Doğa insan olmadan da yaşar; ama insan doğa yok olduktan sonra yaşayamaz.


Yaşadığımız Bu süreç bize kuşkusuz şöyle oturup bir kenarda kendimizi ve hayatı izlemeyi sürekli içerisinde bulunduğumuz kargaşadan bir adım uzaklaşıp olayları gözlemlemeyi sade yaşamı ve dinginliğin değerini anlamayı öğretti. Çok güzel bir fırsat sundu belki de insanoğluna doğanın kıymetinin artık bilinmesi gerektiği yönünde.Ekolojik sistem ne kadar bozulursa insanoğlunun yaşam kalitesinin de bozulacağını görmüş ve yaşamış olduk hep birlikte.


İnsanoğlu kadar kendine ve yaşadığı çevreye zarar veren başka bir varlık yok ne yazık ki,kendi keyfi ve çıkarları söz konusu olduğu zaman acımasızca doğayı da hayvanları da katledebilecek kadar vahşileşebiliyor bunun örneğini değerli kürkleri veya dişleri için avlanan hayvanlardan,beton yığını yapabilmek için yakılan ormanlardan kesilen ağaçlara kirletilen denizlere akarsulara kadar pek çok alanda ne yazık ki çokça görmekteyiz.Oysa bize emanet edilen bu doğa çocuklarımıza ait onların geleceğini de bir anlamda katletmekteyiz.Doğada işte bizlerden virüslerle kenelerle doğal afetlerle salgın hastalıklarla intikamını alıyor ne kadar beni yok ederseniz bende o kadar sizi yok ederim der gibi sanki.

Bizler daha dünyaya gelmeden bizim için yaratılan kendi kendini idare edebilen mucize bir nimeti kendi ellerimizle işte böyle bozduk ve bozmaya da devam ediyoruz. Hayatın getirdikleri ve yaşamın gereklilikleri doğrultusunda doğayı şekillendirmek tabi ki de bir zorunluluk ama elimizde olanın bize verilenin kıymetini bilip onu yaşatmamız ve korumamız gerektiğini unutmadan…Çünkü doğa bize değil ama biz doğaya muhtacız.Oradan beslenip oradan nefes alıyor ve yaşıyoruz.
Doğanın güzelliği ve huzuru içinde yaşayacağımız yıllar diliyorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz