“Sarı Yelekliler” diye adlandırılan grubun hayat pahalılığı ve işsizliği protesto etmek amacıyla Fransa’nın çeşitli kentlerinde başlattığı eylemler durmak bir yana her geçen gün büyüyor.

Güvenlik önlemleri yetersiz kalıyor, olağanüstü halden söz ediliyor.
Peki, olayların bu noktaya gelmesinin gerçek nedeni nedir?
Benim teşhisim şu:
Fransızlar popülizm kurbanı oldular.
++

Geçen yıl yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde “Daha büyük, daha zengin, daha güçlü, daha refah Fransa” vaadiyle yola çıkan Macron Cumhurbaşkanı seçildi.
“Ekonomik kriz kapıda. Çok sıkı önlemler almak zorundayız” diyen Fillon ise ikinci tura bile kalamadı.
Fillon’un, seçim kampanyasında seslendirdiği görüşler şöyleydi:
-Halen 62 olan emeklilik yaşı çok düşük… İnsan ömrü uzadı. Dolayısıyla emeklilik yaşını 65’e çıkartacağım. Böylece sosyal güvenlik sistemi rahatlar.

-Haftada 35 saat çalışma süresini az buluyorum. Bu süreyi uzatıp makul bir noktaya getirmek gerekir. Seçildiğim takdirde ilk yapacağım işlerden biri de bu olacak.
-Kamu personeli sayısında büyük şişkinlik var. Bunu aşağıya çekmek zorunlu oldu.
-Gelir gider dengesini sağlamak amacıyla bütçede kısıntıya gideceğim.
-Amacım halkı sıkıntıya sokmak değil, ekonomiyi rahatlatmak ve ileride daha yaşanır bir Fransa yaratmaktır.
++
Evet, ekonominin kötüye gittiğini, acil önlemlere ihtiyaç olduğunu, aksi takdirde işlerin iyice sarpa saracağını belirten Fillon ikinci tura kalamadı. Cumhurbaşkanlığı yarışı Macron ile Le Pen arasında geçti, sonuçta ipi Macron göğüsledi.
Fransızlar, popülizme esir düşmeyip gerçekleri dobra dobra söyleyen siyaset adamını başa getirselerdi bugün herhalde çığlık çığlığa meydanları doldurmaz, ortalığı yakıp yıkmaz, daha geçen yıl seçtikleri Macron’u istifaya davet etmezlerdi.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.