Kategoriler: Yazarlar

Don-Volga Kanalı ve Çılgın Proje

2019 yılının Aralık ayı Kanal İstanbul tartışmaları ile geçti.

Şimdi Libya Tezkiresi ortaya çıkınca Kanal İstanbul ikinci plana itildi. Ancak Kanal İstanbul, sadece iç politikanın değil, dünya kamuoyunun da gündemini uzun süre işgal edecek gibi. Bütün bu tartışmalar 1568- 1569 yılında yaşanan Don-Volga Kanalı projesini çağrıştırmaktadır.

Altınordu Hanlığı’nın başkenti olan Ejderhan (Hacı Turhan), Timur’un yaptığı saldırılar sonunda tahrip edilmişti. 1462 yılında tahta geçen Moskova kinezi Müdhiş İvan buradaki otorite boşluğunu görerek bu Türk topraklarını ele geçirdi.

Azak Kalesi ve Kefe’nin Osmanlı toprağı olmasından sonra Türklerin Orta Asya ile ilgili hayalleri biraz daha ön plana çıktı. Türkmenistan, Özbekistan arasında Şii İran’ın bulunması birçok açıdan problem teşkil ediyordu. Ruslar’ın güneye Kafkaslara doğru inmelerini engellemek için de Türk donanmasının Azak Denizi’nden Hazar Denizi’ne geçirilmesi önemli idi.

Haritalar çıkarıldı.

Azak denizine dökülen Ten (Don) nehri ile Hazar (Şirvan)Denizi’ne dökülen İdil (İtil, Volga) nehirlerinin bir yerde birbirlerine iyice yaklaştıkları görüldü. Osmanlı sadrazamı Sokollu Mehmet Paşa, bütün dünya haritasını görebilen bir devlet adamı idi. Padişah II. Selim’in kendisine tam bir güveni vardı. Bu “çılgın proje”nin gerçekleşmesinin doğuracağı siyasi, askeri ve ekonomik yararları görerek işe girişti.

Şıkk-ı sânî Defterdârı Kasım Bey’in o yöreler hakkında bilgisi vardı. Kasım Bey’e Kefe Beylerbeyiği ünvanı vererilerek bu işe memur edildi (1568). Kasım Paşa, mühendisleri alarak bölgeye gitti. İki nehri birleştirecek kanalın uzunluğu 6 deniz mili (11.370 m) olacaktı. Devlete verilen rapor kabul gördü ve düğmeye basıldı.

Kanalı kazmak için çok sayıda amele ve bölgenin güvenliğini sağlamak üzere silahlı asker gerekiyordu.

Bunları sağlamak Osmanlı için çok zor değildi. Ama kara propagandayı önlemek zordu. Ruslar, Osmanlıların planlarının kendileri için ne kadar tehlikeli olduğunu gördüler. Ancak askeri olarak bu planı engellemeleri kolay değildi. Hemen siyasi entrikalara başladılar. Kırım hanlarını ve mirzalarını kışkırttılar:

-Osmanlı bu topraklara gelirse sizler Osmanlının sıradan bir valisi hükmüne düşersiniz. Aslında sizler Osmanlı padişahlarından bile daha asil bir soya sahipsiniz diyorlardı.

Kırım Hanı Saadet Giray, bu propagandaların etkisinden kurtulamadı. Rusların oyununa geldi. Osmanlı’nın Don- Volga Kanalı projesine destek vermedi. İşi yarım elle tuttu.

-Ejderhan, Ruslar’ın elinden alınsa bile Ruslar burayı tekrar alırlar. Boşuna asker ve hazine telef etmiş olursunuz, diyordu. Devlet Giray, Osmanlı donanmasının Hazar denizine inmesinin, Kırım Hanlığının yarı-bağımsız durumunu kayıp etmesine sebep olacağına inanıyordu. Bu yüzden Ejderhan’ın fethine ve kanalın açılmasına karşı çıktı. Sadece karşı çıkmakla da kalmadı ve bu fikrini Rus elçisi vasıtasıyla Çar’a bildirdi.

Kasım Paşa, Devlet Giray’ı dinlemeyerek devletinden aldığı emri yerine getirmek için faaliyete geçti. 3.000 yörük, müsellem; 3.000 yeniçeri ve 20.000 timarlı sipahi Kasım Bey’in emrine verildi. Kırım Hanı’na amele ve Tatar askeri vermesi bildirildi. 30.000 Nogay da bunlara katıldı. Kanal’da kullanılacak gemilerin Kefe’de yapılması için Hızır Reis görevlendirildi. Kasım Paşa, Ejderhan Kalesi’ni Ruslar’dan aldı (Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, III/1, .

1569 yılı Ağustos ayında ilk kazma vuruldu. 3 aylık kazı sonunda 2 mil kadar kazılabildi. Kışın yaklaşması ile birlikte kara propaganda doruğa çıktı:

  • Buraların kışı çok olur. Nefesiniz bile donar. Buralarda barınamazsınız, hepiniz soğuktan ölürsünüz, diye askerin ve amelenin arasına nifak düşürdüler.
  • Sonunda kazma ve küreklerini bile toprağın altına gizlemeksizin herkes bir tarafa dağıldı.
  • Büyük ümitlerle başlanılan kanal projesi fiyasko ile bitti. Ruslar, Kırım hanları ve İranlılar derin bir nefes aldılar.

Konuya büyük yer ayıran Katip Çelebi, kıssadan hisse olarak güzel bir tespitte bulunuyor:

Küçük adamla büyük işe mübaşeret câiz değildir (Tuhfetü’l-kibâr, s. 86).

Bu işin başında Kasım Paşa değil bizzat Sokollu bulunsaydı belki de Türkler bu projeyi Ruslar’dan 383 sene önce yapmış olacaklardı. Hem de Stalin’in yaptığı gibi onbinlerce savaş esirini çalıştırmadan yapmış olacaklar, belki de dünya haritası bir başka olacaktı. Kim bilir!

Kanal İstanbul’u tartışırken Don-Volga Kanalı projesinin niçin başarısız olduğunun sebeplerini gözden uzak tutmamalıyız. Çok şükür bugün işin başında bir “büyük adam” var. Ama kara propaganda 1569’dakinden çok daha güçlü. Her şeye rağmen ben bu çılgın projenin gerçekleşeceğine inanıyorum.

Başka seçeneğimiz de yok zaten.

Prof. Dr. Yılmaz Kurt

Prof. Dr. Yılmaz KURT 1971 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni; 1983 yılında DTCF Tarih Bölümü'nü bitirdi. 2003 yılınd doçent; 2009 yılında Profesör oldu. Tarih Bölümü Başkanlığı ve Osmanlı Araştırmaları ve Uygulamaları Merkezi Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Türk Tarih Kurumu, Çukurova Tarihinin Kaynakları dizisinde 6 kitabı yayınlandı. Osmanlıca Dersleri 1 kitabı 25. baskısını yaptı. Evli ve 2 çocuk, 5 torun sahibidir.

Yorumları Göster

  • Kaleminize ve ilminize sağlık hocam. Don-Volga Projesi ile bugün yapılmak istenen Kanal İstanbul Projesini bağdaştırıp kaleme almak takdire şayan. Her dönemde devletimiz faydasına ortaya koyulan projeler için iç ve dış propagandalar yapılmıştır ve yapılmaya da halen devam edilmektedir. Bunlara kulak asmayıp ve o dönem de tamamlanamayan Don-Volga Projesinden ders çıkarıp, şuan gündem de olan Kanal İstanbul'un devletimizin kararlı duruşu ile başlanıp bitirilmesi gerekir diye düşünüyorum.
    Saygılarımla.

Son Haberler

Bakan Koca: İstanbul’da vaka sayılarında yaklaşık yüzde 20 düşüş oldu

ANKARA, (DHA)- SAĞLIK Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'da vaka sayılarında yaklaşık yüzde 20 düşüş yaşandığını açıkladı. Sağlık…

1 dakika önce

Pendik’te makas kazası: 1 ölü 5 yaralı

Çağrı ÇALIŞKAN-Mustafa ESEN / İSTANBUL,(DHA)-PENDİK'te D-100 Karayolu'nda sürücüsünün makas atarak ilerlediği iddia edilen otomobil, yolcu…

2 dakika önce

Bolu’da kullanılmayan köy okulu yandı

Murat KÜÇÜK- Ömer ÇETİNASLAN/BOLU, (DHA)- BOLU’da, Avşar Köyü’nde eski okul binasında çıkan yangın itfaiye tarafından…

22 dakika önce

(Geniş Haber)Bakan Soylu: Afet ve acil durum toplanma alanları sayısı 5 bin 600’e çıkarılmıştır

Esma MURAT - Kubilay ÖZEV / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Afetlere Hazırlık Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan İçişleri Bakanı…

22 dakika önce

Demba Ba’dan ayrılık açıklaması

"Konuşulanların çoğu, fesih nedeni değildir" İSTANBUL, (DHA)- Medipol Başakşehir ile yollarını ayıran Senegalli golcü Demba…

51 dakika önce

Beyoğlu sokaklarında 23 Nisan kutlamaları

İSTANBUL, (DHA) - Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, 23 Nisan konvoyu ile Beyoğlu’nun 45…

52 dakika önce