‘Dupnisa Mağarası’na turizm tesisi kurulursa yarasalar göçer’

0
2

Kırklareli’nin Istranca Dağları’nda bulunan, doğal sit alanı içindeki on binlerce yarasa popülasyonunun bulunduğu Dupnisa Mağarası’nın yanı başına İl Özel İdaresi’nce yap, işlet, devret modeliyle bungalov tipi turizm tesisi yapılmasına bilim insanları hazırladıkları raporla karşı çıktı.

Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. Yılmaz Camlıtepe, turizm tesisinin geri dönüşü olmayan kayıplara yol açacağını belirterek, “Tesis gece de açık olacak, ışıklandırması, müzik sesi ve insan faaliyetleri yarasaların buradan göç etmesine neden olacaktır” dedi.

Kırklareli Özel İdaresi, Demirköy ilçesi Sarpdere köyü sınırları içinde, Istranca Ormanları’nda 2’nci derece doğal sit ve arkeolojik sit alanı olan ve içinde on binlerce yarasa popülasyonunun bulunduğu ve turizme açık tek mağara Dupnisa Mağarası’nın hemen girişinde bungalov tipi otel, konaklama tesisi, restoran ve otopark tipi yapılaşmaya gidip, yap, işlet, devret modeliyle açık artırma usulü kiraya vermek için ihaleye çıkardı. 10 yıl boyunca aylık 46 bin TL kira bedeliyle yapılacak ihaleden haberdar olan Kırklareli Kent Konseyi, mağarada bulunan koruma altındaki on binlerce yarasa popülasyonunun yok olacağı tehdidi altına bulunması devreye girerek, Özel İdare’den yapılacak tesisin krokilerini ve bilgilerini aldı.

‘SİT ALANI VE ZENGİN BİYOLOJİK ÇEŞİTLİĞE SAHİP’

Trakya’nın en önemli mağarası olması nedeniyle ve yarasaların yok olacağı endişesi üzerine Kırklareli Kent Konseyi, Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi’ne başvurarak, görüş talebinde bulundu. Talep üzerine Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. Yılmaz Çamlıtepe başkanlığında Dr. Öğretim Görevlileri Necmettin Gümler, Beytullah Özkan,  Mustafa Kaya, tarafından geniş kapsamlı hazırlanan raporda, bölgenin oldukça zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip olduğu, Dupnisa Mağarası ve civarındaki incelemede 107 hektarlık bir bölüm korunması gereken alan olarak seçildiği, baskın meşe ormanlarının ortasında çıplak kalkerli kayalar arasında zengin bir otsu floraya sahip ve alanda endemik türlerin de olduğu zengin bitki kaydedildiği belirtildi.

‘SON DERECE SAKINCALI, GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN KAYIPLARA NEDEN OLACAK’

Raporda, Dupnisa Mağarası çevresine yapılması planlanan turizm tesislerinin, başta yarasalar, hayvanlar, doğal bitki, mağarası yapısına vereceği zararlar tek tek anlatılarak, habitat tahribatı ve habitat parçalanmaları bu eşsiz ekosistemi geri dönüşümsüz zarara uğratacağı belirtilerek, şöyle denildi:

“Bölgede bulunan 18 yarasa türü barınma, kışlama veya yazın üremek ve beslenmek için mağara sistemini kullanmakta ve çevredeki ormanlardan yararlanmaktadır. Diğer yandan talep edilen alan mağaranın çıkış alanına çok yakın bir konumdadır. Bu da mağarada bulunan yarasaların beslenme ve avlanma için kullandıkları geçiş güzergahı üzerinde yer almaktadır. Ayrıca alanın mağara sistemine çok yakın olması insan aktivitesi sonucu oluşacak olan ışık, gürültü ve yapısal oluşumlar, mağara sistemi kullanan yarasaların süre gelen doğal aktivitelerini bozacak ve bu da bölgede kışlamasına engel teşkil edebileceği gibi, yarasaların kış uykusundan da erken uyanmalarına ve biyolojik döngülerinin bozulmasına neden olacaktır. Bu durum mağarada yaşayan Trakya’nın en büyük yarasa popülasyonlarını olumsuz etkileyecektir. Benzer şekilde mağara sistemini ve çevresini kullanan diğer omurgalı ve omurgasız hayvanlar içinde aynı durum geçerlidir. Benzer şekilde Türkiye’de sadece Trakya’da nadir popülasyonlar şeklinde bulunan ve her an yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nca koruma altına alınan ve her yıl düzenli olarak izlenen Avrupa Kırmızı Orman Karıncası’nın (Formicapratensis) bazı yuvaları da planlanan tesis alanı projesinin içi ve çevresinde yer almaktadır. Bilindiği gibi bu tür biyolojik mücadelede kullanılmakta ve ormanların sağlıklı gelişimi için son derece önemli olan türlerden biridir. Bu alana yapılacak inşaat ve kullanma sonucu bu yuvalar yok olacaktır. Sonuç olarak bu bölgenin işletmeye açılması. Dupnisa Mağara sistemini ve onunla bir bütün olan çevresini ve bu alanda bulunan fauna ve flora elemanları için son derece sakıncalıdır ve geri dönüşü mümkün olmayan habitat bozunumlara ve tür kayıplarına neden olacağı aşikardır.”

