parçadan bütüne gidersek virüsten işsiz kalanların sayısı milyonlar.

Umuyoruz ki ‘ Biz bize yeteriz Türkiye’ dayanışmadan toplanan paralar gerçek ihtiyaç sahiplerini bulur.

Kafamda düşünceler

Virüsten sonra üç elamanla böyle de devam eder sinyalleri veriyormudur bu tarz yerlerin işletmecileri yeni bir fikir bulmuş gibi

Sizlere de böyle düşünceler geliyor mu ? Acaba günlerdir.

Yanlızlığa alıştım. Baya da iç içe yaşıyor muşuz.

Bir lokanta masasında üç beş kişi burun buruna oturup yemek mi yenirmiş

Kuyruk sıralarında üst üste biner gibi beklemek

Gün içerisinde birden fazla insanla tokalaştıktan sonra yada elden ele geçen paralarla yıkamadığımız ellerimizle tükettiğimiz yiyecek, içecekler….

Dikkat etmediğimiz bir sürü şey sıralana bilir.

Bir ay öncesine kadar sosyal mesafe, hijyen, el temizliğine çokta dikkat eden bir hayatı yokmuş çoğumuzun desek yeridir.

insanlık olarak tarihe geçecek eşine rastlamadığımız bir virüs.

Uç noktalarda mıyım bilmiyorum. Sanki yaşamın yok olmasıyla karşı karşıyayız.

Yaşamı yok olma noktasına gelenler kimler

Bizimle birlikte varlık kategorisinde katili olduğumuz; bitki, böcek, ağaçlar, hayvanlar değil .

Şimdi bir virüs karşısında eğilip büzülen, avlanmamak için evlerimizde saklanan biz insanoğlu.

Üstelik bu ani değişim ve dengeleri alt üst eden; nükleer, kimyasal yada son teknolojik savaş silahları değil.

İnsanı hedef alırken doğa tahribatına neden olmayacak cinsten bir silah

Hem haberlerden izliyoruz, okuyoruz büyük şehirlerde hava kirliliğinde büyük oranda düşüş var.

Sokaklar yıkanıyor. Dezenfekte ediliyor.

Her yer mis gibi pırıl pırıl

Çiçekler koparılmıyor, börtü böcek ezilmiyor, ağaçlar kesilmiyor, hayvanlar avlan mıyor.

Sanırım tabiata karşı daha büyük bir saygı içerisinde yaşamayı öğreniyorum, öğreniyoruz, öğreniyorlar.

Merhaba Kainat diyececeğimiz günler için

Sağlığın için evde kal Türkiye

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz