Dövizde kısıtlamalar çare mi?

21

Döviz kurlarındaki aşırı oynamalara karşı kısıtlayıcı yasaklayıcı önlemler devam ediyor. Döviz hesaplarından alınan vergilerin artırılması, ihracatçılara yurt dışındaki dövizlerini getirme zorunluluğu gibi kararlarının ardından dövize ve döviz endeksine göre kiralamalara da yasak getirildi.

Ancak bu tür kısıtlamalar, yasaklamalar hem uygulanabilirlik hem de sorunu çözmek açısından nereye kadar tam işlerlik kazanabilir ki?
Döviz hesaplarına vergi koyarsanız, banka getirisi az olan paralar yastık altına iner. İhracatçı alacağı parayı vadelere böler, karışık işlemlerle büyük bölümü yine dışarıda tutar.
Kiralama işlemlerinde döviz kurlarının bugünkü düzeyi ile yeniden sözleşmeler imzalanır, mülk sahibi veya kiralayan gider yeniden döviz alır ya da el altından yine dövize bağlı sözleşmeler imzalar.

Son düzenlemede özellikle AVM kiraları için getirilen bu düzenlemede sadece “yerleşik kişiler” ibaresinin koyulması dikkat çekti. Çoğu AVM’leri işleten yabancı firmaların sözleşmeleri ne olacak sorusu yanıt bekliyor.

Döviz işlerini kısıtlayıcı veya yasaklayıcı kararlardan kamu kesimi ne kadar kapsayacak, bunu da yakında göreceğiz. Kamu “ben de dövize bağlı işlerden çıkıyorum. Artık tüm mal ve hizmet alımlarını Türk Lirası üzerinden yapacağım” diyebilecek mi? Devası kamu alt yapı ihaleleri, kamu özel sektör projeleri, dolara avroya bağlı ödemeler nasıl şekillenecek? Uluslar arası bir ihalede ödemeleri lirayla yapamazsınız ki?

Belki memurların olmadık ülkelerdeki sudan sabundan toplantılara katılımları yasaklanabilir. Bu geçmişte de yapıldı.

DÖVİZLE İŞİ OLMAYANLAR

Bu tür kısıtlamalar, yasaklar iyi hoş da bu kararlar, yatırımcıları ve tasarruf sahiplerini de ürkütebilir. Akla hayale gelmeyen senaryolarla özellikle bankacılık sistemine yönelik dövize talebi düşürücü, kısıtlayıcı karar söylentilerinin bile yaratacağı hasarların nereye varacağını geçen Ağustos ayında doların, avronun zıplamasıyla gördük.

Geçici veya kalıcı olsa da bu tür yasaklamalar yerine lirayı güçlendirici önlemler alınması gereklidir. Herşey de olduğu gibi kamu kesim buna öncülük etmelidir.

Örneğin dövizle dolarla hiç iş olmayan kamu kuruluşları neden gider parasını bunlara yatırır? Gelen bütçe gelirlerini ya da kendi gelirlerini neden dövize çevirirler? Bunları döviz bozdurma seferberliği süreçlerinde gördük.

Paralarını yasaları gereği dövize çeviren kamu kuruluşları da var. Örneğin işsizlik fonunda biriken paraların bir bölümü döviz de değerlendiriliyor. Neden?

Bu tür kuruluşlara da “paranızı dövizde tutmayın, dövize yatırmayın, ihtiyacınızı Merkez Bankası’ndan giderin” düzenlemesi getirilmez mi? Sırada bu karar olabilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “ithalatla, ihracatla ilgisi olmayan kişilerin yolu dövizle kesişmemeli. Kurdaki dalgalanmalara karşı yeni önlemlerimiz olacak” sözleri de bunun habercisi gibi. Ancak Cumhurbaşkanı bu sözleri ile kimleri kastediyor, bu da ayrı bir soru işareti.