ÇAMLITEPE: DUBNİSA MAĞARASI TAMAMEN BOZULACAK

Trakya Üniversitesi  Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çamlıtepe, bölgede 2 bin 517’si bitki, 2 bin 63’ü hayvan türünün yaşadığını dikkat çekerek, sadece bölgeye ait türlerin de yer aldığı büyük bir biyolojik zenginliğe sahip olduğunu söyledi. Dupnisa Mağarası’nın Istranca Dağları’nın göbeğinde yer aldığını ve uluslararası sözleşmelerle korunma altında bulunan bitki ve hayvan türlerinin olduğunu kaydeden Çamlıtepe, şöyle konuştu:

“Bu alanda yapılacak bir konaklama tesisi hem buradaki lokal tür zenginliğini yok edecektir kısa süre içinde, hem de Dupnisa Mağarası’nın doğal oluşumuna da inşaat esnasında zarar verecek. Bunu bırakın aşırı insan faaliyetiyle dolayısıyla çok kısa süre içinde kullanılamaz duruma dönüşecektir. Dolayısıyla yapanlara da bir yararı olmayacağı gibi var olan biyolojik zenginliği de bozacaksınız. Buna izin vermemek gerekir. Bunun yerine yerleşim alanının olduğu bir köye böyle bir konaklama tesisi yapılabilir. Yerel insanların yararlanabileceği, ürünlerini sergileyebileceği alanlar şekilde de bunlar planlanabilir. Ki oradan buraya da bir doğal yürüme alanı ki büyük bir beğeni kazanacaktır. Sürdürülebilir turizm diyoruz, ekolojik turizm diyoruz, bütün bunlar varken, yetkili bilim insanlarına danışmadan, görüş almadan bu tür bir yatırım bir gerçekçiliği, sürdürülebilirliği yoktur. Buradaki biyolojik zenginliği ve doğal oluşumları ki doğal sit alanıdır Dupnisa Mağarası, tamamen bozacaktır. Buna izin verildikten sonra bunun peşine diğer yapılaşmalar da gelecektir. Daha sonra buralar bu yapılaşmaya açıldığı için tamamen doğal yapı, biyolojik zenginlik bozulacaktır.  Buradaki doğal oluşumlar ve biyolojik zenginlikler milyonlarca yıl içinde oluşmuş zenginlikler. Bunu bizim bu şekilde hakkımızın olmadığını düşünüyorum. Yerine koymanız mümkün değil. Dünyanın parasını getirin bu zenginliği yerine koyamazsınız. Dolayısıyla bu zenginliği bizim korumamız çocuklarımıza, doğaya olan bir borcumuzdur.”

‘YARASALAR KISA SÜRE İÇİNDE TERK EDECEK’

Tesisin, Dupnisa Mağarası’nda yaşayan on binlerce yarasaya vereceği zararları anlatan Prof. Dr. Çamlıtepe, şunları söyledi:

“Buraya yapılacak tesis gece de açık olacak, dolayısıyla ışıklandırması, müzik sesi ve insan faaliyetleri bunların buradan göç etmesine neden olacaktır. Burada artık yarasa göremezsiniz o tesisler kurulduktan kısa süre içinde terk edeceklerdir. Çünkü tercih edilebilirliği onlar açısından kalkacaktır. Üremeyeceklerdir ya da yavru sayısını az bırakacaktır, ya da beslenmeleri azalacaktır. Bütün bu insani faaliyetler sonucu kesinlikle ki 18 ayrı yarasa türü vardır bu mağarada. O açıdan da Trakya’da en zengin mağaradır. Bunun kısa süre içinde yok olacağını görebilirsiniz. Bunun yanında içinde ve çevresinde yaşayan bütün bitki ve hayvan türlerinin de kısa sürede yok olduğunu görebileceksiniz. Bu bir realitedir. Aşırı insan faaliyetleri sonucu çok sayıda örnekleriyle dünyada görebileceğimiz bir durumdur. Dupnisa Mağarası yaklaşık 3 kilometre uzunluğunda bir oluşumda bir doğal oluşum. Gezi alanına baktığınızda yaklaşık yarım kilometre alanı gezi alanı halinde ziyaretçiler gezmektedir. Trakya’nın en büyük ikinci mağarasıdır. Bu nedenle iki kısımdan oluşuyor. Birisi yaş mağara, diğeri kuru mağara. Asıl yukarı kısımda olan kuru mağarada muhteşem oluşumları görebilirsiniz. Yine burada çok sayıda omurgasız ve omurgalı hayvan yaşamakta. Özellikle yarasalar açısından 18 farklı tür yaşamaktadır. Binlerce popülasyonları burada kışlamakta, üremektedir. Bu gördüğünüz doğal oluşum, güzellik Trakya’da bir tek burada görüyorsunuz. Böyle bir güzel alanı, yapılan çalışmalar sonucu ziyarete açılmış ve Türkiye’nin her yerinden çok sayıda ziyaretçi gelip bu güzelliği görmektedir. Öyle bir güzelliği feda edebilmek hakikaten korkunç bir şey.”

ÇİDEM: HUKUKİ YOLLARA BAŞVURACAĞIZ 

Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Göksal Çidem, İl Özel İdare’nin Dupnisa Mağarası yanına turizm tesisi kurmak için ihaleye çıkmasının ardından devreye girerek, bilim insanlarına bölgeye ilişkin rapor hazırlattıklarını söyledi. Bu raporu İl Özel İdaresi’ne sunup yeniden değerlendirmelerinin istediklerini belirten Çiğdem, “Istrancalar’da 12 tane sıcak nokta var. Bu noktalardan birisi de zaten Dupnisa’nın olduğu bölge. Burası çok hassas, korunması gereken bölge. Geleceğe bırakılacak en güzel miras burayı bozmadan bırakmaktır. Biz sürecin takipçisi olacağız, gerektiğinde hukuki yollara başvuracağız” dedi.

DUPNİSA MAĞARASI 

Trakya’nın turizme açılan ilk ve tek mağarası olan Dupnisa; Karadeniz’in serin ikliminin etkisi altında kalan, Türkiye-Bulgaristan sınırını oluşturan, Rezve Deresi’nin Istranca Dağları’nı derin vadilerle yardığı, vahşi görünüme sahip bir bölgede yer alır. Dupnisa Mağarası, yoğun bitki örtüsüyle kaplı bir bölgede, ikinci jeolojik zamanda mermerler içinde birbirine bağlı iki kat ve üç mağaradan oluşmuştur. Bu nedenle bilimsel olarak ‘Mağara Sistemi’ olarak bilinir. Toplam uzunluğu 2 bin 720 metre olan sistemin üst katını, Kuru ve Kız Mağaraları oluşturur. Gelişimini tamamlamış bu mağaralardan, 50-60 metre aşağıda Sulu Mağarası yer alır. İçinden devamlı akışı olan bir yer altı nehri akan ve deniz düzeyinden 345 metre yukarıda giriş ağzı bulunan bu mağaranın toplam uzunluğu 1977 metredir. Son noktası ise, girişten 61 metre yukarıda yer alır.

Mağara literatüründe en çok bilinen mağaralardan biri olan Dupnisa Mağaraları; yaklaşık 4 milyon yıldan beri oluşum ve gelişimini sürdüren büyük bir yer altı sistemidir. İçinde sürekli akan bir yer altı nehri ve bu nehrin oluşturduğu, derinliği yer yer 2 metreyi aşan göller bulunur. Mağarada, zengin damla taş oluşumları yer alır. Süt beyazdan kırmızı ve kahverenginin her tonundaki renklere sahip; dev boyutlara ulaşan sarkıt, dikit, sütunlar; perde, bayrak damla taşları ve damla taş havuzları ile hayranlık uyandıran bir görünüme sahiptir. Bu muhteşem görüntünün yanında, kısa mesafeler dâhilinde değişiklik gösteren mağara havasının, sağlık açısından olumlu olduğu düşünülmektedir. Üst katlar sıcak (ortalama 17 derece) ve kuru (yüzde 60-70 mutlak nem) olmasına karşılık, ana mağara daha serin (10-12 derece) ve nemlidir (yüzde 80-90). Bu farklılık, üst kat ile ana galeri arasında belirgin bir rüzgârın meydana gelmesine neden olmuştur.

Trakya’nın en uzun ikinci mağarası olan Dupnisa Mağaraları; 2003 yılında turizme açılmıştır. Dupnisa Mağaraları’nın üst katını oluşturan ve içinde dev sarkıt, dikit ve sütunlarla kaplı olan Kuru Mağara’nın 250, Sulu Mağara’nın da 200 metrelik bölümü turizme açılmıştır. 450 metrelik bu kısımda yürüyüş iskelesi ve aydınlatma mevcuttur. İçinde yer altı nehri ve derin göllerin bulunduğu bu bölümler macera ve doğa sporu tutkunları için güzel fırsatlar sunmaktadır. Dupnisa Mağarası turizme açıldığı Haziran 2003 tarihinden bu yana her yıl on binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir.