Ana Sayfa Yazarlar Doğu Akdeniz'de son durum

Doğu Akdeniz’de son durum

-

Doğu Akdeniz’deki son durumu, gelecek dönemde bölgede yaşanabilecek muhtemel gelişmeleri ve Türkiye ile KKTC’nin hangi ortak adımları atabileceğini değerlendiren alanının önde gelen uzman ve akademisyenlerinin görüşlerinin ikinci bölümünü sunuyorum:


Dr. Öğr. Üyesi Emete GÖZÜGÜZELLİ (Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi-Deniz Hukuku)
Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye ve KKTC’nin atması gereken adımlara değinen Dr. Öğr. Üyesi Emete Gözügüzelli, “İki ülkenin atacağı ortak adımlardan ilki, önceden duyurulan lojistik liman kararını hayata geçirmeye yönelik somut hamlelerin yapılması olacaktır. Lojistik liman ismi, uluslararası alanda tepki çekmemek adına kullanılmaktadır. Tesis, bulunduğu konum itibariyle büyük gemilerin sıklıkla kullanabileceği mühim bir liman olacaktır. En küçük bir kriz anında bile kullanılabilecektir.” yorumunu yaptı.

Her iki ülkenin de yeni siyasi hamleler yapabileceğini öne süren Gözügüzelli, “Bahsi geçen olaylara ek olarak siyasi adımların atılması da söz konusudur. ‘Hayalet Şehir’ olarak anılan ve 1974 Barış Harekatı’ndan sonra kapatılan Maraş’ın açılması da bunlardan bir tanesidir. Maraş’ın açılması, KKTC makamlarının aldığı bir karardır. Maraş’ın tarihsel anlamda bir Osmanlı vakıf malı olduğunun kanıtlarla birlikte uluslararası camiayla paylaşılması ise atılacak bir diğer adımdır.” şeklinde konuştu. Bölgedeki hareketlilik karşısında Ankara’nın yürüttüğü politikanın yerinde olduğunu belirten Gözügüzelli, “GKRY ve Batı Dünyası, Türkiye’nin kararlı duruşundan rahatsızlık duymaktadır. Son dönemlerde Atina’dan yapılan provokatif açıklamalara ve Yunan Donanması’nın hazırda beklediğini ima eden söylemlere bakıldığında da Yunan devlet adamlarının Türkiye’nin iç siyasetinde yaşanan gelişmeleri fırsat bilerek suni bir gündem yaratma çabasında oldukları görülmektedir.” dedi.

Ankara’nın her türlü tedbiri aldığını söyleyen Gözügüzelli, “Türkiye’nin çeşitli baskılara maruz bırakılarak bölgedeki haklarından vazgeçirilmeye çalışıldığı görülüyor. Ancak Fatih ve Yavuz sondaj gemilerimizin bölgeye gönderilmesi ve bölgede askeri tatbikatların yapılması, Türkiye’nin kararlılığını sürdüreceğine işaret ediyor. Son yaşanan gelişmelerle birlikte Türkiye; İran, Rusya ve Çin’le anlaşarak ekonomik anlamda ortak bir para birimi kullanma kararı alabilir.” açıklamasında bulundu.

Doç. Dr. Birol ERTAN (Siyaset Bilimci)

Doğu Akdeniz’de yaşanan sorunların yeni olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Birol Ertan, “Bölgede uzun süredir Mısır ile İsrail işbirliği yapmaktadır. Söz konusu işbirliğine son olarak Fransa da dahil olmuştur. Bu bağlamda Paris yönetimi, bölgede bulunan önemli doğal kaynaklardan yararlanma çabasına girmiştir. Yani Doğu Akdeniz’le herhangi bir bağı bulunmayan ülkeler, bahsi geçen bölgede güç mücadelesine girmiştir. Bu sebeple ABD de dahil olmak üzere Türkiye’yle hesaplaşmak isteyen ülkelerin bölgede Rumlara destek verdiği görülmektedir.” şeklinde konuştu.

Bölgede yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye’nin tavrının net olduğunu belirten Ertan, “Türkiye, bölgeye gönderilen ikinci sondaj gemisiyle birlikte, Doğu Akdeniz’de kendi çıkarlarına uygun olmayan herhangi bir harekete izin vermeyeceğini göstermiştir. Yakın zamanda Türk savaş gemileri de bölgeye konuşlanacaktır. Uluslararası politikada güç dengeleri çok önemlidir. Dolayısıyla Türkiye, güç kullanmak mecburiyetinde de kalabilir. Akdeniz, Türkiye’nin dış politikasındaki kritik alanlardan biridir. Bu nedenle de Türkiye’nin bölgede bir ittifak bloğu yaratması gerekmektedir.” yorumunu yaptı.

Bölgede yaşanan gelişmelere karşı Türkiye ve KKTC’nin ortak hareket etmesi gerektiğini dile getiren Ertan, “İki ülke arasında yapılan anlaşmalar gereği, bölgede Türk askerleri bulunmaktadır. Buna ek olarak KKTC’deki hükümet de Ankara’yla uyum içerisinde çalışmaktadır. İki ülkenin bölgedeki ittifakına Pakistan, Çin ve Rusya gibi ülkelerin de dahil edilmesi yerinde bir hamle olacaktır.” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin atması gereken adımlara da değinen Ertan, “Türkiye’nin Kıbrıs konusunda bugüne kadar göstermiş olduğu kararlılığı sürdürmesi elzemdir. Kıbrıs Türklerinin hak ve çıkarlarının savunulması konusunda daha proaktif bir diplomasi yürütülmelidir. Bu çerçevede KKTC’nin tanıtılması ve egemen bir devlet olarak uluslararası topluma kabul ettirilmesi gerekmektedir. Dost ve müttefik devletler nezdinde KKTC’nin tanıtılması ve egemen bir devlet olarak kabul görmesi için tanıtım ofislerinin açılması, turizm faaliyetlerinin arttırılması ve ortak projeler yürütülmesi faydalı olacaktır.” dedi.

Meselenin kilit noktasının güçlü güvenlik politikaları olduğunu belirten Ertan, “KKTC’nin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması için yeni güvenlik anlaşmaları ve sözleşmeleri yapılmalıdır. KKTC Deniz Harp Gücü de dahil olmak üzere yeni hamlelere girişilmesi ve S-400 gibi hava savunma sistemlerinin KKTC’nin hava ve deniz egemenlik alanlarının korunması açısından devreye sokulması yerinde hamleler olacaktır.” ifadelerini kullandı.

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Cafer Külahlıoğlu
Cafer Külahlıoğluhttps://sonsoz.com.tr
1973 yılında Flaş Ankara gazetesinde gazeteciliğe başladı. Günaydın Gazetesi, Hürriyet Gazetesi, İktisat ve Ticaret Gazetesinde çalıştı. 30 yılı aşkın süredir gazetemizde.

Bu Haberler Kaçmaz!

İran: ABD kendi droneunu vurmuş olabilir

İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Abbas Irakçi, Trump’ın İran’a ait bir insansız hava aracının düşürüldüğü iddialarına